Bekaert Patronu Sendikal Yetki Krizini Fırsata Dönüştürmeye Çalışıyor: Bir İşçi İşten Çıkarıldı, Direniş Başladı!



Kocaeli ve Kartepe’deki fabrikaları birleştiren Bekaert patronu ortaya çıkan sendikal yetki krizini fırsata dönüştürerek işçilere sefalet ücreti ve bireysel sözleşme dayatıyor. Birleşik Metal-İş’in fabrikada yetkisiz kılınması üzerinden planlanan saldırıda dün bir işçi tazminat hakkı gasbedilerek işten çıkarıldı. Bunun üzerine içerde işçiler ve fabrika önünde atılan işçi direnişe başladı


Bekaert’in patronu, Birleşik Metal-İş’in yetkili olduğu İzmit fabrikası ile Özçelik-İş’in örgütlü olduğu Kartepe fabrikasını 26 Nisan tarihinde birleştirerek Birleşik Metal-İş’in yetkisini düşürmeyi planladığını açıkça göstermişti. O birleşmeden sonra ortaya çıkan yetki krizini fırsata dönüştürmek isteyen patron, başlayan toplu sözleşme görüşmelerinde işçilere sefalet ücreti dayatmaya, kriz bahanesiyle de bireysel sözleşmeler yapılmasını teklif etmeye cüret etti.

Bir işçi işten çıkarılınca direniş başladı

Geçtiğimiz pazartesi günü İzmit fabrikasında fabrika yetkilileri ile yapılan toplantının ardından fabrika yönetimi işçilere sefalet ücreti dayatmaya yönelik bir açıklama yaptı. Dün Birleşik Metal-İş üyesi Fatih Kaçan isimli işçi tazminat hakkı gasbedilerek işten çıkarıldı.

Atılan arkadaşlarının işe geri alınmasını isteyen Bekaert işçileri içerde eylemlerini sürdürürken, atılan işçi de bugün itibariyle fabrika önünde direnişe başladı.

Bireysel sözleşme ve sefalet dayatması

Bekaert patronu yetki krizini fırsata çevirerek toplu sözleşme yapmaya yanaşmıyor, işçilere bireysel sözleşme yapılmasını dayatıyor. Birleşik Metal-İş 1 ay önce sözleşme taslağı hazırlayıp sunduğu ve çeşitli yasal mekanizmalar üzerinden masanın kurulmasını talep ettiği halde bu çabaya yönelik herhangi bir adım atmıyor. Atmadığı gibi de işçi kıyımına giderek işçiler üzerinde sefalet dayatmasını kabul etme yönünde psikolojik baskı oluşturuyor.

Evrensel’deki habere göre Bekaert Kartepe ve İzmit fabrikalarında açıklamalarda bulunan fabrika yetkilileri toplu sözleşmeyi mümkün olan en kısa sürede imzalamak istediklerini, ancak yasal süreci takip etmek zorunda olduklarını belirterek bireysel iş sözleşmesi imzalayacaklarını duyurdu.

İşçilerin ifadesiyle “işverenin sefalet dayatması”nda  Mart 2025’e kadar saat ücretlerinin yüzde 35 fazlası oranında ve 2 bin TL performans primi, 2 bin TL alışveriş çekinin avans olarak verileceği belirtiliyor. Ayrıca patron yetki alan sendika ile toplu sözleşme imzalandığında ya da iş sözleşmesinin sona ermesi halinde avans verilen meblağın kıdem tazminatından, ihbar tazminatından ve ücretlerden mahsup edeceğini belirtiyor.

Bekaert’teki sendikal yetki krizinin hikayesi

Bekaert patronu Birleşik Metal-İş’in yetkili olduğu İzmit fabrikası ile Özçelik-İş’in örgütlü olduğu Kartepe fabrikasını 26 Nisan tarihinde birleştirtirdi. Birleşik Metal-İş tam da yeni toplu sözleşme görüşmelerinin başlayacağı bir dönemde bu birleşmenin yapılmasının doğru olmadığını belirtip itiraz etmişti Fakat itiraza rağmen şirket yönetimi iki fabrikayı birleştirerek bildiğini okumuştu.

Birleşik Metal-İş bu durum karşısında işçilerin de onayını alarak 4 Mayıs’ta Çalışma Bakanlığı’na yetki başvurusunda bulunmuş, fakat Bakanlık o başvuruya yanıt vermeyi ertelerken 6 Mayıs’ta başvuran Özçelik-İş’in başvurusuna jet hızıyla yanıt verip onu yetkili tayin etmişti.

Bakanlık-Özçelik-İş ve şirket ortaklığıyla yapılan bu oyunun yasal karşılığıysa yok! Keza Birleşik Metal’in başvurusu Öz Çelik-İş’ten 2 gün önce yapıldığı halde bu es geçilmiş, Özçelik-İş’e yetki verilivermişti. Birleşik Metal-İş’in itirazlarıyla süreç mahkemeye taşınınca da birleştirilen fabrikalardaki yetkili sendikanın tespiti onun sonuçlanmasına kalmıştı.

Bekaert işçisi direnişleriyle bilinir

Birleşik Metal-İş’in 400 üyesiyle 30 yıldır yetkili olup birçok direnişe imza attığı fabrikada en son geçen toplu sözleşme döneminde grev yasağı tanınmayarak direnişe geçilmişti. Kartepe’de örgütlü olan Özçelik-İş ise sefalet sözleşmesine imza atarak işçilerin de büyük tepkisine neden olmuştu.

Bekaert’ta grev süreciyle başlayan, daha sonra işyeri baş temsilcisinin işten atılmasıyla devam eden sendika karşıtı tutum ve davranışlar, şimdi de toplu sözleşme sürecinin hemen öncesinde şirket birleştirmesi, yaratılan yetki krizi ve sefalet dayatmasıyla sürüyor.

Bekaert patronu, Birleşik Metal-İş üyesi işçilerin elde ettiği sendikalı çalışma düzenini sonlandırmak için uzun süredir büyük heves içinde. Birleşik Metal-İş de iki fabrikanın birleştirilmesi ve sendikal yetki krizinin fırsata dönüştürülmesi, dahası Birleşik Metal-İş’in yetkisinin düşürülmesi operasyonuna dair aylar önce şunları belirtmişti:

Bekaert bünyesindeki iki fabrikada çalışan bin işçi oyunlarla, tezgâhlarla “yetkili” yapılmaya çalışılan sendikayı çok iyi tanıyor. Sendika kılığına girerek her dönem Bekaert işçilerinin ortak mücadelesine, toplu iş sözleşmelerinin daha iyi şartlarda bitirilmesine engel olanlardan Bekaert işçilerine fayda gelmeyeceği çok açıktır.