Yunus Özgür*
Ahmet Abi 25 yıllık kalıpçı ustası. Arama Kurtarma ekibimizin çalışması için kalıp işini birlikte yapıyoruz.
Sabahın erken saatlerinde Ahmet Abi’yi şantiyeden almaya gidiyoruz. Şantiyeden çıkışta peşine takılarak kuyruk sallayan sokak köpeğini şantiye kapısından içeri sokmak için uğraşıyor kalıpçı Ahmet abi. Araca bindiğinde ise adı Karabaş olan -hep alışılageldiği gibi- sokak köpeğiyle dostluklarını anlatıyor uzun uzun.
Karabaş öyle sıradan bir köpek de değil, şantiyede gönüllü bekçi kendisi. Karşılığını da hem inşaat işçilerinin sevgisiyle hem de onların yemekhaneden çıkardıkları yiyeceklerle alıyor Karabaş… Herkes gözü gibi bakıyor ona, o da gözü gibi bakıyor herkese…
Kalıpçı Ahmet Abi’nin Karabaş’ı inatla şantiye kapısından içeriye sokmaya çalışmasının nedeni de bu zaten. Olur ya dışarıda araba çarpar, kötü davranır birileri… İncitir Karabaş’ı… Şantiye Karabaş için hem korunaklı bölge, hem karnını doyurduğu yer hem sürekli başının okşanıp ilgilenildiği yer hem de kuyruğunu yukarı kaldırıp bekçilik görevini yerine getirdiği için kendisini işe yarar bulduğu yuva…
Her şantiyenin Karabaşları, Boncukları, Yamanları, Zagorları olur.
Olur çünkü, şantiyelerde bulunan yemekhanelerden beslenirler…
Olur çünkü, inşaat işçileri tarafından başları okşanır, kötü davranılmaz onlara.
Olur çünkü, şantiyeler onlar için korunaklı bölgelerdir.
Olur çünkü, ailesini geride bırakan, en kötü koşullarda çalışmak zorunda olan gurbetçi inşaat işçileri ailelerine, çocuklarına olan özlemlerini yanı başlarında kendilerine kuyruk sallayan köpeklerin başını okşayarak, onlara sevgi ve dostluk göstererek hafifletmeye çalışırlar.
Aslında birlikte benzer kaderi paylaşırlar. Aynı tozun toprağın içinde, aynı yağmurun karın altında, aynı yemekleri yiyerek, aynı göğün altında uyuyarak birbirlerine yoldaş olurlar.
(*) İnşaat-İş Örgütlenme Sekreteri
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!