Taciz Serbest, Aklama Bedava, Ceza Yok!



Meclis’te stajyer öğrencilere taciz davasında 16 yıla kadar ceza istenen tutuklu sanıklar tahliye edildi


Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında staj yapan mesleki ve teknik lise öğrencisi kız çocuklarının yıllardır meclis personeli olarak çalışan bir grup erkek tarafından taciz edildiği, sistematik istismara maruz bırakıldıkları geçtiğimiz yıl gözler önüne serilmişti..

Kadın düşmanı politikaların ve cezasızlığın hüküm sürdüğü Türkiye’de 16 yıl hapisle cezalandırılmaları istenen 4 sanığın tahliye edilmeleri, her gün artan taciz, tecavüz ve çocuk istismarlarına devlet politikası olarak göz yumulduğunun, erkek devlet elinin erkek sırtını sıvazladığının itirafıdır.

İ. adlı stajyer öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner’in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu belirterek 4 Aralık 2025’te Ankara Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurmuştu. Ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük olan dört mağdurun TBMM’de stajyer olarak bulundukları dönemde Meclis lokantasında çalışan Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Ramazan Çetin ve Recep Seven tarafından tacize uğradıkları ortaya çıkmıştı.

Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından ayrı ayrı 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

İtiraz üzerine yeniden tutuklanmışlardı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 9 Şubat’ta görülen ikinci duruşmada tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven hakkında önce tahliye kararı verilmiş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine üst mahkeme sanıkların yeniden tutuklanmasına hükmetmişti.

Davanın bugün görülen duruşmasında tutuklu sanık Durmuş Uğurlu, 15 yıldır aynı işyerinde çalıştığını belirterek, “Şerefim, gururum ayaklar altına alındı. Şahsıma yapılan suçlama bana ağır gelmektedir. Bana iftira atılmıştır. Kızımın psikolojisi bozulduğu için okuluna ara vermek zorunda kalmıştır. Suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

Yalandan kim ölmüş!.. 

Tutuklu sanık İbrahim Beşlioğlu ise şikayetçinin yanına bir kez bile gitmediğini öne sürerek, “Ne cinsel içerikli bir mesaj attım ne de başka bir şey yazdım. O gün sadece canım sıkıldığı için muhabbet amacıyla mesaj attım. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum” diye konuştu.

Tutuklu sanık Recep Seven de suçlamaları reddederek, “Bu çocuklar neden 6 ay sonra böyle bir kanıya vardılar? Her hafta öğretmenleri geliyordu. Neden bu kadar zaman sonra böyle bir şey söylediler” ifadelerini kullandı.

Yaklaşık altı aydır tutuklu olduğunu söyleyen Halil İlker Güner ise cezaevi sürecinde aile hayatının olumsuz etkilendiğini belirterek, “Telefon numarasını kendi verdi. Sosyal medyadan kendisi ekledi” dedi ve tahliyesini istedi. Tutuksuz yargılanan sanık Ramazan Çetin de beraatini talep etti.

Neden iftira atsın?..

Şikayetçi E, sanık Durmuş Uğurlu’nun olayların yaşandığı dönemde çocuğuna “18 yaşındasın, ailen sana karışamaz” dediğini ileri sürerek, “Çocuğuma birden fazla kez dokunmuştur. Şikayetim devam ediyor. En ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum” dedi.

Şikayetçi İ. ise kızının iftira attığının öne sürüldüğünü belirterek, “Mesajlar vardır. Öyle mesajlar mı yazmak lazım? O yüzden şikayetçiyim” diye konuştu.

Cumhuriyet savcısı, önceki celse açıkladığı esas hakkındaki mütalaasını tekrar ederek sanıkların cezalandırılmalarını ve tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti.

Ara kararını açıklayan hâkim, tutuklu sanıkların “kaçma şüphesinin bulunmaması, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması ve sabit ikametgah sahibi olmalarını” dikkate alarak, yurtdışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle tahliyelerine karar verdi.

Kadını erkeğin haz nesnesi ve ev kölesi olarak kodlayan eril iktidarın bütün erkek bireyleri neredeyse birbirinin aynı tepkiler veriyor. Çünkü hepsi aynı biçimde düşünüyor, aynı şekilde hayal ediyor, ellerine fırsat geçince aynı şeyleri yapmaktan çekinmiyor. Nasılsa evdekiyle, karakoldakiyle, yargıdakiyle arkalarını kollayan koca bir erkekler ordusu var.