Taksim İnisiyatifi: Taksim İradesi Sahipsiz Değildir!



Dörtlünün “Taksim için başvuruda bulunduk” açıklamasının ardından Kadıköy kararı alması bulundukları noktayı ele verirken tarihsel sorumluluktan kaçışlarını da resmileştirmiş oldu. 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi, meydanın asıl sahibinin işçi sınıfı olduğunu ilan ederek rotanın kesin olarak Taksim olduğunu bir kez daha vurguladı


İşçi sınıfının en anlamlı mücadele günlerinden 1 Mayıs’a günler kala İstanbul’da iki ayrı kutup netleşiyor. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin (dörtlü) Taksim dillendirmesinden çark edip Kadıköy İskele Meydanı’nda toplanma kararına karşı, 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi, meydanın asıl sahibinin işçi sınıfı olduğunu ilan ederek rotanın kesin olarak Taksim olduğunu bir kez daha vurguladı.

Dörtlünün “Taksim için başvuruda bulunduk” açıklamasının ardından Kadıköy kararı alması bulundukları noktayı ele verirken tarihsel sorumluluktan kaçışlarını da resmileştirmiş oldu. 

Taksim İnisiyatifi’nin sosyal medya hesabından yaptığı çağrıda, “Taksim iradesi sahipsiz değildir, Türkiye işçi sınıfının ilk meydan kutlaması için Taksim’e çıktığı 1976 1 Mayıs’ının 50. yılında, Taksim kararlılığında olan tüm dostlarımızı omuz omuza yürümeye çağırıyoruz” denildi. 1976’daki bu ilk büyük meydan çıkışının yarım asırlık yıldönümüne vurgu yapan inisiyatif, Taksim’in işçi sınıfı için sembolik ve tarihsel meşruiyetini bir kez daha hatırlatıyor.

“Taksim Bizim, Söz Emeğin”

Taksim kararlılığını sahada da örgütleyen inisiyatif, 11 Nisan’da Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde “Taksim bizim, söz emeğin” başlıklı geniş katılımlı bir forum düzenlemişti. Depo işçilerinden enerji emekçilerine, inşaat işçilerinden sağlık ve eğitim emekçilerine, ev işçilerinden tersane işçilerine kadar yüzlerce emekçinin katıldığı forumda, Taksim’in yalnızca bir meydan değil sınıfın birliğinin ve özgürlük mücadelesinin adresi olduğu vurgulanmıştı.

Taksim İnisiyatifi, çağrısını söylemle sınırlı bırakmıyor. Bugün (17 Nisan Cuma) saat 15.00’te Kadıköy Postanesi önünde, aralarında DİSK Limter-İş Sendikası Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, BİRTEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ve Akbelen direnişçisi Esra Işık’ın da bulunduğu tutuklu sendikacılara ve gazetecilere kart atma eylemi düzenliyor. Bu eylem, inisiyatifin mücadelesinin yalnızca 1 Mayıs günüyle sınırlı olmadığını, sınıfın üzerindeki baskıyı her alanda teşhir ettiğini gösteriyor.

Dörtlünün “Taksim için başvurduk ama Kadıköy’deyiz” tutumu kuşkusuz sınıf hareketi içinde bir kırılmaya yol açacaktır. Fakat bu karar işçi sınıfı hareketinin geneli için bağlayıcılığı yoktur. Taksim kararlılığı her geçen gün daha fazla büyümektedir.

Bir yanda iktidarın “izin verdiği” alana sıkışmış, Taksim iradesini Kadıköy rıhtımında teslimiyete dönüştüren dörtlü diğer yanda barikatlara, yasaklara ve her türlü baskıya rağmen sınıfın onur ve direniş meydanı Taksim’de olma kararlılığını gösteren işçi sınıfının gerçek temsilcileri. 

Sınıf hareketi içinde bir yol ayrımı yaşanırken bu ayrımda tarihsel meşruiyet ve sınıfın öz iradesi, meydanları terk etmeyenlerin yanında olacak.