Hasta tutuklu Yalçın pandemi gerekçesiyle tedavi edilmiyor



26 yıldır cezaevinde olan hasta tutuklu Adnan Yalçın’ın pandemi gerekçesiyle tedavi olamadığını belirten ailesi, siyasi hasta tutuklulara karşı intikamcı bir politika yürütüldüğünü dile getirdi.


İHD raporlarına göre bin 600 hasta tutsağın bulunduğu, yaşanan hak ihlalleriyle bu sayının her geçen gün arttığı, pandemi bahanesiyle keyfiyetin temel yönetim biçimine dönüştüğü, hasta tutsakların tedavi hakkının tümden gasbedildiği Türkiye hapishanelerindeki koşullar, son günlerde kapsamlı bir saldırı stratejisiyle daha da ağırlaştırılıyor. Hasta tutsakların durumu bu tablo içinde özel bir yere sahip. Kimisi “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmiyor. Durumu gittikçe ağırlaşan Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 26 yıllık tutuklu 59 yaşındaki hasta tutsaklardan Adnan Yalçın da bunlardan biri. 

Yalçın 1996 yılında dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından “örgüt üyeliği” ve “devletin birliği ve bütünlüğü bozma” suçlamalarıyla ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi. Önce Elazığ, ardından Diyarbakır, Konya, Maraş gibi farklı cezaevlerine sevk edilen, 26 yılda 10 farklı ilde 15 ayrı cezaevinde kaldı. 15 Temmuz 2016’da yaşanan askeri darbe girişimi sonrası Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’ne isteği dışında sevk edilen Yalçın, 6 yıldır burada tutuluyor. 

Kalp, kanser ve Hepatit B hastası 

MA’dan Mehmet Güleş’e konuşan Yalçın’ın oğlu Welat Yalçın (30), babasının birden fazla hastalığının olduğunu belirterek, bu hastalıkların tamamının cezaevinde baş gösterdiğini söyledi. Babasının Diyarbakır Cezaevi’nde bağırsak (Kolon) kanserine yakalandığını paylaşan Yalçın, “Bunun üzerine ameliyat edildi. Ağır geçen ameliyat sırasında kalbi durdu ve doktorların müdahalesi sonucu yeniden kalbi çalıştırılarak hayata döndürüldü” diye belirtti. Yalçın, sonraki yıllarda bu kez, Hepatit B, bel fıtığı ve kalp rahatsızlıkları görülen babasının cezaevi yaşamının daha da zorlaştığını dile getirdi. Yalçın, özellikle Kovid-19’un pandemisinin başlamasıyla birlikte, bu durumun bahane edilerek hasta tutukluların tedavilerinin engellendiğini kaydetti.

ATK raporları neye göre hazırlanıyor? 

Babasının “cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmediğini aktaran Yalçın, “Son dönemde çete lideri Sedat Peker’in basına yansıyan videolarıyla ATK’de nasıl ve kime göre olumlu rapor düzenlenip tahliyeler yapıldığı ortaya çıktı. Aynı ATK’ler hasta olan siyasi tutuklular için ‘cezaevinde kalabilir raporu’ düzenliyor. Bu nedenle ATK raporları gerçeği yansıtmıyor. 80 yaşındaki Mehmet Emin Özkan hastalığına rağmen tahliye edilmiyor. Özkan, ailesini dahi tanıyamıyor, duymuyor, arkadaşların yardımları olmadan kendi temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. ATK’nin siyasi tutsaklara yönelik bu özel uygulamasını bir hasta tutsak yakını olarak kınıyorum” dedi. 

‘Taleplerini dillendirmeliyiz’

Türkiye’de siyasi tutsuklulara yönelik intikamcı bir politika yürütüldüğünü dile getiren Yalçın, “Halbuki her canlının yaşama hakkı olduğu gibi tutuklunun da tedavi edilme hakkı vardır. Fakat pandemi nedeniyle cezaevlerindeki tutsakların tedavi olma imkanı mümkün değil. Yıllardır cezaevinde olan ağır hasta tutsaklar son dönemlerini yaşıyor. Bu neden son dönemlerini aileleri ile geçirmeleri için dışarıda tedavi olmaları gerekiyor. Tüm sivil toplum örgütlerine, demokratlara ve halkımıza çağrım hasta tutsakları yalnız bırakmasınlar. Daha duyarlı olup, talepleri gür bir sesle dillendirmeliyiz” diye konuştu.

Cezaevlerindeki hak ihlallerinin pandeminin başlamasıyla birlikte daha da arttığını ekleyen Yalçın, babasıyla en son 2020 Şubat ayında açık görüş yapabildiklerini aktardı. Kapalı görüşlerin ise iki kişiyle sınırlandırıldığına dikkat çeken Yalçın, “Sadece haftalık telefon görüşmesi yapabiliyoruz. Yine pandemi gerekçesiyle cezaevlerinde spor, sohbet ve kurs gibi sosyal faaliyetlerin tamamen kısıtlanmasının tek amacı var, o da tutsaklara zindan içinde zindan yaşatmak” ifadelerinde bulundu.