Sansür yasası Meclis’ten geçmeden uygulamaya konuldu!



Faşist rejimin öncesi bir yana 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek başta yurtsever-devrimci basın olmak üzere tüm muhalif medya organlarına yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla oluşturduğu havuz tekeliyle yetinmeyip işçi ve emekçileri tamamen karanlıkta bırakmayı hedefleyen ve adına da “Dezenformasyon Yasası” dediği kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti. Basının faşist zorbalıkla susturulmasını hedefleyen teklif, esas olarak devrimci-yurtsever …


Faşist rejimin öncesi bir yana 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek başta yurtsever-devrimci basın olmak üzere tüm muhalif medya organlarına yönelik gerçekleştirdiği saldırılarla oluşturduğu havuz tekeliyle yetinmeyip işçi ve emekçileri tamamen karanlıkta bırakmayı hedefleyen ve adına da “Dezenformasyon Yasası” dediği kanun teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’ndan geçti. Basının faşist zorbalıkla susturulmasını hedefleyen teklif, esas olarak devrimci-yurtsever basını, 15 Temmuz sonrasında oluşan muhalif internet mecralarını, burjuva muhalefete yakın yayın organlarını, sosyal medya platformlarını cezalarla yıldırmayı hedefliyor.

Sözün kısası 40 maddelik teklif, gerçeklerin halka ulaşabileceği tüm kanalları tıkamayı amaçlıyor. Sosyal medyadan internet gazetelerine, haberleşme platformlarından basın kartlarına kadar aklımıza gelebilecek tüm ayrıntıları içeren teklifle kelimenin gerçek anlamıyla haber alma hakkı gasp edilmek, gazetecilik “makbulleştirilmek” isteniyor.

Meclis’ten geçmeden hızla uygulamaya konuldu

Teklif henüz Meclis Genel Kurulu’ndan geçmeden de uygulanmaya başladı ve AKP-MHP oylarıyla Komisyon’da kabul edilmesinin üstünden dakikalar geçmişken Diyarbakır’da 8 günlük gözaltının ardından mahkemeye çıkarılan yirmi iki gazeteciden on altısı tutuklandı, gazeteci İnci Hekimoğlu İzmir’de evine yapılan baskınla gözaltına alındı, pek çok devrimci internet gazetesi sitesine erişim engeli getirildi.

Kürt gazetecilerin tutuklanma gerekçelerinden birinin Diyarbakır’dan havalanan F16’lara ilişkin “son dakika” haberi geçilmesi ve bunun gerillayla bir iletişim kurma biçimi olduğuna hükmedilmiş olması bile nasıl bir saldırganlıkla karşı karşıya olduğumuzun somut ifadesidir.

Gerçeği söylemek 3 yıllık hapisle cezalandırılacak!

Yasalaşmasıyla birlikte şu anda devrimci-yurtsever basına fiilen uygulanan pek çok saldırı gerekçesi tüm muhalif mecralara doğru genişletilecek. ‘Halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı’ olarak tarif edilen ‘bilgiyi’, ‘kamu barışını bozmaya elverişli’ olarak tanımlanan şekilde ‘yayan’ kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Mesela “enflasyon var” ya da “salgın yayılıyor” demek, yani faşist rejimin işine gelmeyen her konuda gerçeği dile getirmek 3 yıllık hapisle cezalandırılabilecek!

İnternet haber sitelerinin Basın Kanunu’na dahil edilmesi, enformasyon görevlilerinin gazeteciler için düzenlenen basın kartını alabilmesi, basın ahlâk esaslarına aykırılık halinde basın kartının iptal edilebilmesi, süreli yayınların çıkarılması için yönetim yerinin bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına bir beyanname verilmesi yerine Basın İlan Kurumu’na beyanname verilmesi, beyannameye dair yayının durdurulmasında asliye ceza mahkemelerinin görevlendirilmesi, internet haber sitelerinin zarar gören kişinin düzeltme ve cevap yazısını aldıktan en geç bir gün içinde yayınlaması, yayın hakkında verilen erişimin engellenmesi ve çıkarılma kararının uygulanması veya çıkarılması durumunda sitede 24 saat yayımlanması, Türk Ceza Kanunu’na ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun eklenmesi ve bu suçu işleyenlerin bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılmasını gibi sayısız başlık içeren teklif, basın özgürlüğünün, emekçilerin haber alma hakkının faşist bir zorbalıkla gasp edilmesi anlamına geliyor.

“Yeni değişiklikler ‘korku iklimini’ oluşturacak”

Siber haklar ve özgürlükler konusunda çalışmalarıyla bilinen akademisyen Yaman Akdeniz teklif hakkında şunları belirtti:

  1. Beklendiği gibi “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suç teklifi dahil olmak üzere Basın, İnternet ve Elektronik Haberleşme kanunlarında yapılacak değişiklikleri içeren teklif Adalet Komisyonundan da geçmiş. Mecliste de işi çabuk bitirirler.
  2. Kamuoyundan uzun zaman sır gibi saklanan bu geniş kapsamlı teklif çok kısa sürede, çok yüzeysel ve cılız tartışmalar sonucunda kanunlaşacak. Zaten önünüze böyle bir teklif konulduğu zaman süreç belli, Meclisten bir anda geçecek, muhalefet ne dese bir şey değişmeyecek.
  3. Yasalaşır yasalaşmaz bu değişiklikler AKP’nin 2023 Seçimleri öncesindeki en önemli silahlarından birine dönüşecek ve yeni değişiklikler “korku iklimini” oluşturacak. Bunu yazdığım için bile soruşturulabilirim artık. Bunu fark etmek için hukukçu olmaya da gerek yok.
  4. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu, siyasi nitelikli haber ve içerikleri hedef alacak, “endişe duyan” duyarlı vatandaşların suç duyuruları ile binlerce kişi soruşturulacak, bunlar “kamu barışını bozmaya elverişli” olmasa dahi, aylarca soruşturmalar devam edecek.
  5. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçundan yüzlerce kişi yargılanacak. Yargılananlara “bu kadar da olmaz artık ” tepkisi gösterenler de yargılanacak. Ara sıra “beraat kararı” çıkınca ve 5 sene sonra belki AYM bir ihlal kararı verdiğinde ise sosyal medyadan sevineceğiz.
  6. Arayan, soran çok oluyor, detayları tartışmanın ise bu aşamada fazla bir anlamı yoktur. Ok yaydan çıkmıştır. Hedefte de ifade ve basın özgürlüğü vardır. 8 gündür gözaltında tutulan on altı Kürt gazeteci dün gece tutuklanmıştır. Durum bundan ibarettir. Asla sessiz kalmayacağız!