İspanya Futbol Federasyonu Başkanı Luis Rubiales’in Dünya Kupası ödül töreninde, takımın oyuncusu Jenni Hermoso’yu dudağından öperek taciz etmesi erkek egemen zihniyetin dumura uğrattığı beyinlerin iğrenç perdesini bir kez daha araladı.
Tacize dünya çapında gösterilen tepkiler üzerine İspanya Spor Bakanı dahi, “Bunun İspanyol futbolunun ‘MeToo’ anı olmasını istediğini” söylemek zorunda kaldı.
Kadın futbolcuya yönelik tacizin gündem olması erkek egemen zihniyetin en fazla kuşattığı erkek futbolunu korkunç rahatsız etti. Almanya’da da futbol yetkilileri Luis Rubiales’a sahip çıktı!
Dünya çapında kadın hareketleri gibi Avrupa’da da kadınlar on yıllardır “Benim Bedenim Benim Kararım!”, “Hayır Hayırdır!” diye sokakları inletiyor, kampanyalar yürütüyorlar. İspanya’da dünyaca ünlü bir kadın futbolcuya, kameralar ve bütün dünyanın gözü önünde yapılana tepkisi böylesine boğulmaya hatta linç edilmeye çalışılıyorsa, daha kıyıda köşede tacizce tecavüze uğrayan tonlarca kadının sesinin nasıl boğulduğu gerçeğini düşünmeden edemiyorsunuz.
Erkek egemen zihniyet de bunun öyle bir farkında ki, tacizi tersten meşrulaştırmak için çırpınıyor adeta. Jenni Hermoso ve diğer kadın futbolcu arkadaşlarının tepkisini, kapitalist sistemin en derin ve en radikal biçimlerde savaşılması gereken kodlarını, “Histerik bir kadının gereksiz çığlığı”, “Bunu fırsat bilen radikal kadın hakları savunucularının erkek düşmanlığı” “Tacizden ziyade bir erkeğin sevincini istediği gibi göstermesinin skandal haline getirilmesidir” diye savunuyorlar.
Normal koşullarda bu sözlerden dolayı derhal görevlerinden alınması gereken Almanya’daki Alman Futbol Yetkilisi Karl-Heinz Rumenigge ve arkadaşları tacizcinin yardımına “Bir kaşık suda fırtına koparmak“ diyerek koştular.
Alman medyası bir türlü “Taciz / Übergriff” demiyor. Gazeteler “öpücük skandalı”, “öpüşme olayı” diyerek lanse ediyor.
Özetle erkek egemen sistemin bütün mekanizmaları Luis Rubiales gibi istismarcıyı koruyor ve mağduru suçluyor.
Erkek egemen düşüncenin kuşattığı kadın örneği
Kendisini acımasız bir feminist kampanyanın kurbanı, mağdur olarak göstermeye çalışan Rubiales’ı FIFA’nın 90 gün süreyle uzaklaştırması ve istifasını talep etmesi sonrası bu kez bir kadın, Rubiales’in annesi Angeles Bejar açlık grevine başladığını duyurdu.
Eril zihniyetin en sağlam destekçisi, kendisini kalesi kiliseye kilitledi ve “Adalet yerini bulana” kadar açlık grevi yapacağını açıkladı. Bir kadının tacizi, bunda güçlünün/erkeğin hak sahibi olduğu konusundaki ataerkil düşünceyi yeniden üretmesi her şeyden daha utanç verici!
Kadın futbolcuya yapılan tacizin savunusu, bu çağda da kadınların pekâlâ “cadı olarak yakılabileceğini”, modern “Lilith”ler ilan edilmesinin çok da zor olmadığını gösterdi.
Öyleyse sistemin tüm eril kodlarını yerle bir etmeli! Bunun için Jin Jiyan Azadi mücadelesini sistemin temellerini sarsmaya doğru ilerletmek için daha fazla cüret atılganlık!..
Erkek egemen zihniyetin pervasızlığı karşısında kadınların bu mücadeleyi çok daha fütursuz ilerletmesi zorunluluğu bin kat daha elzemdir.
İspanya’daki gösterilerdeki slogan gibi: SE ACABO! (BİTTİ!)
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!