Birleşik Mücadele için ne dediler -V



İşçi ve emekçilere, kadınlara ve gençlere, yurt içinde ve yurt dışında yaşayan, yüreği herkesin elele vererek sömürü ve zorbalığa karşı karşı dikilmesi gerektiğini düşünenlere Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentilerinin ne olduğunu birleşik mücadelenin nasıl büyütüleceğini sorduk.


Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?

Sağlık emekçisi kadın / Ankara: Bence iyi olmuş, ayrı ayrı küçük gruplar halinde olmaktansa birleşerek tek güç haline gelerek daha etkili olmak gerekir. Ayrıca tabanda birleşmek gerekir, ilk hedef bu olmalı. Eğer tabana yayılamazsa yukarda birleşmenin pek anlamı yok diye düşünüyorum.

Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapılmalı?

Sağlık emekçisi kadın / Ankara: Dediğim gibi tabanda birleşme çağrısı yaparak tabanı daha güçlü hale getirip herkese hitap etmenin yollarını bulmalı. O zaman bahsettiğiniz Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler yani gerçekten ezilenler bir araya gelip ortak bir güç meydana getirerek sosyal kültürel alanlara dahi yayılarak tek amaçla mücadele etmek halkın gücünü iktidara getirmek için çaba sarf edimesi gerekiyor, diye düşünürüm.

***

Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?

Nuray Çalışkan / Strasbourg: Kaygılarım olmakla beraber, içinden geçtiğimiz şu dönemde güçlerin birleştirilmesinin sınıf mücadelesi açısından gerekli olduğunu düşünüyorum. Burjuvazi bunu çok iyi yapabiliyor. Birbiriyle sürekli bir rekabet ve çatışma içinde olmalarına rağmen kendi sınıfsal çıkarları söz konusu olduğunda ortak hareket etmeyi elden bırakmıyorlar. Biz de bunu öğrenmeliyiz.

Beklentim, her şeyden önce Türkiye Devrimci Hareketi’nde çok köklü olan grup çıkarlarıyla hesaplaşılması. Sistemin öne çıkan saldırılarına karşı herkesin gücünün olduğu yerlerde birlikte bir karşı koyuşu örgütlemek. Örneğin covid’le birlikte biriken işsizlik, yoksulluk, sefalet, toplu intiharlar ve yozlaşmalara gebe bir süreç. Ortak bir çaba bunu sınıf mücadelesi lehine çevirebilir.

Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapmalı?

Nuray Çalışkan / Strasbourg: Toplumun her kesiminde sistemin saldırganlığına karşı gelişen direnişler büyük bir moral ve yol gösterici esinleyicilikte. Her kurum, kurumların parçası olan biz bireyler, bulunduğumuz yerlerdeki bu direnişlerin birer parçası olmalı onlardan öğrenmeli, onlara birlikte kan taşımalıyız!

***

Alınteri: Geçtiğimiz günlerde 7 devrimci yapı (Alınteri, Demokratik Bölgeler Partisi, Devrimci Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Mücadele Birliği Platformu, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu) birleşerek BMG’ni kurdu. Herkesin “birleşmiyorsunuz, dağınıksınız, parça parçasınız” diye eleştirdiği bu yapıların oluşturduğu Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentiniz nedir? Sizce bu güçler ilk olarak neye el atmalı, ne yapmalı?

Dilber / Stuttgart: Birleşik Mücadele Güçleri’nden beklentilerim, düşüncelerim şöyle:

1- Güç Birliği: Bu konuda kimse kimseden üst değildir. Devrim yolunda birisi daha fazla emek verdiği için diğeri(ni) az emek verdiği için yargılamamalı.

Söz konusu da asla kariyer olmamalıdır. Böyle zihniyete sahip olan kişiye kulak verilmemeli. Devrim yolunda kendi(ni) yükseltme amacı olan kişi ne devrim yolunu ne de Birleşik Mücadele yolunu anlamıştır.

2- Kadına taciz: Devrimcilik yaptığını söyleyip kadını taciz edeni derhal sorguya çekmeliler ve bu türlü zihniyeti bozuk olanları kovsunlar! Devrim yolunda tacize uğrayan kadınlara, “Aman sus biz aramızda hallederiz”, “Örgüte leke (laf) gelmesin” demesinler. Bu tür söylemleri çöpe atsınlar! Korkmak ne demek! Leke ne demek! Hiçbir güç kadınları susturamaz! Ondan dolayı kaybettik! Lanet olsun!

3- Güç Birliği derken; Tek bir-iki kişiye dört beş görev vermeyin; unutmayın onların da hayatı var! Her kişiye bir görev verin, adalet yerini bulsun.

4- Gençlerimiz; onlara kulak verip dert ortağı olsunlar. Bilim yolu en güçlü devrim yoludur anlatsınlar; yakma davası ve Ölüm Orucu çözüm olamaz! İşte bu yüzden kaybettik.

5- Sosyal Demokrat Türk Alman Çerkes canlar da var. Tüm Türkleri faşist ilan etmesinler. İşte bu yüzden kaybettik, bu yüzden dağıldık, bu yüzden parça parça olduk, bu yüzden azaldık.

Alınteri: Her türlü zoru ve zorbalığı kullandığı halde rejim toplumun büyük bir çoğunluğuna boyun eğdiremedi. Kürtler, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, ezilen halklar, doğasına sahip çıkan köylüler direniyor. Siz de bu dinamiklerin bir parçasısınız, bu dinamikleri bir kanalda birleştirebilmek için somut olarak herkes kendi çapında neler yapılmalı?

Öncelikle kendi düşünceleriyle, istedikleriyle değil, toplumun düşünceleriyle

ilgilenmek, halkların ne istediğini gözetmek gerekli.

Tüm halkın düşüncelerine kulak vermek gerekiyor, özelikle de gençlerin…

Kendi içlerinde ırkçı faşizan zihniyet varsa onları temizlemeli, ırk dil renk mezhep ayrımı yapmadan toplumu birleştirmeli. Bu birleşim halkın birleşimi olmalı.

Okullarda, üniversitelerde konuşmalar yapmalı ve bildiri dağıtlmalı. Geçmiş değil gelecek ön plan olmalı.

Alınteri’nin notu: Bu iki soru doğrultusunda görüşlerinizi bizimle paylaşırsanız ortak mücadelemize katkıda bulunmuş olursunuz:

alinterimb@gmail.com

alinteriyle@gmail.com