Açlık grevi ve tecrite ilişkin açıklama



Ankara’da bir araya gelen kurumlar HDP Ankara İl binasında hapishanelerde devam etmekte olan açlık grevi direnişi ve tecritle ilgili basın toplantısı yaptı.


Değerli basın emekçilerine ve halklarımıza,

Siyasi tutsakların cezaevlerinde hak ihlalleri ile tecride karşı 27 Kasım’da 120 cezaevinde başlattığı açlık grevi eylemi 64’üncü gününe girmiş bulunuyor.

Siyasi tutsaklar, hem ulusal hukuka hem de uluslararası anlaşmalara aykırı bir işkence yöntemi olan tecridin ortadan kaldırılmasını, cezaevlerindeki hak ihlalleri ile kötü muamelenin ve Kürt halkına yönelik saldırıların son bulmasını talep etmektedirler. İmralı cezaevinde ve Türkiye’deki cezaevlerinde yaygın olarak uygulanan tecrit, tutsakların aile bireyleri ve avukatlarıyla haberleşme hakkını, sosyal ilişkilenme hakkını, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkını ortadan kaldıran bir insanlık suçudur. BM Mandela Kurallarına, CPT tavsiyelerine ve 5275 sayılı İnfaz Kanunu’na da aykırı bu suç, Avrupa Konseyi organı olan CPT ve pek çok uluslararası insan hakları örgütü tarafından belgelenmiş ve sona erdirilmesi için hükümete sayısız çağrı yapılmıştır.

Tüm bu çağrılara karşın, tecrit uygulamasının ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin sürdürülmesi, meşru protesto hakkının ve demokratik müzakere zemininin iktidarın baskı politikasıyla ortadan kaldırılması, açlık grevi eylemlerinin başlamasına neden olmuştur.

Türkiye’de, hapishanelerde uluslararası hukukun hiçe sayılması kabul edilemezdir. Tutsaklar hapishanelerde pek çok ihlalle karşılaşmaktadırlar. Covid-19 salgınına rağmen yeterli temizlik malzemesi dağıtılmamakta, hasta tutsakların tedavileri aksatılmakta, sevk edilenler karantina adı altında tecrit edilmektedirler. Siyasi tutsaklar, itirafçılığa zorlanma, çıplak arama gibi insanlık dışı uygulamalarla sistematik biçimde karşılaşmaktadırlar. Bağımsızlığını tamamen yitiren yargı, siyasi tutsaklara adeta düşman ceza hukuku uygulamakta; yanı sıra siyasi tutsaklar, şartlı tahliye tarihi gelmesine rağmen keyfi biçimde hapishanede tutularak ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar.

Açlık grevleri, yüzyıllar boyunca en ağır hak ihlallerinin yaşandığı dönemlerde, seslerini duyurmak isteyenlerin başvurduğu son çare olmuştur. Nazım Hikmet, 1938 yılında orduyu darbe yapmaya teşvik etmek suretiyle hükümeti devirmeye azmetmek suçlamasıyla tam 28 yıl hapse mahkum edildiğinde mahkumiyetinin 12. şılında açlık grevine başladığında şöyle söylemişti:

‘Millete verdiğim açık istidaya (dilekçeye) canımı pul olarak kullanıyorum.’

Bugün de siyasi tutsakların hapishanelerde yaşadıkları ihlallerin sona ermesini talep etmeleri en demokratik haklarıdır. Ne var ki, iktidar bu itirazı dikkate almak yerine, hapishanelerde söz konusu ihlalleri bir baskı aracı olarak kullanmaktadır. Bu nedenle, siyasi tutsaklar yaşamlarını riske atarak seslerini kamuoyuna duyurmaya çalışmaktadırlar.

Nasıl ki, Nazım Hikmet’in, İngiltere’de oy hakkı isteyen kadınların, F Tipi hücreleri protesto edenlerin, tecride karşı seslerini duyurmak isteyen Kürt siyasi tutsakların açlık grevleri karşısında aydınlar ve demokratik kamuoyu, devleti temel insan haklarını korumaya çağırdıysa bugün de bizler aynı sorumluluğu taşıyoruz.

Öncelikle, açlık grevindeki siyasi tutsakların düzenli sağlık kontrollerinin ve tıbbi bakımlarının yapılması, protokollere uygun biçimde beslenme ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini hatırlatıyoruz.

Geçmişte Türkiye hapishanelerinde sürdürülmüş olan açlık grevleri sonucunda pek çok siyasi tutsağın, yaşamlarını kalıcı sağlık sorunları ve sakatlıklarla sürdürmek zorunda kaldığı veya yaşamını kaybettiği bilinmektedir.

Bu nedenle, yaşamın en önemli değer ve yaşam hakkının en temel hak olduğunu bir kez daha ifade ederek bu acı tecrübelerin bir daha yaşanmaması için iktidarı hapishanelerdeki keyfi uygulamalara bir an önce son vermeye, tüm hak ihlallerini sonlandırmaya ve bir insanlık suçu olan tecridin Türkiye’deki tüm hapishanelerde ortadan kaldırılması için adım atmaya, demokratik kamuoyunu ise siyasi tusakların taleplerinin duyulmasını sağlamak için duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

ALINTERİ

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEĞİ ANKARA ŞUBESİ

DEVRİMCİ PARTİ ANKARA İL ÖRGÜTÜ

EZİLENLERİN SOSYALİST PARTİSİ ANKARA İL ÖRGÜTÜ

HALKLARIN DEMOKRATİK KONGRESİ ANKARA

HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ ANKARA İL ÖRGÜTÜ

PARTİZAN

SOSYALİST MECLİSLER FEDERASYONU

SOSYALİST YENİDEN KURULUŞ PARTİSİ ANKARA İL ÖRGÜTÜ