Ankara’da “Barış Hakkı” Paneli



Bilim Sanat Edebiyat Dergisi (BİSED), 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında “Barış Hakkı” paneli düzenledi. Panele TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ile İHD Genel Başkanı Eren Keskin konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü Süreyya Karacabey yaptı


Mülkiyeliler Birliği Kültür Merkezi’nde bulunan Prof. Dr. Oral Sander Konferans salonunda yapılan panele, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü Süreyya Karacabey yaptı.

Panelde Riha’nın Pirsûs ilçesinde oğulları ve eşi katledilen Emine Şenyaşar ile aynı saldırıdan sağ kurtulan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, İHD Ankara Şube yönetici ve üyeleri ile kentte bulunan siyasi parti, meslek ve emek örgüt temsilcileri katıldı.

Panel başlamadan önce Bilim Sanat Edebiyat Dergisi ve Devrimci 78’liler Federasyonu Başkanı Şair Ahmet Telli kısa bir konuşma yaptı. Ardından da panele geçildi.

Barışı savunulmazsak adaleti savunmamız imkansız

Panelde ilk olarak söz alan Fincancı, barış hakkı olmadan diğer hakların savunulma imkanının da olmadığını belirtti. Fincancı, “İnsanlar, ‘artık geçinemiyoruz’ dediğinde saldırılara maruz kalıyor. Kimin ne zaman terörist olacağını bilmediğimiz bir ülkede yapacağımız tek şey barışı savunmaktır” dedi. Konuşması sırasında Şenyaşar ailesine selam veren Fincancı, adaletin paramparça olduğunu vurgulayarak, “Barış hakkı savunulmadığında adaleti savunmak da imkânsız” dedi.

İktidar da muhalefette aynı

Eren Keskin ise konuşmasına “Barışı neden konuşamıyoruz” sorusuyla başladı.  Türkiye’de barış talebinin olmadığını söyleyen Keskin, “Hem iktidar hem muhalefet devletin kuruluş kodlarına sahip çıkıyor. Devlet her zaman kötüydü. Resmi ideoloji ve resmi tarih olarak dayatılan her şeyin yalan olduğunu düşünüyorum. Bugün iktidar ve muhalefetin Kürt sorununa, Ermeni Soykırımına yönelik görüşlerinde bir farklılık yok. Resmi politika savunucuları Cumartesi Anneleri’nin, Şenyaşar Ailesi’nin acılarını duymak istemiyor. Aslında kimler barışı istiyor belki de bunun cevabını vermek gerekiyor” diye belirtti.

Keskin, “Bizim yaşadığımız bütün hak ihlallerinin altında AB’nin ihmali var” dedi. İfade özgürlüğünün bu denli kıskaç altına alındığı bir dönemi hatırlamadığını da söyleyen Keskin, “İHD sokakta kurulan bir dernekken bugün sokaktan uzaklaştırılmaya çalışılıyor” dedi.

Kutuda teslim edilen cenazelere dikkat çeken Keskin konuşmasına, Türkiye’de cenazelerin kutulara konularak ailelerine verildiğini belirterek, “Cenevre Sözleşmesi’nde savaş halinde bile cenazelerin usule uygun gömülmesi gerektiği ifade ediliyor. Peki muhalefet bundan söz ediyor mu? Bundan söz etmeden Barış’ı konuşamayız” diyerek devam eden Keskin ayrıca ülkenin en büyük sorunlarından birinin de sığınmacılar sorunu olduğunu dikkat çekerek “Ama ‘Sığınmacılar neden burada’ sorusunu soranlar, neden ‘benim ülkem Suriye’de’ diye sormuyor. CHP bir gün bu soruyu sordu mu?  Sığınmacı kız çocukları para karşılığında istismara uğruyor. Birçok mülteci kız çocuğunun hamile kaldığı açıklandı. Devlet bunun üzerine gitti mi? Hayır!  Bunu açıklayan arkadaşımız cezalandırıldı. Namus kavramı üzerinden kadınlar, trans kadınlar katledilirken, ‘Sınır namustur’ kavramı kullanılıyor”  diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Annem kararlı

Panelde söz alan Ferit Şenyaşar Adalet Nöbeti eylemlerini Adalet Bakanlığı önünde sürdürdüklerini belirtti. Şenyaşar, “Annem Adalet Bakanlığı önünde, ‘Adalet yok, hükümet yok. Bütün kolluk anneyi izliyor. Ülkeye barış ve adalet gelecekse, anneler getirecektir. Erdoğan döneminde ilk defa bir anne Adalet Bakanlığı önünde bu kadar uzun süredir bir eylem yapıyor. Annem kararlı, mücadelesini sürdürecek, dayanışma istiyor” dedi.

Oğlumu çıkarsınlar

Panelde Emine Şenyaşar da söz alarak, “Çocuklarımı herkesin gözleri önünde öldürdüler. Çocuklarımın babası hastanede katledildi. Katledenler hastaneyi boyayarak delilleri yok ettiler, kayıtları yok ettiler. Artık kayıtları çıkarsınlar. Bir diğer oğlum ise cezaevinde kaç yıldır tek başına bir odada tutuluyor. Oğlumu çıkarsınlar” dedi.

Panel katılımcıların soru cevaplarıyla sonlandırıldı.