Kadın gazeteciler: Hakikatin kalemi kırılamaz!



ETHA Editörü Nadiye Gürbüz’ün yargılandığı davanın yarın görülecek karar duruşması ile tutuklu yargılanan MA Editörü ve DFG Eş Genel Başkanı Dicle Müftüoğlu’nun 29 Şubat’taki duruşması öncesinde MKGD’nin çağrısıyla İstanbul İHD’de basın toplantısı düzenlendi


Etkin Haber Ajansı (ETHA) Editörü Nadiye Gürbüz’ün yargılandığı davanın karar çıkması beklenen yarınki duruşması ile tutsak yargılanan Mezopotamya Ajansı editörü ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Genel Başkanı Dicle Müftüoğlu’nun 29 Şubat’taki duruşması öncesinde Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği’nin (MKGD) çağrısıyla İstanbul İHD’de basın toplantısı düzenlendi.

DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Diren Yurtsever, TGS İstanbul Şube Yöneticisi ve Kadın ve LGBTİ+ Komisyonu üyesi Evrim Kepenek, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve çok sayıda kadın gazeteci katıldığı toplantıda “Kadın gazeteciler susturulamaz, hakikatin sesini susturamazsınız” denildi.

Basın toplantısının gerçekleştiği salona, “Çapemeniya azad bêdeng namîne. Özgür basın susturulamaz” pankartı ve “Apê Musa’nın küçük generalleri burada”, “Baş eğmediler, baş eğmedik, baş eğmeyeceğiz”, “Özgür basın susturulamaz”, “Hakikatin izindeyiz”, “Gerçekler karanlıkta kalmayacak”, “Hakikatin kalemi kırılamaz” dövizleri asıldı.

‘Hakikatin sesi özgür basın emekçileri hedef alınıyor’

Basın metnini, gazeteci Nezahat Doğan okudu. DFG Eşbaşkanı gazeteci Dicle Müftüoğlu ile ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ün mesleki faaliyetlerinden dolayı yargılandığını söyleyen Doğan, AKP-MHP iktidarının hakikatin sesi olan özgür basın emekçilerini tutuklama, yasak ve engellemelerle baskılamaya çalıştırdığını kaydetti. “Gazeteciler, hedef alınıyor ve katlediliyor, hukuka aykırı bir şekilde yargılanıyor, tutuklanıyor” diyen Doğan, bu baskı politikalarının odağında kadın gazetecilerin olduğunun altını çizdi. 

‘Nadiye Gürbüz’ün haberleri, tutsaklara para yatırması suç gösteriliyor’

ETHA editörü Nadiye Gürbüz’ün yarın İstanbul Adliyesi 25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmasının görüleceğini dile getiren Doğan, “Hakkında çalıştığı gazete ve yaptığı haberler gerekçe gösterilerek 22 buçuk yıla kadar ceza isteniyor. Savcılık Nadiye’nin, arkadaş görüşçüsü olarak kabul edildiği tutsaklara para yatırmasını, Atılım gazetesinde çalışıyor olmasını, Suruç Katliamı ile ilgili yaptığı haberleri ‘örgüt üyeliğine’ gerekçe yaptı. İkinci duruşmaya günler kala hazırlanan mütalaa sonrası yarın görülecek duruşmada karar çıkması bekleniyor” bilgisini verdi.

‘Dicle’nin yeniden özgürlüğüne kavuşmasını talep ediyoruz’

29 Şubat’ta ise tutsak gazeteci Dicle Müftüoğlu’nun 3. duruşmasının görüleceğini hatırlatan Doğan, “Tutuklu olarak yargılanan arkadaşımız Dicle, önceki iki duruşmasında hazır kararlarla mahkeme tarafından hapiste tutulmaya çalışılmış, yalnızca savcılık kanaatlerince cezalandırılmak istenmiştir. Adeta bir intikam iddianamesi hazırlanarak hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunan arkadaşımız Dicle’nin gazeteciliğinin tanığıyız. 29 Şubat’ta Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan duruşmada, kadın gazeteciler olarak adil bir yargılamanın yapılmasını, gazeteci arkadaşımız Dicle’nin yeniden özgürlüğüne kavuşmasını talep ediyoruz” çağrısında bulundu.

‘Halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz’

Doğan şöyle devam etti: “Buradan yeniden ifade etmek istiyoruz, gazetecilik faaliyetleri tutuklama gerekçesi yapılamaz. Gazetecileri yaptığı haberleri gerekçe göstererek yargılayamazsınız. Bu köklü geleneğin devamcıları olarak sözümüzü söylemeye, görülmeyeni göstermeye, yazılmayanı yazmaya devam edeceğiz. İktidarın piyonu medya gruplarının hedef göstermelerine boyun eğmeyeceğiz. Özgürlüğü yaratmaya yönelik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, baskı altında mesleğini yapmaya çalışan özgür basın çalışanlarının yanında ve dayanışma içinde olduğumuzun altını çiziyoruz. İktidarın gazetecilere gözdağı vermek amacıyla özgürlüğünden alıkoyduğu arkadaşlarımızın serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Gazetecilik dün de suç değildi bugün de suç değildir. Özgür basın emekçileri olarak gazetecilerin gözaltı ve tutuklamalarla yıldırılamayacağını buradan yeniden ifade etmek istiyoruz. Tüm demokratik kamuoyuna, meslek örgütlerine ve gazetecilere, gazeteciliği, ifade özgürlüğünü, halkın haber alma hakkını savunmaya ve mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz“.

Gürbüz: Gazeteciliği kendi bakış açımızla sürdüreceğiz

Söz alan ETHA editörlerinden Nadiye Gürbüz, Dicle Müftüoğlu ile birlikte 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Gününde tutuklandıklarına dikkat çekti. Haksız tutsaklığının 5 buçuk ay sonunda sona erdiğini ancak Müftüoğlu’nun hala tutsak olduğunu belirten Gürbüz, “İddianamelerimize baktığımızda gayet politik ve sınıfsal olduğunu söyleyebiliriz. Sistemin görünmez kılındığı kesimlerin sesini duyurmaya çalışan faaliyet elbette iktidarı rahatsız etti. Bizim gazeteci olduğumuzu dün de bugün de kabul etmediler. Ama gazeteciliği en hakiki biçimde bizler yapıyoruz. Halkın sesi olmaya, kadınların, emekçilerin, Kürt halkının, bu ülkede ezilen tüm kesimlerin sesi olmaya çalışıyoruz. İddianamemde de Atılım gazetesi ve ETHA’nın yasa dışı ilan edilmeye çalışıldığını söyleyebilirim. Atılım, ETHA’da çalışıyor olmak ile suç isnadıyla karşı karşıya bırakıldım. Sosyalist basına dönük tam bir saldırganlık olduğunu, çalışamaz hale getirmek, bu kurumları kapatmak ve tasfiye etmek üzerine bir iddianame. Bu saldırılar son değil, yarın da devam edecek. Biz dün olduğu gibi gazetecilik faaliyetlerimizi kendi bakış açımızla sürdürmeye devam edeceğiz. Bugünkü açıklama da oldukça kıymetli, değerli” dedi.

Kepenek: Arkadaşlarımızın gazeteciliğine tanığız

TGS Kadın ve LGBTİ+ Komisyonundan Evrim Kepenek de, “Nadiye ve Dicle uzun zamandır çalışan gazeteciler. Biz onların gazeteciliğine tanığız. Ama emin olun ki onları yargılamak isteyenler de gazeteciliklerine tanıklar. Gazeteci arkadaşlarımızın gazeteciliğine en azından şu anda İHD’nin kapısında bulunan polislerin tanık olduğuna eminiz. Bu davaları açıp üzerlerine gidiyorlarsa hedef susturmak. Keşke kadın gazetecileri susturmayı hedeflemek yerine şiddet uygulayan erkekleri cezalandırıp susturmayı tercih etselerdi. Dicle Müftüoğlu serbest bırakılsın” sözleriyle seslendi.

Doğan: Kadın gazetecileri hiçbir zaman susturamazsınız

Yeniden söz alan Nezahat Doğan, “Biz kadın gazeteciler hiçbir şekilde susturulamayız. Bunun için nasıl bir direnç olması gerekiyorsa burada olduğu gibi ortaklaşarak sürdürmeye devam edeceğiz. Sonuna kadar sesimizi duyurmaya, dayanışmaya ve bu mücadeleyi güçlendirmeyi, kadın gazeteciler olarak haberlerimizi yapmaya, sesi yükseltmeye devam edeceğiz. Gazeteci arkadaşlarımız serbest bırakılsın” dedi.

Duruşmalara çağrı

DİSK Basın-İş Disiplin Kurulu üyesi Diren Yurtsever de, gazetecilerin duruşmalarına katılma çağrısı yaptı.

Konuşmaların ardından toplantı sona erdi.