16 yıl önce bir kontrgerilla tetikçisi tarafından Genel Yayın Yönetmeni olduğu Agos Gazetesi’nin ofisinin bulunduğu Sebat Apartmanı önünde kalleşçe katledilen Hrant Dink, bugün yine halklar arasındaki düşmanlıkların ortadan kalktığı bir dünya özlemiyle hüznün iç içe geçtiği duygularla anıldı. Her yıl olduğu gibi Sebat Apartmanının önünde yüzlerce insan toplandı. Dillerden Hrant’ın bedenini siper ettiği düşmanlıklara karşı barışın, kardeşliğin, başka bir dünya özleminin ifadesi olan sloganlar vardı. “Yaşasın halkaların kardeşliği!”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez!”, “Katil devlet hesap verecek!”, “Faşizme inat, kardeşimsin Hrant!”, “Hrant için adalet!” sloganlarına aynı içerikli dövizler eşlik etti. Agos’un o zamanki binası olup Hrant’ın önünde katledildiği Sebat Apartmanı’ndan dev bir Hrant posteri sallandırıldı. Ona dair konuşmalar o zamanki ofis şimdiki 23,5 Hafıza Mekanı olan dairenin penceresinden yapıldı.
Gençler, Hrant’la aynı kuşaktan olanlar, daha ileri yaştakiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, aralarında BMG’nin de bulunduğu siyasi kurum ve partiler, gazeteciler, milletvekilleri, aydınlar, işçiler, emekçiler… kısacası tüm toplumsal kesimler ve yüreğinde başka bir dünya özlemi olan siyasi özneler o alanda aynı duygularda buluştu. Hiç kimsenin güvercin tedirginliği yaşamadığı bir dünya özlemiydi bu. Çitlerin-sömürü ve zulmün olmadığı bir dünya…
Hafta içi olmasına rağmen her yıl olduğu gibi mesafeler katedilerek, işten izin alınarak o alana gelmek, azımsanmayacak bir kalabalık oluşturmak bile başlı başına anlamlıydı.
Anma başlamadan önce gelen kısa mesajlar okundu. Bunlardan biri Nisan 2022’den bu yana diğer Gezi direnişi tutukluları ile birlikte cezaevinde olan Hrant’ın Arkadaşları İnisiyatifi’nden Çiğdem Mater’in Bakırköy Cezaevi’nden gönderdiği mesajdı. Mater, “Sebat Apartmanı’nın önünde, sebatla -ve inatla, 16. kere bir aradasınız. Şu anda orada olan sizler, lütfen yanı başınıza orada olmak isteyip olamayan bizleri, hapistekileri, sürgündekileri, on binleri ekleyin.” diyerek alanda olmak isteyip de olamayanların sesi oldu.
2022 Hrant Dink Ödülü sahibi Afganistanlı kadın hakları savunucusu Shahrazad Akbar ise gönderdiği mesajda Afganistan’da kadınlara yaşatılan zulmü anlattı. Hrant Dink’in mirasını, dayanışma içerisinde mücadele ederek onurlandırmayı önerdi:
Dünyanın her yerindeki bütün kadınların insan hakları için mücadele edelim. Afganistan ve İran’daki kadınların direniş seslerini duyuralım; dünyanın dikkatini onların cesur mücadelesine ve taleplerine çekelim.
Anmada Hrant’ın sesi yankılandı
Hrant’ın vurulduğu saatte yapılan saygı duruşunun ardından onun ‘Su Çatlağını Buldu’ konuşması dinlendi. Onun sesindeki samimiyet alandaki içten sessizlikle buluştu.
‘Yarasından hala kan sızıyor’
Bu yılki konuşmayı Hrant’ın arkadaşlarından yönetmen Emin Alper yaptı.
Emin Alper’in “Bugün tam 16 sene oldu. Yine içimiz buruk, yine adaletin tam manasıyla tecelli etmediğine inanarak ve o katilleri yaratan karanlığın hiç dağılmadığını, belki de daha da koyulaştığını bilerek, yine burada, onun gövdesinin ebedî olarak sessizce uzanıp kaldığı kaldırımda toplandık.” diye başladığı etkileyici konuşmasına şöyle devam etti:
Hrant’ın kanı Mustafa Suphi ve arkadaşlarının bindirildikleri takadan, Sabahattin Ali’nin kırık gözlük camından, Musa Anter’in ak saçlarının arasından, 1915’te Anadolu’nun her karış toprağından, ‘38’de Dersim dağlarından, ‘55’te İstanbul’un kırık vitrin camlarından, Maraş’tan ve Sivas’tan sızan kanla buluşacak. Yıllardır bu topraklarda sadece Ermeni, Rum, Kürt ve Alevi olduğu için, azınlık olduğu için katledilen masumların, sadece eşitlik ve kardeşlik istediği için öldürülen aydınların kanı birbirine kavuşuyor ve kendine akacak bir yol arıyor.
Emin Alper, ‘Hepimiz Hrant’ız hepimiz Ermeniyiz!’ sloganlarının eşlik ettiği konuşmasını şöyle tamamladı:
Osmanbey kaldırımlarından Hozat’a, Hozat’tan Sasun’a, Sasun’dan Van’a, Diyarbakır’a uzanan kan yolları, ufuklar boyu uzanıp gidiyor. Gün gelecek, bu yolların köşe başlarına anıtlar dikeceğiz. Her bir kurbanın hikâyesini öğrenip, hepsi için ayrı ayrı yas tutacağız. İnsanlığın hikâyesini böyle değiştireceğiz. Çünkü biz Hrant’ın arkadaşlarıyız ve ona bir söz verdik. Bu söz, hep birlikte eşit, insanca ve özgürce yaşama sözü. O sözü bugün kendimize bir kez daha hatırlatmak için buradayız. Hep bir ağızdan ‘Faşizme inat, kardeşimsin Hrant’ demek için buradayız. Yarın nasıl hep bir ağızdan kadın, Alevi, Kürt, gey ye da trans olacaksak, bugün de övünçle, gururla ve inatla hepimiz ‘Hrant’ız, hepimiz Ermeni’yiz’ diye haykırmak için buradayız. Tarih yazan kalemleri katillerin elinden almak, kardeşliğin hikâyesini birlikte yazmak için buradayız. O halde bir kez daha, yeniden ve hep bir ağızdan: ‘Faşizme inat, kardeşimsin Hrant.’
Konuşmanın ardından geçen yılki anmada alanda olup bu sene eksilenler selamlandı.
İnternet üzerinden, Türkçe ve İngilizce, canlı olarak yayınlanan tören binlerce kişi tarafından takip edildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!