Akkuyu NGS bugün resmen ‘Nükleer santral” oluyor!



Mersin Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne (NGS) bugün “Taze nükleer yakıt” getirilecek ve resmî bir törenle “nükleer santral” statüsü verilecek. Doğaya, toplumsal yaşama ve insan sağlığına zarar verecek, olası bir depremde felakete davetiye çıkaracak tesisin açılışı için yapılacak töreni protesto etmek isteyen parti, kitle örgütü ve ekoloji mücadelesi aktivistleri defalarca kimlik kontrolüne maruz kaldı, santrale yakın bir noktadaysa önleri jandarma tarafından kesildi. Burada iki kişi gözaltına alındı


Yapımına 2010 yılında başlanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne (NGS) bugün enerji üretiminde kullanılacak “taze nükleer yakıt” getirilecek. Böylece tesis, “nükleer santral” statüsüne kavuşacak ve teknik anlamda açılmış olacak. Ardından enerji üretimi için test aşamasına geçilecek. Sayısız uyarıya rağmen bugün yapılacak törenle resmi statüye kavuşmasını protesto eden kitle örgütü üye ve temsilcisi Akkuyu’ya gitmek için birçok ilden yola çıktı. Defalarca kimlik kontrolünden geçirilen ekolojistler son olarak NGS’ye yakın bir noktada jandarma tarafından durduruldu. Burada Türkiye İşçi Partisi (TİP) Mersin Milletvekili Adayı Doç. Dr. Hakan Güneş ve ekoloji aktivisti bir kişi daha gözaltına alındı.

Rusya Atom Enerjisi Kurumu’nun (Rosatom) “Yap-İşlet-Sahip Ol” modeliyle üstlendiği ve inşası devam eden tesisin 2025’te tamamlanması hedefleniyordu. Fakat iktidar seçim atmosferinde yapacağı güç gösterisi adına bu tarihi, Cumhuriyetin 100. kuruluş yıldönümüne çekti. Anlayacağımız için de ne olup bittiğini bilmediğimiz bu işçi cehennemi, üretim zorlamasının, kuralsızlığın alıp başını gittiği bir işçi mezarlığına dönüştürülecek. Doğaya, toplumsal hayata, insan sağlığına zararlı olduğu, zemininde çatlaklar oluştuğu, defalarca su baskının yaşandığı tesis konusunda uzmanların sayısız uyarısı, iktidara yönelttiği sayısız cevapsız soru olduğu da cabası.

Bu tesisin yapımı toplam 20 milyar dolara mal oluyor. Türkiye’deki ekonomik kriz koşullarında Rusya bu paranın büyük bir kısmını Erdoğan’ı kurtarmak için Türkiye’ye aktarmıştı. Elektrik ihtiyacının yüzde 10’unu karşılayacağı belirtilen tesis Putin ve Erdoğan’ın telekonferans yoluyla katılacağı programla bugün açılacak. Bu açılışın Çernobil’in yıldönümünün hemen bir gün sonrasında olmasıysa oldukça manidar!

Akkuyu NGS, olası bir depremde büyük risk taşıyan bir proje. Politik ihtirasların da işin içine girdiği bu yapım sürecinde reaktörünün oturacağı temelin bazı bölümlerinde çatlak oluşmuştu. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TEAK) müdahalesiyle çatlak olan bölümler kırılmış, ama sonra yine çatlak oluşmuştu. Bu defa beton kırılmış ve sorunlu bölümlerde temel yeniden atılmıştı.

İnşaat alanına kimsenin giremediği, bağımsız bir denetleme kurumunca kontrol edilmediği, istihbaratçıların cirit attığı düşünülecek olursa Türkiye açısından nasıl bir risk taşıdığı da anlaşılır.

Ki çatlak meselesinin gündeme geldiği günlerde 1956’da kurulmuş TEAK’ın kapatılması ve yerine ne olduğu belli olmayan Nükleer Düzenleme Kurumu kuruldu.

Santral Rosatom’un kontrolünde kalacak

“Yap-İşlet-Sahip Ol” modeli nükleer endüstrisinde ilk defa uygulanıyor. Buna göre Akkuyu NGS, inşası tamamlandığında Türkiye’ye transfer edilmeyecek ve Rosatom kontrolünde kalacak. Rosotom istese bile hisselerin sadece yüzde 49’unu devredebilecek. Yani ha Rusya’dan elektrik satın almışsınız ya da Akkuyu’da üretim yapan Rus şirketten…

Projenin devreye alınmasıyla Türkiye, enerji karşılığında Rosatom’a 15 yıl boyunca kilovat saat başına 12.35 dolar sent ödeyecek. Bazı analistler bunun dünya ortalamasının 2-3 kat üzerinde olduğunu düşünüyor.

Bu, Türkiye’nin tercih ettiği bir model. Tesis için gerekli yatırımın operatör tarafından yapılması istendi. Rusya’nın yatırımını piyasaya satacağı elektrik üzerinden geri alacağı belirtiliyor. Sermayesini geri kazanması ve kâr edebilmesi için elektrik fiyatlarını normal piyasa fiyatlarının üstünde belirlemesiyse sır olmayacaktır.

NKP partileri de uyarmıştı

Nükleer Karşıtı Platform (NKP) geçtiğimiz günlerde “Akkuyu’ya Nükleer Yakıt Getirilmemeli” başlığı altında hazırladığı, Türk Tabipleri Birliği ile Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu dahil 54 nükleer karşıtı kurum ve sivil toplum örgütünün imzası ile bir mesaj yayımlayarak iktidara aday tüm siyasi partilere uyarıda bulundu.

Mesajda nükleer santrallerin barındırdığı risklere dikkat çekildi, Akkuyu NGS’de inşaat sürecinin durdurulması istenerek, “Mali açıdan büyük kamu zararı doğursa da ‘Nükleer santralı kapatacağız’ demeyen hiçbir siyasi partiye oy vermeyeceğiz” denildi ve şöyle devam edildi:

“Nükleer santralin proje maliyeti içinde olmayan atık yakıt çubuklarının ve çalışma süresinin bitiminde santralin bertaraf maliyetini, ekosisteme, canlılara, insan sağlığına, tarıma, balıkçılığa verdiği zararların maliyetini proje maliyetine eklediğimizde projenin iptalinden doğacak ekonomik kayıp ile karşılaştırılamayacak ölçüde ekonomik zarar önlenmiş olacaktır.”