Fernas işçileri Bodrum’da AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun lüks oteli, İstanbul’da Polonya Konsolosluğu-Sabancı ve Koç Holding, Soma’daysa Fernas önünden seslendiler.
Fernas önünde konuşan madenciler, önümüzdeki direnişlerinin bugün hem Bodrum’da hem de İstanbul’da devam ettiğini belirterek Çarşamba günü de Ankara yürüyüşüne başlayacaklarını vurguladılar.
Narısoğlu’nun Bodrum’daki lüks oteli Cape Bodrum Luxury Otel’i önünden iktidara da seslenerek Nasıroğlu’nun itibarının zedelenmesini dert etmek yerine ölümle burun buruna çalışan işçilerin haline kafa yormaya davet ettiler. “Direne direne kazanacağız!” diye haykıran işçiler çalışırken ölmek, açlığa mahkûm edilmek istemediklerini belirtip, ağır çalışma koşullarını anlattılar.
İşçiler İstanbul’da da ilk önce Fernas’ın sahibi AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’nun aynı zamanda Türkiye-Polonya Dostluk Grubu Başkanı olması nedeniyle Polonya Konsolosluğu önünde açıklama yaparak “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” diye seslendiler.
‘Fernas’la ortaklığı bulunanların da sorumluluğu var’
Polonya Konsolosluğu önünde konuşan Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Mert Batur, AKP’li Nasıroğlu’nun Türkiye-Polonya Dostluk Grubu Başkanı olduğunu hatırlatarak şunları belirtti:
“Biz konsoloslukların sadece bulundukları ülkelerin devletlerini değil, halklarını da temsil ettiğini biliyoruz. Toplu ölüm riski olan bir yerde ortaklık, dostluk olmayacağını burada Fernas ile ortaklığı, dostluğu bulunan kurumları temsil edenlerin de sorumluluğu olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Bu nedenle konsolosluk yetkililerinden sorunun çözümü noktasında sorumluluk almasını talep ediyoruz” dedi.
3 talep hatırlatıldı
Madencilerin 27 gündür üç talep için direndiklerini belirten Batur, bu taleplerin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınarak madenin denetimden geçirilmesi, ücretlere Soma havzasında alınan ücretler gözetilerek zam yapılması ve işten çıkarılan madencilerin işe geri alınması olduğunu kaydetti.
‘Ben bir 100 kişinin, 200 kişinin daha ölmesini istemiyorum
Soma’da 301 maden işçinin öldüğü faciayı hatırlatarak, “Orada yaşamını yitiren madenciler benim arkadaşlarımdı” diyen madencilerden Eyüp Can ise, “301 sadece sayı olarak kalıyor. 301 can, 301 kişinin ailelerini de hesaplasanıza. Etkisini biz on senede aşamadık. Ben bir 100 kişinin, 200 kişinin daha ölmesini istemiyorum. Biz diyoruz ki iş sağlığı güvenliğini alın, biz de gidelim o işyerinde çalışalım” şeklinde konuştu. Can ayrıca Ferhat Nasıroğlu’na da madencilerle görüşme çağrısı yaptı.
’34 bine yerin 3 kilometre altında boğazımıza kadar suyun içinde çalışmak hak mı?’
AKP’li Nasıroğlu’nun kapısının önünde 27 gündür ‘ölmemek’ için direnen işçileri görmezden gelmesinin üzücü olduğunu kaydeden madencilerden Muhammet İleri de taleplerinin karşılanması için bir kez daha adım atılması çağrısında bulundu. Madende işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınarak maddi şartların iyileştirilmesi için AKP’li milletvekilini müzakere masasına oturmaya davet eden İleri, “Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz” dedi ve ekledi:
“Biz çocuklarımızı babasız bırakmak istemiyoruz. 34 bin TL gibi bir rakamla yerin 3 kilometre altında boğazımıza kadar suyun içinde çalışmanın gerçekten hak olduğunu savunuyorsa bunu ekranlarda söylemesini istiyoruz. Eğer bunu yapacak cesarete sahip değilse bizimle müzakere masasına oturmasını istiyoruz. Bir işveren olarak değil bir milletvekili olarak bizim yanımıza gelin ve görüşün.”
Sabancı Holding’e yürüdüler
Polonya Konsolosluğu önündeki açıklamanın ardından madenciler Levent’te bulunan Sabancı Holdingin önüne gitti. “Direne direne kazanacağız!” sloganıyla Sabancı Holding önüne yürüyen işçiler, burada da “Toplu ölüm riski var. Köleliğe ortak olma” pankartı açtı.
Fernas Grup’la Tufanbeyli ve Soma’da büyük ortaklığı bulunan Sabancı Holding’e sorunun çözümü noktasında sorumluluk alması çağrısında bulunan işçiler, direnmeye devam edeceklerinin mesajını verdi. Madencilerden Muhammet İleri, “Toplu ölümlere ortak olmayın” çağrısı yaptığı Sabancı Holding’e hitaben şu ifadelere yer verdi:
“Sabancı Holding işçi direnişleri ile gündeme gelip soyadlarının lekelenmesini istemeyen bir kuruluştur. Ancak bizim soyadlarımızı da düşünmelerini istiyoruz ve bize sahip çıkmalarını bekliyoruz. Benim yeraltında çalışırken ölmem demek onların da isimlerinin yok olması demek. Eğer soyadlarının lekelenmesini istemiyorlarsa bizim ölmemize müsaade etmemeleri gerekiyor. Eğer ellerinin bir madenci kanına bulaşmasını istemiyorlarsa ortakları ile konuşup bu konuyu çözüme kavuşturmalarını istiyoruz.”
Koç Holding önüne gitiler
İşçiler daha sonra Koç Holding önüne giderek Koç’ların ortaklığı bulunan Fernas’a işçi gönsrdiklerini yani grev kırıcılık yaptıklarını hatırlatarak, “Sizin çocuklarınız şatafatlı hayatlar yaşıyor olabilir, biraz da bu işçilerin çocuklarını gözönünde bulundurun. 6 km aşağıda Koç Holding’in maden ocakları var. Madencilerin en düşük maaşı 45 bin lira. Koç Holding’e sesleniyoruz; haklarımızı vermesi için ortağınız Fernas’ı uyarın. Gereğini yapın!” diye seslendiler.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!