AKP’li devletin “fikri iktidar” sorunu haline getirilen başlıklardan ilk sıralara konulan Boğaziçi ya da ODTÜ gibi üniversitelere dönük özel saldırganlığın son örneği, üniversiteyle ilişkisi bulunmayan AKP’li Melih Bulu’nun Tayyip Erdoğan tarafından kayyum olarak atanması oldu. 2016 yılında aday bile olmayan Mehmet Özkan’ın aynı şekilde kayyum olarak atanmasıyla bilinçli bir saldırıya dönüşen bu yaklaşımın, 2015 seçimlerinde AKP aday adayı olan Bulu’nun atanmasıyla daha da tırmandırılması, sadece Boğaziçili öğrenci ve akademisyenlerde değil, birçok üniversitede ve genel olarak kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Boğaziçili öğrenciler dün boykot ve karara karşı tepki gösterilmesi çağrısında bulunmuştu.
Bugün Boğaziçi Üniversitesi ve daha birçok üniversiteden öğrenci Bulu’nun kayyum olarak atanmasını protesto etmek amacıyla ilk önce üniversitenin Kuzey Kampusünde bir araya gelerek forum gerçekleştirdi.
Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri kayyum rektöre ve polis baskısına karşı yürüyor…#KayyumRektörİstemiyoruz#BoğaziçiRektörSeçimiİstiyor#KabulEtmiyoruzVazgecmiyoruz pic.twitter.com/hDabHbqLfM
— Alınteri (@GazeteAlinteri) January 4, 2021
Bu arada Bulu’nun Güney Kampüsü’ne geldiği duyumu alan öğrenciler yürüyüşle Güney kapısına gittiler. Kampüsü ve çevresini ablukaya alan polis Güney Kampüsü içindeki öğrencilerin dışarı çıkmasına izin vermedi. Bunun üzerine öğrenciler barikatı aşarak dışarı çıktı. Kuzey Kampüsünden gelen öğrencilerin Güney Kampüsü’ne girişi de engellendi. Polisle öğrenciler arasında arbede yaşandı, dört öğrenci gözaltına alındı. Öğrencilerin kapıyı zorlaması üzerine polisin kapıya kelepçe taktığı görüldü.
“Kayyum rektör istemiyoruz” pankartı açarak Güney Kampüs önünde toplanan öğrenciler sık sık “Kayyum gidecek biz kalacağız!”, “Melih istifa!”, “Melih Bulu rektörümüz değildir!”, “Buradan defol, intihalcı Melih!”, “Cinsiyetçi rektör istemiyoruz!” sloganları haykıran öğrenciler, gözaltına alınan arkadaşlarını serbest bıraktırırken eylemlerine devam edeceklerini vurgulayarak kararın geri çekilmesini istedi.
Öğrenciler ayrıca mühürledikleri Rektörlük binasına “Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri: Bu bina AKP’li Melih Bulu’nun rektör atanması sebebiyle Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından mühürlenmiştir!” ibareli bir not iliştirdiler.
#BoğaziçiÜniversitesi öğrencileri kayyuma karşı ayakta
AKP milletvekili aday adayı Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör atanmıştı#KayyumRektorİstemiyoruz pic.twitter.com/SvjZkfDIQC
— Alınteri (@GazeteAlinteri) January 4, 2021
“Rektör, dekan seçim ile belirlenmeli. Üniversiteler özerk olmalı. Boğaziçililer olarak tepkimiz Melih Bulu’nun geçmişinden ötedir. Biz bunu kabul etmiyoruz. Kayyum rektör istemiyoruz. Kayyum rektörlerin istifasını, rektörlerin seçimle belirlenmesini, akademisyenlerden yeni bir seçim istiyoruz. Bunun bütün üniversitelerde yer bulması için bütün öğrencileri desteğe çağırıyoruz” diye vurgulayan öğrenciler açıklamalarında şunları belirtti:
Boğaziçi Üniversitesi Öğrencileri olarak bu atamayı kabul etmiyoruz ve vazgeçmiyoruz!
2016 yılında yapıldığı gibi, yine bir gece yarısı tepeden inme bir şekilde üniversitemize yapılan yeni bir ‘rektör’ atamasıyla karşı karşıyayız. Üniversitemizde yerini yıllardır koruyan demokrasi anlayışı ile 2016 yılına kadar seçimler neticesinde belirlenen rektörlerimizin yerine 2016’dan sonra anti-demokratik bir şekilde tek elden kayyumlar atanmaya başlanmıştır. Üstelik, Boğaziçi Üniversitesine 1980’lerin askeri rejim döneminden beri ilk defa okul dışından bir rektör ataması yapılmıştır. Bu durum 2016’dan bu yana sürmekte olan ve rektör seçimlerini ortadan kaldıran anti-demokratik uygulamaların bir devamıdır.
Üniversiteler bir ülkenin bilim ve fikir üreten, özgür düşünceyi besleyen en değerli kurumlarıdır ve bu kurumların sürdürülebilmesi ancak akademinin özerkliği ile mümkündür. Akademi, ideolojiler ve siyaset üstü bir oluşumdur, ancak üniversite mensuplarının iradesinin hiçe sayılarak üniversitemize bir rektör atanması politiktir. Biz Boğaziçili öğrenciler olarak, üniversitemizin ilkelerine ve kültürüne binaen, üniversitemizin özerkliğinin; kişiliğine ve geçmişine bakılmaksızın tepeden atanan herhangi bir akademisyen ile değil, üniversite mensuplarının yaptığı demokratik yollarla belirlenen bir rektör seçimiyle sağlanacağını savunuyoruz. Bu şartlar sağlanmadığında, ortaya çıkan anti-demokratik uygulamaların üniversitemize zarar verdiğini üzülerek görmekteyiz. Bu zararların en aza indirilebilmesi için üniversite senatosunun 2012 yılında kabul ettiği Akademik İlkelere bağlılığımızı yinelemek isteriz:
-Üniversitelerin herhangi bir kişi ya da kuruluşun etki veya baskısına maruz kalmaması ve siyaset aracı olarak kullanılmaması, bilimsel ve toplumsal gelişim açısından vazgeçilmezdir.
-Üniversitelerde karar alma yetkisinin demokratik yöntemlerle seçilmiş kurullarda ve akademik yöneticilerde olması özerklik için şarttır. Rektör, dekan, enstitü müdürü, yüksekokul müdürü, bölüm başkanı gibi akademik yöneticiler atamayla değil seçimle belirlenmelidir.
-Üniversitelerin, özerk anayasal kurumlar olarak, akademik programlarını ve araştırma politikalarını öğretim elemanlarınca ve/veya üniversite kurullarınca kararlaştırılarak belirlemesi, bilimsel özgürlüğün ve yaratıcılığın şartlarındandır.
Boğaziçililer olarak asıl sorunumuz Melih Bulu’nun akademik geçmişi ve şahsi duruşundan da ötedir. Sorun isimlerden bağımsız bir demokrasi, akademik özerklik, fikri özgürlük meselesidir. Bu sorunun çözümü ise üniversitelerin kararlarının ve rektörlerin, üniversitelerin iradeleriyle belirlenmesidir. Bu nedenle bir kez daha söylüyoruz ki:
Üniversitemizin karar alma mekanizmalarındaki özerkliğine, demokratik ilkelerine, düşünce özgürlüğüne ve seçim yapma iradesine yapılan müdahaleleri kabul etmiyoruz. Kayyum rektör istemiyoruz ve duruşumuzdan vazgeçmiyoruz.
Taleplerimiz şunlardır:
-Tüm üniversitelerdeki kayyum rektörlerin istifasını, bütün rektörlerin demokratik yöntemlere uygun olarak seçimle belirlenmesini istiyor ve akademisyenlerden acilen yeni bir seçim düzenlemelerini talep ediyoruz.
-Bu demokratik tavır ve zorunluluğun bütün üniversitelerde yer bulması için hem diğer üniversitelerden öğrenci arkadaşlarımızı hem de mezunlarımızı bize destek olmaya çağırıyoruz.
Kabul etmiyoruz, vazgeçmiyoruz!
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencilerinden, (ODTÜ) Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) öğrencilerinden de destek geldi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!

