İsrail’in İşkence Üssünü Orada Çalışan İsralli Görevliler Anlattı!



7 Ekim’den sonra 3 askeri üssü işkence merkezine dönüştüren İsrail’in Gazze Şeridi’nin 50 kilometre doğusunda, Negev çölündeki Sde Teiman üssünde yaşananlar daha önce de gündeme gelmişti. Bu sefer ise üste çalışan 3 İsrailli, tanık oldukları işkenceyi CNN Televizyonuna anlattılar. Bu anlatımlar emperyalistler tarafından sanki işkenceyi yeni duymuşlar gibi “nasıl olur?” tepkisiyle karşılandı


İsrail’in emperyalist dayanaklarından aldığı güçle Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım saldırıları Refah’a doğru genişlerken, bir işkence merkezinde yaşanan vahşet gündeme geldi. Emperyalist odaklar sayısı 35 bini aşan ölümler karşısında gıkını çıkarmayıp en azla timsah gözyaşları dökerken, dünya haklarının öfkesini “antisemitizm”le damgalayarak ezmeye çalışırken bu işkence merkezine ilişkin fotoğraflar ve tanık anlatımlarıyla desteklenmiş gerçekler karşısında “nasıl olur?” minvalinde tepkiler göstermeye başladılar. Oysa benzer görüntüler defalarca gündeme gelmişti, dahası o merkezlerde neler olup bittiğini gayet iyi biliyorlar.

İsrail Ordusu 7 Ekim’den sonra üç farklı askeri tesisin Gazze’deki Filistinli tutsaklar için gözaltı merkezlerine kısmen dönüştürüldüğünü kabul etti. Bu tesisler Negev çölündeki Sde Teiman’ın yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria’daki Anatot ve Ofer askeri üsleridir.

Kamplar, geçen Aralık ayında Knesset tarafından kabul edilen ve ordunun “şüpheli militanları gözaltına alma” yetkisini genişleten İsrail’in Yasadışı Savaşçılar Yasası’nın bir parçası.

Negev çölündeki Sde Teiman işkence merkezi Gazze Şeridi’nin 50 kilometre doğusunda bulunuyor.

Üstte çalışan bir doktorun İsrail başsavcısı, savunma ve sağlık bakanlarıyla temasa geçmesinin ardından kamuoyuna işkence raporları açıklanmıştı. Bir mektupta doktor, kampın bazı kısımlarındaki mahkûmların gözlerinin nasıl kalıcı olarak bağlandığını ve konuşmalarına izin verilmediğini anlatıyordu.

Kamp şimdi de İsrailli üç çalışanın CNN’e anlattıklarıyla gündemde. Tesiste çalışan bir İsrailli, hâlâ aklından çıkmadığını söylediği bir sahnenin iki fotoğrafını da paylaştı.

Fotoğrafta, gri eşofmanlı erkeklerin etrafları dikenli tellerle çevrilmiş bir alanda kağıt inceliğinde şiltelerin üzerinde sıra sıra oturduğu görülüyor. Hepsinin gözleri bağlı görünüyor, başları projektörlerin parıltısı altında ağır bir şekilde sallanıyor.

Tesiste bulunan İsrailli, CNN’e, havayı ağır bir kokunun kapladığını, odanın erkeklerin mırıltılarıyla dolu olduğunu anlattı. Birbirleriyle konuşmaları yasaklanan tutukluların kendi kendilerine mırıldandıklarını belirtti.

Bize hareket etmelerine izin verilmediği söylendi. Dik oturmalılar. Konuşmalarına izin verilmiyor. Gözlerinin bağının altına bakmalarına izin verilmiyor” dedi.

Kaynak, gardiyanlara “uskot” ( Arapça çenenizi kapayın) diye bağırmaları talimatı verildiğini ve “sorunlu kişileri seçip cezalandırmaları” söylendiğini ekledi.

Sürekli kelepçelemeden kaynaklanan yaralanmalar nedeniyle doktorların bazen mahkûmların uzuvlarını kestiğini belirten tanıklar, merkezdeki vasıflı doktorların gerçekleştirdiklerinin üsse, “stajyerler için bir cennet” ünü kazandığını belirtiyorlar. Havanın ihmal edilmiş, çürümeye bırakılmış yaraların kokusuyla dolduğunu ifade ediyorlar.

Anlatılanlara göre tesis iki bölümden oluşuyor: Gazze’den gelen yaklaşık 70 Filistinli tutuklunun  aşırı fiziksel kısıtlama altında tutulduğu kapalı alanlar ve yaralı tutukluların yataklarına bağlanarak bebek bezleri giydirildiği bir sahra hastanesi.  

Tesisin sahra hastanesinde sağlık görevlisi olarak çalışan bir tanık, “Onlardan insana benzeyen her şeyi çıkardılar” diyor.

Bir başka tanık, işkencenin istihbarat için değil, intikam almak için yapıldığını anlatıyor.

CNN’in bu raporda yer alan tüm iddialara ilişkin yorum talebine yanıt veren İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) olarak bilinen İsrail Ordusu yaptığı açıklamada şunları söyledi: “IDF, gözaltındaki tutuklulara karşı uygun davranış sağlıyor. IDF’de askerlerinin suistimal iddiaları inceleniyor ve buna göre ele alınıyor. MPCID (Askeri Polis Kriminal Soruşturma Dairesi) soruşturmaları, işkence şüphesi oluştuğunda açılmaktadır.” Gözaltına alınanların risk düzeylerine ve sağlık durumlarına göre kelepçelendiklerini iddia etti. “Yasadışı kelepçeleme vakaları yetkililerce bilinmiyor” diye geçiştirdi.

IDF, insanların kıyafetlerinin çıkarıldığı veya bebek bezlerine sarıldığı yönündeki iddiaları doğrudan yalanlamadı. Bunun yerine İsrail Ordusu, IDF’nin herhangi bir güvenlik riski oluşturmadığına karar vermesi durumunda tutuklulara kıyafetlerinin geri verileceğini söyledi.

Tanıkların anlatımları bu minvalde devam ediyor.

Sde Teiman’daki işkence raporları, İsrailli ve Filistinli insan hakları gruplarının buradaki koşullarla ilgili itirazlarının ardından İsrail ve Arap medyasında zaten su yüzüne çıktı. Ancak bizzat bu üslerde çalışan İsraillilerin olup bitene ilişkin anlatımları bir ilk. O açıdan da oldukça sarsıcı bir etki yarattı.