Vücudunda Kırık, Kesik ve Morluklar Varken: “Kalp Krizi” Denildi!



10 yıldır ödenmeyen tazminatı için gittiği Çalık Holding önünde koruma sürüsü tarafından dövülerek katledilen işçi Erol Eğrek’in yeğeni Halk TV’ye yaşananların arka planını, amcasının cenazesindeki darp izlerini ve olayın üstünün “kalp krizi” denilerek kapatılmak istendiğini anlattı


Erol Eğrek, Çalık Holding’in Türkmenistan’daki fabrikasında elektrik teknikeri olarak çalışmış bir işçi. 10 yıldır alamadığı 7 milyon TL’lik tazminatı için Çalık Holding’in Şişli’deki binası önüne gitti. Daha önce de defalarca gittiği binadan muhatap bulamayarak dönen Eğrek, bu sefer oğlunun düğününü yapmak gibi bir ihtiyaç nedeniyle ruhsatlı silahını başına dayayarak çaresizliğini ilan etti. Bunun üzerine Çalık’ın paralı koruma sürüsü polis bu tür durumlarda uygulanan prosedürü beklemeden üzerine çullandı kentin merkezinde onu döve döve katletti. Hem de kameraların altında başlayıp kameraların olmadığı bir noktaya sürükleyerek…

Çalık Holding hiç şaşırtmayacak şekilde yalanlar ve çarpıtmalarla dolu bir açıklama yaparak işçinin bir alacağı olmadığını, korumaların ise onun çevreye zarar vermesini engellemek niyetinde olduğunu belirtti! Her zamanki patron pişkinliğiyle!…

Eğrek’in yeğeni, amcasının Çalık Holding’le yaşadığı süreci, o gün olup bitenleri ve vücudundaki darp izlerini Halk TV’den Bahadır Özgür’e anlattı.

Amcasının 10 yıl önce Çalık Holding’in, Türkmenistan’da kurulu tekstil fabrikasında, elektrik-elektronik teknisyeni olarak çalıştığını söyleyen yeğeni Mehmet Eğrek, amcası ile beraber 30 kişinin iş akdinin hiçbir gerekçe göstermeden feshedildiğini belirtti. Sonrasında dava açıldığını ve 29 kişinin tazminatının ödendiğini ancak amcasının ödenmediğini ifade etti.

 ‘FETÖ ihbarı yaptı diye şirket parasını ödemedi’

Mehmet Eğrek bunun sebebini ise şöyle anlattı:

Amcam milliyetçi, vatansever birisidir. O dönem devlet FETÖ’cülere karşı bir mücadeleye girişti. Amcam da Türkmenistan’da, Çalık Holding’in şirketi içinde tanık olduklarını mahkemeye ileterek suç duyurusunda bulundu. Bunun üzerine şirket amcama hakaret davası açtı. Aylarca bu dava ile uğraştı ve mahkeme amcamı haklı bulup beraat ettirdi. Şirket yetkilileri de bunun intikamı olarak birikmiş 7 milyon lira tazminatını vermedi.”

Amcası Erol Eğrek’in yıllardır şirketin önüne gidip yetkililer ile konuyu konuşmaya çalıştığını, defalarca kapıdan kovulduğunu belirterek, “Ama hiçbirinde bir olay bile çıkarmadı. Sadece konuşmak için gitti. Kimse görüşmedi bile. Güvenlikler sürekli kovdu” dedi.

‘Oğlunun düğünü için para arıyordu’

Dört çocuğu olan Erol Eğrek’in en büyük oğlunu evlendireceğini, bu sebeple tazminatını istemek için yeniden holdingin Şişli’deki binasını gittiğini ifade eden Mehmet Eğrek, dünkü vahim olayın gelişimini de şöyle anlattı:

Üç ay sonra düğünü vardı. Hiç parası olmadığından şirketten tekrar tazminatını istemeye gidecekti. Biz dün sosyal medyadaki videosunu gördük. Orada sakince niyetini anlatıyordu. Hemen tahmin ettik. Aradık ulaşamadık. Babam Çalık Holding’in binasını aradı. Sekreter tersledi ve amcamın orada olmadığını söyledi. Oysa aradığımız saat 15.30’du. Amcamın hastaneye kaldırıldığı saat ise 15.50 civarı. Yani bize söylemediler. Saatlerce amcamın hastanede mi karakolda mı olduğunu öğrenemedik. Nereyi aradıysak böyle bir ismin kayıtlı olmadığını söylediler. En sonunda bir polis tanıdığımıza yalvardık. Epey uğraştıktan sonra Şişli Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Hastanesi’ne kaydının yapıldığını öğrendi.”

‘Çenesi kırılmış, her yeri morarmış’

Ancak Erol Eğrek’in yeğeni amcasının cenazesini morgda gördüklerinde dehşete düştüklerini belirtti:

“Hastaneye gittiğimizde bize cenazeyi teslim ettiler. Doktor sebebinin kalp krizi olduğunu söyledi. Otopsi yapılmış ama kesin sonuç henüz yok. Ölüm belgesinde ise ‘yaralanma sonucu olmadığı’na dair ibare var. Morgda fotoğraflarını da çektik. Çenesi kırılmıştı ve çenesinin altında derin, büyük bir kesik vardı. Her tarafı morarmıştı. Bize verdikleri ölüm belgesinde ise ölüm sebebinin ‘yaralanma sonucu olmadığı’ yazılı. Daha sonra olayı biraz soruşturduk. Amcamın atıcılık belgeleri vardır. Birçok yarışmaya katılmıştı. Bu sebeple silahı nasıl kullanacağını bilir. Ruhsatlı silahını hiçbir yetkiliye doğrultmadı. Sadece artık bunaldığı için, kendisini dinlemeleri için kafasına dayıyor. Zaten görüntülerde de açık. Güvenlikçiler üzerine çullanıp dövüyor. Sonra kameraların çekim yapmadığı bir yere götürülüyor. Biz orada dövülerek öldürüldüğüne inanıyoruz. Bu olayın üzerinin kalp krizi diye kapatılmasını istemiyoruz.”