Tamillere yönelik toplu katliamlarıyla bilinen hatta Türkiye’deki faşist rejimin Kürt halkı için dönem dönem tehdit olarak öne süreceği kadar dünya gericiliği için model oluşturan, emekçilerin şovenizm ve çeşitli yapay farklılıklarla kutuplaştırması üzerinden saltanatını sürdüren Sri Lanka diktatörlüğü, bugün halkın akan öfkeli seli karşısında yerle bir oldu. Sivil faşist çetelerin geçtiğimiz mayıs ayında sokağa çıkan işçi ve emekçilere yönelik sindirme amaçlı saldırganlığı da devletin asker ve polis gücünün estirdiği kanlı terör de iki kere ilan edilen OHAL de işçi ve emekçi kitlelerin, geleceksizleştirilmiş gençlerin somut bir açlığa dönüşen yoksulluklarıyla demlenmiş öfkenin bastırılmasına yetmedi.
Güney Asya’daki 22 milyonluk bu ada ülkesinde isyanın fitili gıdaya, akaryakıta, elektriğe, ilaca ulaşamayan kitlelerin 16 Mart’ta sokağa çıkmasıyla ateşlendi. Bugün itibariyle diktatörlüğün simgesi olan Başkanlık ofisi ve başkanın özel konutunun ateşli silahlara, gaz bombalarına aldırmayan halkın yıkıcı öfkesiyle ele geçirilmesiyle doruk noktasına ulaştı.
Sri Lanka’da ekonomik krizi protesto eden halk Başkanlık Sarayı'nı kuşattı, Cumhurbaşkanı kaçtı pic.twitter.com/fltV1w1Umw
— Alınteri (@GazeteAlinteri) July 9, 2022
Bu öfke dünya gündemine bomba gibi düştü. Cumhurbaşkanlığı konutunu ele geçiren emekçilerin lüks ve şatafat karşısındaki tutumlarıysa dünya devrim deneyimlerinin güncel izdüşümü gibiydi.
Türkiye faşist rejimi bir empati yapmış olsa gerek taraflara itidal çağrısında bulundu, başkalarının da yüreğine korku düştüğü mutlak.
16 Mart’ta başlayan protestoların hedefinde ülkedeki önemli siyasi pozisyonları tutmuş Rajapaksa ailesi ve geleneksel siyasi yöneticiler vardı/var. Grevlerle, sokak eylemleriyle devam eden gösterilerde Başbakan Mahinda Rajapaksa istifa etse de (9 Mayıs) Devlet Başkanı olan kardeşi Gotabaya Rajapaksa etmemiş, etmeyeceğini açıklamıştı.
Happening now #July9th massive protest in Colombo Sri Lanka, demanding President Gotabaya Rajapaksa to step down.#LKA #SriLanka #EconomicCrisisLK #SriLankaCrisis pic.twitter.com/RQpn7KPke6
— Sri Lanka Tweet 🇱🇰 (@SriLankaTweet) July 9, 2022
Mahinda’nın yerine Başbakan olan ve bugünkü halk ayaklanmasıyla istifa ettiğini açıklayan Ranil Wickremesinghe, geçtiğimiz günlerde Sri Lanka’nın savaş sonrası tarihinde ilk kez dış borçta temerrüde düştüğünü, iflas ettiğini ilan etmişti. Kriz kontrolden çıkarken hükümet çareyi IMF ve diğer uluslararası finans merkezlerine başvurmakta bulmuştu, nitekim IMF’yle görüşmeler de devam ediyor.
Bunun bir “çare” olmadığını, sömürü ve açlığın daha da koyulaşması anlamına geldiğini bilen emekçiler tepkilerini yükselterek sürdürdü ve bugün bambaşka bir düzleme oturdu.
En temel tüketim kalemlerine ulaşılamıyor
Ülkede bu süreci mayalayan esas faktör son aylarda gıda enflasyonunun hızla yükselmesi ve haziran itibariyle yüzde 80’e ulaşması, Sri Lanka rupisinin değerinin de yaklaşık yüzde 80 oranında düşerek emekçilerin satın alma gücünün düştükçe düşmesiydi. Yoksulluğun derinleşmesiyle ülkede pek çok öğrenci okulu bırakmak zorunda kaldı. Çocuklara süt bulunamaz olurken, en temel gıda maddeleri için upuzun market kuyrukları oluştu. Günde sadece 13 saatliğine elektrik verildi. Basında çıkan haberlere göre, teknelerin denize girecek yakıtları olmadığı için ada ülkesinde balıklara bile erişmek imkansızlaştı. Sri Lanka’da günlük yaşam, 22 milyonluk nüfusun yaklaşık 6,3 milyonunun temel gıda maddelerine ulaşmasının giderek zorlaştığı bir hal aldı.
Bu tablo karşısında patlayan isyan, iki kere OHAL ilan edilmesine, askere-polise “vur emri” verilmesine, Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa’nın ağabeyi ve dönemin başbakanı Mahinda Rajapaksa’nın istifa etmesine rağmen dinmedi.
They've been here all day. Still going strong outside the stadium in Galle.
People from all over the south have come because as many told me, they felt they had to be out on the streets today. pic.twitter.com/M2wZewFyC3
— Andrew Fidel Fernando (@afidelf) July 9, 2022
OHAL’i kaldırttılar
Bugünkü büyük halk isyanı bir gün öncesinden sokağa çıkılacağının ilan edilmesi ve devletin buna karşı ilan ettiği OHAL’i tepkiler üzerine geri çekmek zorunda kalmasıyla başladı.
Sri Lankalılar sabah, Devlet Başkanı Gotabaya Rajapaksa’nın istifasını talep etmek için yeni bir hükümet karşıtı “GotaGoGama” protesto dalgasıyla Colombo sokaklarına döküldü. Yürüyüşün başlamasıyla polis halka tazyikli su ve biber gazı sıktı, gazetecilere şiddet uyguladı.
Siyah giyinen binlerce öğrenci, Kolombo’da Rajapaksa ve Wickremesinghe’nin istifası talebiyle protesto gösterisi düzenledi.
Ellerinde siyah bayrak taşıyan öğrenciler, “Yeter-şimdi gidin” yazılı pankartlar taşıdı.
Kitleselliği ve militanlığıyla dikkat çeken eylemlerde Cumhurbaşkanının ofisine ve özel konutuna girildi, başbakanlık binası yakıldı.
Başbakan istifa etti
Sri Lanka Başbakanı Ranil Wickremesinghe, protestocuların cumhurbaşkanının konutunu ve ofisini bastığı anlarda Parlamentodaki parti liderlerinin hem kendisinin hem de güç durumdaki cumhurbaşkanının istifa etmesini talep ettikten sonra istifa etmeyi kabul etti.
Başbakanın sözcüsü Dinouk Colambage yaptığı açıklamaya göre, Wickremesinghe’in tüm partiler yeni bir hükümet kurma konusunda anlaşmaya vardığında istifa edecek.
Öte yandan bazı yayın organlarına cumhurbaşkanının da istifa etmeyi kabul ettiği haberi düştü.
Halk iktidarı ele geçiremezse…
Mayıs ayında Sri Lanka hükümetinin talebiyle başlayan IMF’yle görüşmelerinin sürdüğü ülkede bundan sonrası bir halk iktidarına dönüşmezse emekçiler açısından tufan olacak! Keza daha şimdiden eğitim-sağlık gibi hizmetlerin ticarileştirilmesinden, devlet bütçesinden halkın ihtiyaçları için yapılan harcamaların kısılmasından bahsediliyor. Ülke yönetimi, IMF ile kurtarma paketine ilişkin yürütülen müzakerelerin sonucunu bekleyene kadar bu yıl geri ödenmesi gereken milyarlarca dolarlık dış borcun ödemesini askıya aldığını duyurmuştu. Ülkenin 2026 yılına kadar yıllık ortalama 5 milyar dolar ödeme yapması gerekiyor. IMF’yle yapılacak anlaşmanın ek külfetini de buna dahil ettiğimizde iktidar emekçilerin denetimine geçmezse olacakları tahayyül etmek zor değil.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!