Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy Mahallesi’nde, acele kamulaştırma kararı korsanca yapılan işlemler ve gasp pratikleriyle hayata geçirilmeye çalışılıyor. Köylünün sadece zeytinlikleri, ormanları, tarım arazileri değil, barındıkları, bin bir emekle var ettikleri konutları da bu kapsam içinde. O kadar öyle ki, acele kamulaştırma için keşif amacıyla gönderilen bilirkişi heyeti adeta korsan bir çalışma yürütüyor, köylülerden kaçırılarak nerelerde keşif yaptığı gizleniyor. Yine acele kamulaştırma kararının iptali için Danıştay 6. Dairesi’nde açılan dava sonuçlanmadığı ve yürütmeyi durdurma talebi karar aşamasında olduğu halde bu da beklenmeyip şirketlerin ihtiyaç ve yağma hırsları direktif addedilerek jandarma koruması altında kamulaştırma süreci hızlandırılıyor.
Evde kimse yokken keşif!
Yasaların, kanunların yok sayıldığı, maden şirketlerinin, özelde de YK Enerji ve ortağı Limak’ın santral için ihtiyaç duyduğu kömürün bir an önce çıkarılmasının esas alındığı bu gaspçılık, İkizköy Muhtarı Nejla Işık’ın eşi Ali İhsan Işık’a ait taşınmazda aile tutuklanan kızları Esra Işık için adliyede beklerden yani konutta kimse yokken yapılacak kadar ileri götürüldü.
Basına yansıyan haberlere göre Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yürütülen dosya kapsamında, 31 Mart 2026 tarihinde İkizköy ve Karacahisar mahallelerinde toplam 148 taşınmaz için keşif kararı uygulandı. Ancak Ali İhsan Işık’ın avukatları Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca, keşif tarihinin kendilerine bildirilmediğini ve UYAP sisteminde dosyanın taraflarına açılmadığını belirtti. Özellikle keşfin yapıldığı günün, müvekkilin kızı Esra Işık’ın tutuklanarak cezaevine gönderildiği ana denk gelmesi “vicdani ve siyasal bir skandal” olarak değerlendirildi. Ailenin adliyede tutuklama kararını beklediği sırada boş evde yapılan bu işlem, avukatlarca bir “gözdağı” ve “peşinen cezalandırma yöntemi” olarak tanımlandı.
“Yok hükmündedir!”
Keşif zaptında yer alan hakim gözlemine göre, söz konusu 167 ada 7 parsel (eski 448 parsel) üzerindeki taşınmazın etrafı tel örgülerle çevrili olup içerisinde iki katlı bir ev, bir depo, kamelya ve ceviz bahçesi ile muhtelif meyve ağaçları bulunuyor. Bilirkişi heyetine; taşınmazın arazi mi arsa mı olduğunun tespiti, üzerindeki yapıların maliyeti, ağaçların cinsi ve kapitalizasyon faiz oranları gibi konularda ayrıntılı rapor hazırlamaları için 10 günlük süre verildi. Avukatlarına haber bile verilmedi!
Davacı vekilinin hazır bulunduğu keşifte, davalı tarafın yokluğu ve önceden bilgilendirilmemiş olması “adil yargılanma hakkının ihlali” olarak kayıtlara geçti. Avukatlar, mahkeme kaleminin daha birkaç gün önce dosyanın tensip aşamasında olduğunu söylemesine rağmen hafta sonu alınan kararla keşfe gidilmesini eleştirdi. Yapılan açıklamada, savunma imkanının ortadan kaldırılarak gerçekleştirilen bu işlemin hukuken “yok hükmünde” olduğu savunularak, İkizköy halkının yaşam alanlarını savunma mücadelesinin hukuk güvenliği çerçevesinde sürdürüleceği vurgulandı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!