Helin Şen’i katleden polis hakkında ‘ödül’ gibi ceza istendi!



Diyarbakır’da zırhlı araçtan açılan ateşle hayatını kaybeden 12 yaşındaki Helin Hasret Şen’in ölümüyle ilgili Polis Abdullah Ercan’ın yargılandığı davada tutuklama talebi reddedildi, Helin’i katleden Ercan hakkında ödül gibi mütalaa hazırlandı, sonraki duruşma 19 Ekim’e ertelendi


Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde, sokağa çıkma yasağının devam ettiği 12 Ekim 2015 tarihinde annesiyle birlikte fırına ekmek almaya giderken polis kurşunuyla katledilen 12 yasındaki Helin Hasret Şen’in ölümüyle ilgili davanın duruşması bugün Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti. Davada kobra tipi zırhlı aracın silahtarı polis Abdullah Ercan “bilinçli taksirle öldürmek”ten yargılanıyor.

Duruşmada savcı mütalaasını sundu. Bir gün önce müşteki avukatlarına tebliğ edilen mütalaa suçluyu aklamaya çalışırken suçunu da alenen itiraf edecek bir nitelikte. Duruşma sonunda mahkeme, sanığın tutuklanması talebini redderek sonraki duruşmayı 19 Ekim’e erteledi.

Polis yığınağı altında gecikmeli başlayan duruşmaya Şen’in annesi Nazmiye, babası Ekrem Şen ile avukatları Abdullah Zeytun, Yakup Güven, Huriye Hamidi, Mehmet Emin Gün, Ömer Sansarkan katıldı. Sanık polis Abdullah Ercan ise duruşmaya görev yaptığı yerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden avukatıyla katıldı.

MA’daki habere göre davada mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, olaya ilişkin görüntülerde, çocukların sokakta oynadığını, daha sonra sokaktan ayrıldığını, ateş etme sırasında çocukların görülmediğini ve ateş edildiği sırada Şen’in trafo arkasında olduğunu ve gözükmediğini belirterek, sanığın buna rağmen “güvenlik” atışlarına devam ettiğini kaydetti.

“Ölebileceğini öngörmesine rağmen atışlara devam etti”

Mütalaasında, sanığın ateş etme öncesinde sokakta çocukların bulunduğu durumu dikkate alındığında çocukların olay yeri veya etrafında olma ihtimalinin devam ettiğini ifade eden iddia makamı, sanığın bunu bilmesine, olayda başkalarının yaralanabileceği veya ölebileceğini öngörmesine rağmen kimsenin yaralanmasını ummayarak güvenlik atışlarına devam ettiği vurguladı.

İddia makamı mütalaasında, sanığın güvenlik atışlarını kurşunun sekme durumu ile trafo veya duvarların arkasında insanların olabileceğini düşünmediğinden devam ettiğinden, taksirinin bulunduğu, bu taksirinde atış da bulunduğu güvene dayanarak yaptığını ifade ederek, sanığın maktulü görmediği, bu nedenle öldürme kastının bulunmadığı eylemi neticesinde, trafo arkasında bulunan müteveffa Helin Hasret Şen’in ölümüne bilinçli taksirle sebebiyet verdiğini savundu.

İddia makamı Ercan’ın bilinçli taksirle öldürmeden 2 yıl ile 6 yıl arası değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Şen’in annesi: adalet istiyorum

Beyanları sorulan Şen’in babası Ekrem Şen, sanığın tutuklanmasını ve davanın bir an önce sonuçlandırılmasını istedi. Anne Nazmiye Şen ise “Adalet istiyorum” dedi.

“Mütalaa sanığı korumaya yöneliktir”

Şen ailesinin avukatı Abdullah Zeytun, iddia makamının detaylı bilgiler ışığında, araştırma yapmaksızın mütalaasını hazırladığını belirterek, olay anındaki bilgiler değerlendirilmeksizin, kroki, otopsi raporu ve diğer raporlar arası bağlantı kurulması durumunda Şen’in hedef alınarak vurulduğunun anlaşılacağını belirtti.

Görüntü uzmanlarının kare kare fotoğraflarla Şen’in vurulma anını anlattığını, tanık beyanlarıyla bu durumun somut olduğunu, Şen’in hedef alınarak vurulduğuna dair çok sayıda delil olduğunu ifade eden Zeytun, sanığın beyanlarının aksine olay günü çatışma olmadığının emniyet kayıtlarında mevcut olduğunu kaydetti. Mütalaanın bu şekilde hazırlanmasının sanığı, emniyeti korumaya yönelik bir adım olarak anladıklarını vurgulayan Zeytun, dosyadaki delillerin mütalaada ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerektiğini dile getirdi. Sanığın eylemini doğrudan kasıtla gerçekleştirdiğini ve mütalaanın bu yönde olması gerektiğine işaret eden Zeytun, sanık polisin tutuklanmasını talep etti.

Zeytun, mütalaaya karşı esas hakkındaki savunmalarını yapmak üzere süre talebinde bulundu.

“Ölümlü trafik kazasında dahi tutuklama veriliyor”

Ailenin avukatı Yakup Güven, sanığın özgürlüğünü kısıtlayıcı hiçbir tedbir kararının verilmediğini, sanığın dışarıda olmasının ailenin acısını artırdığını belirterek, “Trafik kazalarında dahi tutuklama kararları veriliyor, zırhlı araçla ateş edilmesi sonucu çocuğun ölümüne neden olunmasına rağmen tutuklama kararı verilmemesi cezasızlık algısı oluşturuyor” diyerek, sanığın tutuklanmasını istedi.

“Müvekkilim emri yerine getirdi”

Sanık Ercan’ın avukatı Alper Uğurlu, dosyadaki raporlar ve tanık beyanlarıyla müvekkilinin anlatımlarını doğruladığını savunarak, müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini istedi. Mahkemenin aksi kanaate olması durumunda basit taksirden hüküm kurmasını isteyen Uğurlu, Diyarbakır Valiliğinin sokağa çıkma yasağı kararına işaret ederek, müvekkilinin emri yerine getirdiğini savunarak, beraatini talep etti.

Çatışmada sadece 2 el ateş iddiası

SEGBİS’le duruşmaya bağlanan Ercan ise yaşanan olaydan dolayı üzgün olduğunu söyledi. Olayda kör noktalara ateş ettiğini, Şen’in kendi silahıyla vurulmadığını savunan Ercan, çatışma yaşandığını ve kendisinin içinde bulunduğu zırhlı araca mermi isabet ettiğini ileri sürdü. Çatışma yaşandığını ve kör noktalara ateş ettiğini savunan Ercan, çatışma vardı demesine karşılık, olaydan sonra sadece 2 el ateş ettiğini ileri sürerek, beraatini talep etti.

Tüm talepler reddedildi

Mahkeme, delillerin toplanmış olması ve sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığına kanaat getirerek, sanığın tutuklanması ve olaya ilişkin görüntülerin iyileştirilmesi talebinin reddine, sanığın Maraş’ta bir kişiyi darp etme suçu işlediğine yönelik istenilen evrakların beklenmesine karar vererek, duruşmayı 19 Ekim’e erteledi.