Poyraz Soysal
Sonuçta Korkulan oldu!..
Yıllardır sokak canlılarını hedef gösteren faşist çetelerin kirli dilleri 82 yaşındaki bir teyzeye kadar uzandı. Önce katliamcılığıyla ünlü Altındağ Belediyesi teyzenin köpeklerini zorla elinden aldı. Hem de durup dururken. Sonra Güvenli Sokaklar Derneği denen faşist çete uğursuz rolünü oynadı. Bu katliam yasası hangi çetelerin çıkarınaysa ondan nemalanmaya çalışarak Nejla teyzeyi hedef gösterdi. Akşam Necla teyzenin evinin yandığı ya da “yakıldığı” Necla teyzenin de yaşamını yitirdiğine dair haberler düştü haber sitelerine.
Organize Bir Nefret
Bu vahşet bu işin nasıl zıvanadan çıktığını göstermek açısından ibretlik. Dünyada kapitalist barbarlığın içinde bulunduğu kriz, neofaşist akımların yükselmesine neden oldu. Bu akımlar göçmen düşmanlığı, kadın düşmanlığı, yaşlı ve engelli düşmanlığını bir nefret dalgası olarak sistematik bir şekilde pompalıyor. Türkiye’de faşizm zaten yıllardır böyle politikalar izlediği için, dünyadaki bu rüzgarın burada fırtınaya dönüşmesi kaçınılmazdı. Son yıllarda daha çok göçmen düşmanlığı olarak kendini dışa vuran bu politikalar, birkaç yıldır hayvan düşmanlığına evrildi. Utanç verici ve komik bir şekilde bir kesim herkesten, her şeyden rahatsız olup rahatsız olduğu kesimlere karşı nefret örgütlüyor. Daha doğrusu sistemin neye ihtiyacı varsa, bu cahilleştirilmiş şımarık trol sürüsü ona karşı nefret örgütlüyor.
Bu, Kürt, Alevi, Çingene, Göçmen, LGBTİ+ düşmanlığından yaşlı ve engelli düşmanlığına, şimdi de sokak hayvanlarına kadar evrildi. Necla teyze hem yaş almış hem de hayvanlara duyarlı olduğu için iki taraftan bu nefret dalgasının hedefi oldu. Gerçek bir karşı duruş örgütlenemediği taktirde bu politika çok daha tehlikeli noktalara evrilecek.
Güvenli Sokaklar Derneği adındaki faşist rant çetesi her gün yaşam savunucularını hedef göstermeye devam ediyor. Cehaletlerinin aynası olan “çok yaratıcı” tanımlamalarıyla, insanlara “it tapar” gibi saçma sapan lakaplar takıp onlara karşı nefreti örgütlüyorlar. Bin yıllardır insanın doğayla bütünleşmesinin doğal bir sonucu olan sokaktaki hayvanlara yem-su verme alışkanlıkları bile bu gözü dönmüş güruhun hedefi oluyor. Kaç kişi kedi ve köpeklere yiyecek-su verdiği için bu barbarların saldırısına uğradı.
Bir taraftan iktidar eliyle hayvan katliamı daha da büyütülüyor. Diğer taraftan muhalif sanılan belediyeler bu kanlı yasayı şevkle uyguluyor. Bir taraftan da hayvan düşmanı örgütlenmeleriyle nefret diri tutuluyor. Bir avuç hayvanseverin inatçı itirazı dışında dişe dokunur bir tepki yok. Mamak Belediyesi’nin göçmen düşmanı başkanı Veli Gündüz Şahin’in talimatıyla hayvanlara açılan savaşa karşı yaşam savunucuları belediye önünde nöbet eylemi gerçekleştiriyor. Hayvan hakları savunucularının da bu bölük pörçük durumdan kurtulup emekçilerle bütünleşerek bu saldırılara karşı bir çalışma örgütlemesinin gerekliliği kendini gösteriyor. Bunun dışında hareket etmek barbarlığa motivasyon oluyor. Kendine hiçbir zararı dokunmayan hayvanlara bile hayal gücü ürünü yalanlarla saldırıp hedef gösteren sapkınlığın karşısında bu kadar örgütsüz olmaya hakkımız yok. Bunu hayat her koşulda yüzümüze çarpıyor. Yeni Necla teyzelerin bu barbarların hedefi olmaması için harekete geçmeli. Kaybettiğimiz her anın neye mal olduğunu hayat gösteriyor. Daha vahşi sonuçlara tahammülümüz yok. Bilinçle, örgütlenerek bu barbarlığa bir dur demeliyiz. Yoksa dünyadaki son çakıl taşını bile nefretle yok edene kadar durmayacak.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!