Erdoğan bin odalı sarayından buyurdu: Açlığa rıza gösterin!



Erdoğan, Bakara Suresi’nin “Sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksilmeyle sınayacağız” bölümünü alıntı yaparak yaptığı konuşmada emekçilere açlığa, yokluğa, canınızı kaybetmeye rıza gösterin diye buyurdu, masanın altında tuttuğu sopayı da göstererek…


Erdoğan yine ve bu sefer daha açık biçimde halkı açlık, korku ve ölümle tehdit etti. AKP’nin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Bakara Suresi’nin “Sizi biraz korku ve açlıkla; mallardan, canlardan ve ürünlerden eksilmeyle sınayacağız” bölümünü alıntı yaparak, aba altından sopa gösterdi.

Bu cümlede ölüm de açlık ve yoksullaşma da mala el koyma da tüm bunlara karşı çıkmanın zorbalıkla bastırılacağı tehdidi de var. Açlıktan, yokluktan, canınızı kaybetmekten korkmayın diye buyuruyor Erdoğan. Açlığımızı, yoksulluk ve canımızı kaybetmemizi bu düzenin eşitsizlik kanunlarının sonucu olarak değil Allah’ın önümüze koyduğu bir sınav olarak görmemizi istiyor. Kendisi bin odalı sarayda yaşarken, aylık geliri 100 bin TL’yken, yandaşlarıyla birlikte cukkaya milyarlar atarken, ayakkabı kutularında para istiflerken diyor bunu. Bu böyleyken bize aba altından sopa göstererek emeği ucuzlatmak üzerinden kurdukları yeni sömürü rejimi stratejisinin yaratacağı yıkıma rıza göstermemizi emrediyor, göstermezsen sopa masanın altında diyor!

Ekonomik-siyasi kriz derinleşerek rejimi katmanlı bir toplumsal krizle karşı karşıya getirdikçe, eşyanın tabiatı gereği oluşacak tepki ve patlamaları önden bastırmak için tehditlere sarılıyor. Temel gıda ürünlerine neredeyse her gün fahiş oranlarda zam yapılıyor, alım gücü iyice düşen vatandaşlar, açlık kriziyle burun buruna. Bir yandan işsizliğin devasa boyutlara ulaşması, diğer yandan asgari ücrette dönen dolaplar; bunların yanında, yakıcılaşan barınma, ısınma, sağlık gibi temel sorunlar, halkta öfke birikimini arttırmış durumda. Öte yandan lüks ve şatafat içinde yaşayanlar, halka “porsiyonları küçültün” önerilerinde bulunarak dalga geçmeye devam ediyorlar.

Ancak her an patlama ve toplumsal bir harekete dönme tehlikesini de göz ardı etmeyen rejim, bir yandan da korku dağları yaratmaya çalışarak, kontrolü elinde tutmaya çalışıyor. Erdoğan’ın bu konuşması o nedenle oldukça önemli. Çünkü Erdoğangiller sadece açlıktan bahsetmiyor; aynı zamanda ölümle, çiftçinin, köylünün ürünlerine el koymakla tehdit ediyor. Bize yoksulluğu ve yoksunluğu reva görenlerin, bizi bir de canımızı almakla tehdit etmesi boşuna değil.

Suları ısındıkça, koltuklarına ve ellerinde tuttukları güce iyice sarılan rejim, bunun için toplu katliamlar da yapar, çetelerini, kolluk güçlerini üstümüze salmaktan da geri durmaz. Onun doğasını, yapabileceklerini zaten iyi biliyoruz. Ancak biz bize dayatılan yoksulluğu, yoksunluğu kabul edecek miyiz, bu tehdidin işe yarayıp yaramayacağını gösterecek tek şey bu olacak.