İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan Süleyman Soylu için devlet, geldiği ideolojik geleneğin genetik kodlarında da yazdığı gibi bir “baba”. Bu “baba” ezber bozmayacak şekilde kendisinden olmayanın tepesine biner hep, kendisinden olanların saltanatını korumak için… Onun kendisini devletle özdeşleştirip, bir baba gibi azarlar yağdırması ve fakat işin esas yükümlülükleri sözkonusu olunca çamura yatmasına dair sayısız örnek sayılabilir. Mesela kadına şiddet uygulayan erkekleri “kendinize gelin” diye azarlamıştı kısa bir süre önce. Bu denli “duyar” kastığı sorunda görev ve yükümlülükleri sözkonusu olunca da “neler yapmadık ki” ile başlayan cümleler sıralamıştı. Hem de İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açtıkları günlerde.
Aynı Soylu bu sefer de “aslanlarım” dediği polislerinin Diyarbakır Hazro CHP İlçe Başkanı Turgut İncel’in evine baskın düzenlemeleri, kapıyı koçbaşıyla kırıp içeri girmeleri, aileyi yere yatırıp çocukların ensesine silah dayamaları, oğul Uğur İncel’i odaya çekip beş-altı polisle öldüresiye dövmeleri, tüm bunları yaptıktan sonra da “afedersiniz, yanlışlık oldu” deyip çekip gitmelerinin ardından “baba” rolüyle çıkıp, İncel’den helallik istedi.
Gecenin saat 02.45’inde evin kapısını koçbaşıyla kırıp içeri giren polislerin evde bir buçuk saat arama yapmaları, kadın ve çocukları yüz üstü yere yatırarak ayaklarıyla sırtlarına basmaları ve çocukların ensesine silah dayamaları, beş-altı polisin bir odaya kapattıkları Uğur İncel’e işkence yapmaları Soylu için aslında doğal bir eylem. Kürt halkına ve rejimin tüm muhaliflerine, mesela kayyum rektör istemedikleri için eylemler yapan Boğaziçili öğrencilere karşı yapılması son derece doğal olan bu eylemler için dilenen bir özür değil Soylu’nunki. Hedefin CHP İlçe başkanı olması, ihbarın yanlış çıkması ve bu rezilliğin kamuoyuna yansıması onun asıl derdi. Yoksa onun “aslanlarının”; Kürde, hakkını arayan işçiye, kadınlara, LGBTİ+’lara, doğasına-yaşamına sahip çıkan köylüye, özgürlük isteyen öğrenciye, kısacası bu rejimden, bu düzenden rahatsız olan herkese bunu yapması son derece doğaldır!
“Yanlış ihbar” denilerek evleri basılan hatta üzerlerine köpekler salınarak sırıtılan aileler hatırlanacak olursa Soylu ve çetesinin bu helallik isteminin tek nedeni aslında evi basılan kişinin CHP’li kimliği, en azından şimdilik.
Keza sıranın bu kimliğe de geldiği çok açık aslında.
Vali öyle konuşmuyor ama!
Gerçi “aslanlarının” “babası” Soylu İncel’i arayıp helallik istese ve bunu yapanlar hakkında soruşturma başlatılacağını söylese de Valisi hiç de onun gibi konuşmayarak “çocuktan al haberi” dercesine soruşturmanın sadece arama izni olmadan ikametgaha girilmesi nedeniyle açılacağını belirtip, tüm olup bitenlerin üstünü “görüşme amacıyla gidilmiştir” diyerek kalem çekti bile:
Şüpheli U.İ. isimli şahsın ikametinde arama yapıldığı esnada aynı katta bulunan ve CHP Hazro İlçe Başkanı Turgut İncel’e ait olduğu anlaşılan ikametin kapısının açılması üzerine bu ikamete de kontrol ve görüşme amaçlı girilmiş bilahare ikametten çıkılmıştır. Arama izni olmadan ikamete girilmesi iddialarıyla ilgili gerekli soruşturma süreci başlatılmıştır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!