Kendi çürümüş ve gerici yaşam biçimini her fırsatta topluma dayatan iktidar, yaşam biçimimize ve tercihlerimize her alanda saldırmakla kalmayıp, kendisi gibi olmayanlara yaşama alanı bırakmıyor.
Gericiliğin, kokuşmuşluğun en büyük temsilcilerinden biri olan iktidar, toplumda yıllardır var olan uygulamaları bile kendi süzgeci içinden geçirip, tahrip edip yada içini boşaltıp, ya başka biçimler altında yeni bir kültür olarak önümüze sunuyor, yada onu hiç var olmamışçasına hafızalarımızdan silmeye çalışıyor. Onun yerine ise topluma karanlığı, tek sesliliği, biri birine tahammülsüzlüğü sunuyor.
Her ağzını açtığında etrafa çirkef sıçratan Süleyman Soylu yine sahnede boy gösterdi.
Soylu Adana’da yapılan “Kebap ve Şalgam” festivaline yasak getirdiklerini belirterek, Bu “Rakı festivali. Ve bunun geleneklerimizde yeri yok” sözleriyle insanların tercihlerine, zevklerine gerici tarzda müdahaleye devam ettiklerini belirtti. Kendi geleneklerini topluma dayatmaya çalışan, gelenek yoksa yeni gelenekler icat eden bu zihniyet toplumun örgütlü bir tepki koyamamasından güç aldıkça pervasızlaşıyor, saldırganlaşıyor.
Alkole karşı bu kadar “hassas” olan bu zatı muhteremlerin ise maaşlarının büyük kısmı içkilerden alınan vergilerden ödeniyor. Bununla birlikte bu çürümüşlüğün kurumlarından biri olan Diyanetinde içkiden elde edilen vergilerle çarkını döndürdüğü biliniyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!