‘Kurtarıcı’ Kılıçdaroğlu, ‘raconcu’ Soylu ve öğretmenler



Özel Okul Öğretmenleri Sendikası’nın (Öğretmen Sendikası) birinci kuruluş yıldönümünde Ankara’da buluşan öğretmenler, güvencesiz çalışmaya, düşük ücretlere, yasal olmamasına rağmen yapılan 10 aylık sözleşmelere, uzun mesailere, kuralsız-denetimsiz çalışmaya karşı kadrolu-güvenceli çalışma taleplerini ifade ettiler. Türkiye’nin birçok ilinden gelerek Ankara TMMOB Eğitim ve Kültür Merkezi’nde buluşan öğretmenler toplantının ardından taleplerini ifade etmek için Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek …


Özel Okul Öğretmenleri Sendikası’nın (Öğretmen Sendikası) birinci kuruluş yıldönümünde Ankara’da buluşan öğretmenler, güvencesiz çalışmaya, düşük ücretlere, yasal olmamasına rağmen yapılan 10 aylık sözleşmelere, uzun mesailere, kuralsız-denetimsiz çalışmaya karşı kadrolu-güvenceli çalışma taleplerini ifade ettiler. Türkiye’nin birçok ilinden gelerek Ankara TMMOB Eğitim ve Kültür Merkezi’nde buluşan öğretmenler toplantının ardından taleplerini ifade etmek için Milli Eğitim Bakanlığı’na yürümek istediler. Toplantının yapıldığı salonun önüne yığınak yapan polis önlerine barikat kurarak yürüyüşe izin vermedi.

Bunun üzerine öğretmenler, Madenci Anıtı’na yürümek ve açıklamayı burada yapmak istedi. Polis, grubun bu talebine de izin vermedi. Sendika yürüyüşe geçmek için hareket etmek isteyince polis, TMMOB binasının bahçesinde toplanan öğretmenlere biber gazıyla saldırdı.

Öğretmenleri darbeden polis, hakaret ve tehditler savurdu, boğazlarını sıktı, saldırıda dokuz öğretmen iki avukat toplam 11 kişi gözaltına alındı. Gözaltılar daha sonra serbest bırakıldı.

Saldırılardaki pervasızlık Türkiye gündemine oturdu. Sosyal medyada da ÖğretmenlerGözaltında etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı. Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Mukadder Kardiyen‘ın pervasız saldırganlığı özel olarak dikkat çekti. Bu müdür Ankara’daki kadın eylemlerinde kadınları tecavüzle tehdit etmesi, tek tek fişlemesiyle ünlenmiş bir isim olarak bugün adeta bir çete lideri gibi boy gösterdi.

Kılıçdaroğlu yine her şeyi çözecek adam!

Uzun süredir iktidara geleceği ve tüm sorunları elinde sihirli bir değnek varmış gibi çözeceği manipülasyonu üzerinden politika yapan, emekçileri siyasetin dışına iterek orta sahaya kurtarıcı olarak kendisini konumlandıran Kılıçdaroğlu öğretmenlere dönük saldırganlıkta da “açılın bakayım ben geldim, az kaldı hepinizden hesap soracağım” havalarında paylaşımda bulundu. İşçi ve emekçilerin her çıkışına, her talep ve beklentisine karşı sandığı ve sandıktan umut olarak çıkacağını vehmettiği kendisini koyan Kılıçdaroğlu öğretmenlere saldıran polisleri kastederek, “Öğretmenlere gaz mı sıktınız, öyle mi? Öğretmenlere şiddet uyguladınız, öyle mi? Öğretmenlere… “Al bunu diyen” o kişi, beni beklesin. Öğretmene yapılan bu efeliği affetmeyeceğiz!” dedi.

Öğretmenlerin, son cümlesine çoğul iyelik eki (belli ki Millet İttifakı’nı kastediyor) kullanan, 3. cümlesinde birinci tekil olarak kendisini işaret eden Kılıçdaroğlu’nun kurtarıcılığına değil, kendi örgütlü güçlerine güvendikleri bugünkü tutumlarından da apaçık ortada. Nitekim Kılıçdaroğlu’na bu paylaşımı yaptıran da onların net ve tavizsiz tutumu oldu.

Soylu racon kesti, saldırıyı meşrulaştırdı

İçişleri Bakanı koltuğunda oturan ve bugüne kadar çetesinden mafyasına, dolandırıcısından katiline kadar ne kadar kriminal tip varsa hepsiyle fotoğrafları çıkmış Süleyman Soylu Kılıçdaroğlu’nun polisine parmak sallamasına her zamanki yöntemleriyle yanıt verdi. Gözaltına alınan öğretmenlerden birinin HDP bayrağıyla görünen fotoğrafını paylaşıp “Kılıçdaroğlu, Ankara’da, defalarca Emniyet Terör Şube’nin gözaltına aldığı, kamuda öğretmenlik de yapmayan, profesyonel eylemci HDPKK’lı eliyle polisle öğretmeni karşı karşıya getirmeye utanmıyor musun?” diye belirterek Ankara Emniyeti’nde kendisine bağlı olarak kurduğu çetenin estirdiği terörü meşrulaştırma yoluna gitti. Hızını alamayıp “Kılıçdaroğlu, 6’lı masaya kendini ispat için her yolu deniyorsun. Yeter! Kendi hırsın için yaptığın bu sorumsuzluklardan vazgeç.” diyerek Kılıçdaroğlu’nu da bir kez daha tehdit etti.

Polisi gibi kendisi de racon kesen Soylu, Kılıçdaroğlu’nun paylaşımını alıntılayarak yaptığı paylaşımda da şu ifadeleri kullandı:

Kılıçdaroğlu,

Cumhurbaşkanı adayı olmak için ergenleşmeni anlıyorum.

Seni “troll” yapmalarını da anlıyorum. 

Anlamadığım;

1-FETÖ’nün ayak izinden yürümen,

2-HDPKK’ya sevgin,

3-CHP’yi her türlü suç örgütüne alet etmen,

4-Kutuplaştırma ve kaos için her türlü tahrike oynaman…

Devletin sayısız çeteye bölündüğü bu zamanda İçişleri Bakanı denilen şahsın ana muhalefet lideri sıfatı taşıyan bir ismi bu şekilde itham etmesi, hedef tahtasına çakması şaşırtıcı değil sonuçta.

Hatırlatalım. Kılıçdaroğlu gibi ortalığa kurtarıcı rolleriyle atlayıp emekçilere her fırsatta sandığı göstereni onlar için siyaseti sandıkla sınırlayanların can güvenliği de hakkı ve idealleri için dövüşmeyi göze alan, sokakları terk etmeyenlerin yüzü suyu hürmetine olacaktır. O değil, bugün olduğu gibi direnenler bu çeteler düzeniyle savaşabilir, baş edebilir.