EMEP İstanbul Milletvekili Bayhan: HDK Soruşturması 6 Bin Kişiyi Kapsıyor



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDK’nın 10 yıl önceki faaliyetlerinden yola çıkarak başlattığı kumpas soruşturmasına tepki gösteren EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, “Binlerce kişiyi kapsayan bu yeni kumpas soruşturması derhal son bulmalıdır” dedi.


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HDK’yı kriminalize etmek, devrimci-demokrat kamuoyunu, direniş dinamikleri ezmek ve sokağa yansıyan legal-demokratik tepkileri susturmak için başlattığı soruşturmanın kapsamına dair yansıyan bilgiler adeta yeni bir 12 Eylül sürecinde olduğumuzu gösteriyor. HDK’nın 10 yıl önceki çalışmalarının masaya yatırılmasıyla oluşturulan soruşturma dosyasının önceki dosyalar gibi sosyal medya paylaşımları ve demokratik eylemlerden fotoğraflardan ibaret olduğu aşikar.

İlk dalga olarak tabir edilen bu operasyon kapsamında 60 kişi hakkında gözaltı kararı olduğu ve şimdiye kadar 52 kişinin gözaltına alındığı savcılık açıklamasıyla öğrenildi. 24 saatlik avukat kısıtı ve gizlilik kararı bulunan dosya kapsamında gözaltıların devam etmesi bekleniyor.

Operasyona ilişkin açıklamalar yapan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ise saldırının çapına ilişkin çarpıcı bilgiler verdi. Bayhan, bugünkü gözaltıların binlerce kişiyi kapsayan bir operasyonun ilk halkası olabileceğine dikkat çekerken, “Altı bin kişiyi kapsayan bir soruşturma olduğunu öğrendik” dedi.

“Binlerce kişi kapsayan operasyonun ilk halkası”

Gözaltına alınanlar arasında EMEP İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros’un da bulunduğunu belirten EMEP Milletvekili İskender Bayhan, gözaltıların binlerce kişiyi kapsayan bir operasyonun ilk halkası olabileceğine dikkat çekti. Bayhan, “Altı bin civarında kişiyi kapsayan bir HDK davası ve HDK soruşturma süreci olduğunun bilgisini öğrendik. Bunun bin altı yüzünü İstanbul’da yaşayan yurttaşlarımız oluşturuyor” diye konuştu.

“Kumpas operasyonu”

Bayhan, gözaltılara şu ifadelerle tepki gösterdi:

Bu Türkiye’de Saray iktidarının ve Cumhur İttifakının bir iç cephe operasyonu, iç cephe yargısı eliyle adeta onun sopası haline gelmiş olan, iç cephe yargısı eliyle sürdürülen, yeni bir kumpas davası operasyonu. Buradan İçişleri Bakanına ve Sarayda bu operasyonu yürüten, Saray tarafından yönetildiği gerçek olan, inkar edilemez olan bu operasyonun muhataplarına, sorumlularına buradan seslenmek istiyorum. Artık iki Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Birisi sizlerin gerici faşist bir rejim inşa etme amacıyla sürdürdüğünüz bu antidemokratik uygulamalar. Grev yasaklarıyla, gözaltılarla ve böylesi kumpas operasyonlarıyla, kumpas siyasetiyle sürdürdüğünüz operasyonların Türkiye’si. Bir de buna karşı emeğine, alın terine demokratik hak ve özgürlüklere sahip çıkan; ezilen, sömürülen halk kitlelerinin Türkiye’si. Mutlaka bu Türkiye kazanacak ve sizin bu kumpas siyasetiniz kaybedecek, iç cephe siyasetiniz kaybedecek. Gerçek iç cephe işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, sömürülen halk kesimlerinin kurduğu cephe olacak. Onun için bu binlerce kişiyi kapsayan bu yeni kumpas davası, kumpas operasyonu, kumpas soruşturması derhal son bulmalıdır, gözaltına alınan arkadaşlarımız serbest bırakılmalıdır.”