Kürt halkının mitolojik bir destanı umudun, direnme ve onurun simgesine dönüştürerek yeni destanlar yarattığı anlamların simgesidir Newroz. Umutsuzluk ve çaresizliğin, teslimiyet sarısının, faşizmin karasının Diyarbakır zindanında üç, sonra dört kibrit çöpüyle yakılmasının adıdır. Mazlum’ların bedenlerine ateşle işleyerek geleceğe saldığı o mesajdan bir halkın kendisini yeniden yaratmanın manifestosunu yazmasıdır. İnancın, umudun en zifiri anlarda bile saklı olduğu yerden bulunup çıkarılması, insanlık onurunun kırıldığı yerden kendisini daha güçlü onararak ayağa dikilmesi iradesidir.
Tüm bu anlamları kavganın sahiciliğinde, ateş çemberlerinde, gündelik hayatın içinde yeniden üretenlere selam olsun! Umutsuzluğu bedenlere ateşle yazılan direniş manifestosuna dönüştürenlere, o manifestodan Rojava’lar yaratanlara, Kürt dağlarını özgürlük ateşleriyle ışıtanlara, kölenin kölesi kadınları zorlu bir kavganın komutanı haline getirenlere selam olsun!
2022 Newroz’unu bir yanımızın kavganın soluğuyla ışıdığı, bir yanımızın zulmün karanlık gölgesiyle perdelenmeye çalışıldığı koşullarda karşılıyoruz. İlk mitolojik direniş hikayelerinden başlayarak bin yıllardır devam edep, kolektif hafızamıza dönüşen tarihimizden aldığımız güçle…
Işıyan yanımız, zulme, sömürüye, baskı ve zorbalığın her türüne karşı doğrulup mücadeleye tutuştuğumuz yanımızdır. Ortadoğu ve özelde de Kürt halkının uslanmaz kavgası, arayışlarıdır. İşçi sınıfının kendisini yeniden var etmeye yönelmesinin ifadesi olan direnişler silsilesidir. Gençliğin geleceksizliğe karşı alev kokan isyanı, kadınların önlerine dikilen barikatları korkusuzca yıkıp geçen öfkesidir. Doğanın yağma ve talanına karşı giderek toplumsallaşan mücadelelerin esmer soluğudur. Dünyanın hemen tüm sokaklarında sömürü ve zulme karşı çakan kıvılcımların usul usul yanan alevlere dönüşmesidir.
Üzerimize çöken karanlık bellidir: Emperyalist kapitalist canavar, onun dünyadaki tüm temsilcileri, baskıları, sömürü zincirleri, faşist zorbalıklarıdır! 2022 Newroz’una o karanlığın daha da büyüdüğü koşullarda, emperyalist kapitalizmin tüm çürümüşlüğünü açıkça ortaya koyduğu bir iklimde giriyoruz. Dünyanın pek çok bölgesi can çekişen bu canavarın rekabet dalaşlarıyla gerçekleşen savaşlara sahne oluyor. Bu savaşlarda artık nükleer silah kullanmak olağan bir tehdit olarak masalara sürülüyor. Son olarak Ukrayna’da milyonlarca insanın yerinden yurdundan göçmesine neden olan bir tabloyla karşı karşıya kaldı insanlık. Avrupa ve ABD emperyalistleri bunu dünya düzleminde savaşları kışkırtacak, ırkçılığı körükleyecek bir kampanya havasına dönüştürdü. Uçuk rakamlarla ifade edilen silahlanma yarışı, 21. yüzyılda insanlığın ortak değerleri olan Tolstoy’ların bile yasaklanmasına kadar vardırıldı.
Faturasının dünya halklarına ödetildiği bu savaşlar; ya da pandemide, derinleşen ekonomik kriz koşullarında izlenen yıkım politikaları bu sistemin kanemici bir Dehak olduğunu, halkları da ölüme, çürümeye sürüklediğini açıkça ifade ediyor.
2022 Newroz’u çağımızın Dehak’ı olan bu sistemin beyninin dağıtılması için dünya halklarının gücünün kolektif bir yumruğa dönüşmesi çağrısıdır.
Açlığın, işsizliğin hüküm sürdüğü; doğanın-kentlerin-insanlığın tüm birikimlerinin yağmalanıp talana açıldığı; bu açgözlülüğün insanlığı bir gıda krizinin, dünyayı da yok oluşun eşiğine getirdiği; emeğin despotça sömürülme biçimlerinin sıradanlaştırıldığı; dik duran, sistemin sınırlarını zorlayan kadınların dünya gericiliğince düşman ilan edildiği; gençlerin geleceksizliğe mahkum edilip sindirilmeye çalışıldığı; işçi ve emekçilerin faşist baskılarla sindirilmeye, dışarısının hapishaneye, hapishanelerin ölüm evlerine dönüştürüldüğü; tecridin tüm toplumsal ilişkilere dayatıldığı bu koşullarda tek kurtuluşun yeni bir dünya kurmak olduğunu haykırıyor bize Newroz.
Kawa’nın balyozunun zalimin beyninde patlamasının ardından yaktığı, ışığı bugüne ve yarına düşen o ateşin güncel karşılığı devrim ve sosyalizmde vücut buluyor. Dünya işçi ve emekçilerinin, ezilen halklarının direniş soluklarının kolektif bir yumruk olup bu sistemin tepesine çökmesinde, yeni bir dünya yaratma ısrarında…
Bu bilinç ve umutla Newroz pîroz be!
8 Mart’tan Newroz’a; Newroz’dan 1 Mayıs’a ve geleceği inşa etmeye…
– Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!
– Yaşasın proletarya enternasyonalizmi!
– Yaşasın devrim ve sosyalizm!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!