Bakacak Çaycısı Fikret Güven ve küçük esnaf



Önceki gün kendisini Bursa Valiliği önünde yakmaya çalışırken gözaltına alınıp, “adli kontrol” şartıyla serbest bırakılan Bakacak Çaycısı Fikret Güven’in anlattıkları küçük esnafın bu kriz koşullarında nasıl bir ruh hali içinde olduğunun da özeti niteliğinde.


Parası olanın düdüğünü ötürmesi ve devletin de temsilcileri aracılığıyla o “paralılara” iltimas geçme refleksini şaşırtıcı olmayacak şekilde sürdürmesine dönük tepkilerden biri de önceki gün (13 Ağustos) Bursa’da yaşanmıştı. Bakacak Çaycısı Fikret Güven, daha lüks kafelerin sahiplerinin devletin gücünü de arkalarına alarak adına “rekabet” dedikleri pratiklerine, büfesine giden yolun kapatılmasına, son olarak da Bursa BB zabıtalarınca mühürlenmesine ve Valiliğin de bu yaklaşımlara destek verip, kendisini büfesini yıkmakla tehdit etmesine dönük tepkisini, Valilik önünde kendisini yakma girişimiyle dile getirmişti.

Güven’in bedeni yangın tüpleriyle söndürüldükten sonra gözaltına alınmıştı. Savcılığa çıkarılan Güven, “adli kontrol” şartıyla serbest bırakılırken anlattıkları küçük esnafın bu kriz koşullarında nasıl bir ruh hali içinde olduğunun da özeti niteliğinde.

‘Kimse beni dinlemedi’
Güven, yolun toprakla 1 ay kapalı tutulduğunu ve insanların araç kuyruklarında mağdur edildiğini söylemişti.

Yolu tüm girişimlerine rağmen açmadıklarını vurgulayan Güven, şunları söylemişti:

Yolu 4 metre karla da kapattılar. Niye, müşteriler buraya gelmesin. Vali bey geliyor diye sonra yoldaki karı hemen sıfırladılar. Diyorum ya devletin gömleğini giyenler devlete ihanet ediyor diye. İşte bu yüzden söylüyorum. Kar motorları Bakacak’a gelecekti. Gelmiyor, yarı yoldan geri dönüyor. Bunu niye yapıyorlar? Biz burada ucuza satıyoruz ya buraya gelmesinler, kendi kafelerine gitsinler diye. Bunu anlatıyorum Vali beye, beni büfemi yıkmakla tehdit ediyor. Ben bakanına kadar derdimi anlattım, kimse beni dinlemedi.