13 Ağustos’ta tüm havuz medya, “erkek arkadaşının evinin penceresinden düşen 17 yaşındaki D.D.” cümleleri kurarak yaptığı haberlerle bir kadın cinayetinin daha üstünün nasıl örtülebileceği ve “o evde ne işi vardı?” sorularının karanlık gölgesi altında kalabilme ihtimalinin çirkin fotoğrafını verdi. Bazıları, 17 yaşındaki Duygu Delen’in bir madde bağımlısı ve psikopat olduğu kadar paranın her türlü pisliğin hatta bir cinayetin üstünü bile kapatacak gücü temsil ettiği “deneyimine” sahip 19 yaşındaki eski erkek arkadaşı Mehmet Can Kaplan’ın bir apartmanın 4. katındaki evinin penceresinden “düşerek” ölmesine ilişkin herhangi bir şaibe vurgusu bile yapmadı. Susturulmaya çalışılan sosyal medya mecrası, kadın hareketinin cinayetler konusunda yarattığı bilinç ve Duygu’nun vicdanını yitirmemiş arkadaşlarının anlatımları olmasa bu cinayet de tıpkı Şule Çet cinayeti ya da başka örneklerde olduğu gibi unutulup gidecek, katili paranın gücüyle hiçbir soruşturmaya uğramadan yeni cinayetler için ortalıkta dolaşacaktı.
Medyanın bu kadın düşmanı diline tepkiler gösterilirken, Duygu’nun ölümü ve eski erkek arkadaşının şeceresine ilişkin bilgiler de akmaya başladı sosyal medyadan. Arkadaşları Duygu’nun daha önce de psikolojik ve fiziksel şiddete maruz bırakıldığını anlattılar. O gün o eve de baskı ve tehditle götürüldüğünün videolardan anlaşıldığını hatta evin içinde uzun saatler şiddetli bir fiziksel kapışmanın yaşandığını belirttiler.
Katili Mehmet Can Kaplan’ın babasının parasının gücüyle 2019 yılında 210 promil alkollü, ehliyetsiz ve aşırı hız yaparak Zeynep Berna Atay adlı hamile kadının ölümüne sebep olduğunu ve bu gerçeklere rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bilgileri geldi sonra… O cinayete ilişkin raporda da Atay kırmızı ışıkta geçtiği için hatalı yazılmıştı! Ortaya çıkan bilgiler Atlantik Halı’nın sahibinin, oğlunu kurtarmak için Antep’te bol bol para saçtığını gösteriyordu.
Zenginliğiyle her türlü kapıyı açabileceği, istediği her şeye sahip olup, her pisliği yapabileceği tedrisatından geçen bu katilin kendisinden ayrılan Duygu’yu öldürerek, intihar süsü vermesi hatta buna bile ihtiyaç duymaması işten bile değildi yani… Duygu’nun ölümüyle ilgili yazılı açıklama yaparak üzüntülerini belirtip, “Yüce Türk adaletine güveninin” altını çizen Atlantis Halı’nın bir kere daha para saçarak gerçeği eğip bükebilme kudreti vardı ne de olsa!
Fakat kadın cinayetleri ve şiddet-taciz-tecavüz saldırıları konusunda “adalet” aranan ve toplumsal baskı oluşturmak için tek mecra haline gelen sosyal medya ve orada dile gelen tepkiler bu sefer işin o kadar da kolay olmadığını gösterdi.
Duygu Delen’in ölümüyle ilgili soruşturma sürerken Mehmet Can Kaplan gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinin ardından savcılığa çıkarılan Mehmet Kaplan, olayı görmediğini iddia etse de tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı, Duygu Delen’in 4’üncü kattan düşerek yaşamını yitirdiği evin sahibi ve genç kızın erkek arkadaşı olan Mehmet Kaplan’ın “çocuğun cinsel istismarı ve kasten öldürme” suçundan tutuklandığını bildirdi.
Bilirkişi raporunda da “Duygu’nun sert biçimde yere düşmesi atıldığına işarettir. Düşme hızı oldukça sert. Bu şekilde yere düşmesi intihar şüphesini ortadan kaldırır.” diye belirtildiği öğrenildi.
Duygu’nun arkadaşları Antep’te her kapıyı parasının gücüyle açabilen bu aileden çekinseler de gelişmelere ilişkin bilgi vermekten kaçınmadılar. “Adı geçen şahsın zamanında uyguladığı psikolojik ve fiziksel şiddeti bildiğimiz için intihara ihtimal dahi vermiyoruz” diyerek, cinayetin üstünün kapanmaması için destek beklediklerini söylediler. Bugün saat 16:30’da da Antep Demokrasi Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirecekler.
Duygu’nun katili de tıpkı Şule Çet’in üstü hızla örtülmeye çalışılan cinayetinde olduğu gibi bu toplumsal baskı ve güçle hakkettiği cezayı alarak, paranın gücünden daha büyük bir güç olduğunu görecektir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!