Halim Bahadır
Yıl 1921, Ocak ayının 28’ini 29’na bağlayan gece. Kurtuluş Savaşı’na katılmak için Bakü’den Anadolu’ya doğru yola çıkan Türkiye Komünist Partisi(TKP) kurucu başkanı Mustafa Suphi ve yoldaşlarının Trabzon açıklarında hunharca katledildiği, Karadeniz’in o en kara gecesi.
O kapkara gecede, 15’lerle birlikte bir kişi daha vardı, bir kadın: Mustafa Suphi’nin eşi, yoldaşlarından biri Maria Suphi. orta sıradaki kadın büyük bir olasılıkla Maria Suphi olmalı. Maria Suphi öldürülmedi, esir alındı, alıkondu. Maria o akşam her yoldaşıyla birlikte 15 kere, yaşamının geri kalan bölümünde her gün yüzlerce, binlerce kere öldürüldü. Maria’nın sonraki yaşamı, karşı devrimin sınıf kininde, ahlaksızlıkta, alçaklıkta sınır tanımadığının da bir ibret belgesidir.
Maria Suphi en son
Kanlı tekneden indirilirken görüldü
Bitkin bedenini
Zorlukla tutuyordu ayakta
Yoldaşları
Teknede bir gecede
Maria
Katillerin sofrasında çırpınarak
Günlerce öldü
Karadeniz kudurdu kederinden
Vurdu kendini kayalara
Paramparça etti
Kana boyalı sularını
Maria’nın
On beş kere hançerlendi yüreği
Sonra
Bu kanlı tarihin karanlık yüzü kâhyanın
Yani
Irz düşmanı Yahya’nın
Cehennem çukuru gözlerinde
Can çekişirken
“Nemlizade Ragıp” adlı it oğlu itin
Esrar kokan soluğuyla boğuldu
Ardından
Son hançeri
Rivayete göre
Rize’de
Şehir eşkıyaları vurdu
Ve
Erk
Sonuna kadar
Katillerin arkasında durdu
Karşıki kıyılara
Maria ile yoldaşlarının
“Deniz kazasında”
Öldüklerini duyurdu
…
Maria
Nedense
Pek konuşulmadı bu olay
Erkek egemen kabullerimize
Ters düştüğünden dolayı
Bir garip utanma mıydı yoksa
Açıkça söyleyemedik
Egemenlerin bizi
Irzımıza geçerek yok etme heveslerine
Seni kurban seçtiğini
Oy Maria Suphi
Karşı kıyıların maralı
Bunu anlamadan biz
Nasıl anlayabiliriz
Seni buralara sürükleyen
O kocaman
Sevda yüklü kavganı
Bir Yasaklı Sevdayım / M. Kazım Ablak
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!