Ferhat Eren gibi çıkışsızlığa sürüklenen milyonlarca genç var!



Elazığ’da ardında bir not bırakarak intihar eden 21 yaşındaki Ferhat Eren’in satırları milyonlarca gencin nasıl bir geleceksizlik ve çıkışsızlık içinde olduğunun da ifadesidir


Rejimin intihar edenleri suçladığı hatta elinden gelse “bizi zor durumda bırakmak için intihar ediyorlar” diyecek kadar öfkeyle karşıladığı, mevcut tabloyu dile getirenleri “bireysel sorunları nedeniyle intihar edenleri krizle, yoksullukla, işsizlik ve çıkışsızlıkla ilişkilendirmek, bizi kötülemek içindir” diyerek hedefe çaktığı bu koşullarda bir genç daha intihar etti. Elazığ’da bir not bırakarak intihar eden ve cansız bedenine dün ulaşılan 21 yaşındaki Ferhat Eren’in satırları, her şeyin özeti olduğu için fazla söze gerek yok. Ferhat’tan kalan satırlar, kapitalist barbarlık sisteminin insanları nasıl bir çıkışsızlığa, anlamsızlığa sürüklediğinin, gelecek duygusu ve motivasyonunu nasıl yerle bir ettiğinin, kendisine ve tüm toplumsal ilişkilere nasıl yabancılaştırıp yapayalnız bıraktığının çarpıcı özetidir.

Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre son 5 yılda 137 bin 720 kişinin intihar girişiminde bulunduğu, 11 bin 387 kişinin de intihar sonucu hayatını kaybettiği Türkiye’de yaşanan bu son intiharın dayandığı toplumsal gerçeklik şu satırlarla dile geldi:

Hiçbir zaman konuşkan ve derdini anlatan biri olmadım. Ama artık anlatabilirim. Ben başa çıkamıyorum artık hayat ile mutluluk ve yaşamın bu dünyada bir ev, araba ve evlilik olması kadar saçma bir şey yok. Bu yaşıma kadar yaşayan bir ölü gibiydim. Hiçbir zaman ne mutlu ne de tatmin oldum. Sadece siz öyle olduğumu sandınız. Şimdi belki mutlu olacağım bir yere gitmek beni umutlandırıyor. Kimse ne beni düşünsün ne de arkamdan ağlasın. Beni sevenlerden ve ailemden özür diliyorum. Son çare bu mecburum. Çünkü yaşadıkça daha çok acı çekiyorum. Biliyorum, 2-3 gün konuşulup unutulacağım. Ardımdan bu yazıyı okuyun ki belki beni anlarsınız. Ben bile kendimi anlamıyorken. Tüm beni soran herkese bu yazıyı okutun. Herkesin gerçeği bilmeye hakkı var. Bunları yazarken bile zorlanıyorum. Çünkü kendimi bile açıklamak zor ama artık yaşamak istemiyorum. İstemiyorum ne yaparsam yapayım hiçbir şey değişmiyor. Her gün yine aynı şeyler oluyor. Hiçbir şeyi değiştiremiyorum. Sakın üzülmeyin sakın ağlamayın. Hiçbir şey geri gelmiyor. Yok olmak istemiyorum. Beni en azından yılda bir kez hatırlayın. Dışardan hayat dolu olanlar hep ilk giden olur. Ölürsem eğer kimse bundan sorumlu değildir. Tüm aile ve sevenlerimden özür diliyorum. En çok sizden özür diliyorum. Anne ve baba size layık bir evlat olamadım, özür diliyorum.