Yargıtay’dan politik karar: Gezi cezalarını onadı!



Yargıtay, Gezi Direnişi davasında Osman Kavala ve TİP milletvekili Can Atalay’ın da aralarında bulunduğu beş kişinin cezaları onandı. Cezası adli kontrol şartıyla bozulan Mücella Yapıcı, kararın ardından tahliye edildi. Yapıcı’nın ilk sözleri “Hiçbirimizin suçu yoktu. Bu nasıl bir adalet anlayabilmiş değilim. Ben burada canlarımı bıraktım çıkıyorum” oldu


Yargıtay Gezi’nin itibarsızlaştırılması ve topluma gözdağı verme politikasını sürdürdü. Her fırsatı faşist saldırganlığa dair mesaj vermek için kullanan, simgesel anlamı olan davalar üzerinden bunun altını çizen rejimin çizgisine de uygun olarak, Gezi Direnişi davasında Osman Kavala ve TİP Antakya Milletvekili Can Atalay’ın aralarında bulunduğu beş kişinin cezalarını onadı. Cezası bozulan Mücella Yapıcı, kararın ardından tahliye edildi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Osman Kavala hakkındaki ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükmü onandı.

Daire, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçlamasıyla 18’er yıl hapis cezası verilen Can Atalay, Tayfun Kahraman, Mine Özerden ve Çiğdem Mater Utku hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin de onanmasını kararlaştırdı.

Dairenin, Atalay ve Kahraman’a ilişkin onama kararının gerekçesinde, “sanıkların bir plan ve organizasyon dahilinde gerçekleştirilen Gezi Parkı olaylarının başlaması ve tüm ülke sathına yayılarak derinleştirilmesi kapsamında eylemlerinin bulunduğu” belirtildi.

İktidarın sopası haline gelen yargının bu kararıyla birlikte TİP Milletvekili Can Atalay’ın başvurusunun görüşüleceği AYM duruşması da boşa çıkarılmış oldu. AYM 5 Ekim’de Atalay hakkında muhtemelen tahliye kararı verecekti. Ancak Yargıtay’ın onama kararından sonra Atalay’ın hükmü kesinleştiği için AYM duruşması da zora düştü. Yargıtay bu kararıyla iktidarın politikalarına harfiyen uyarken AYM’ye de sınır çizmiş ya da elini rahatlatmış oldu.

Kararda, Taksim Dayanışması’nın Gezi eylemleri sürecinde “provokatif” paylaşımlar yaptığı, eylem çağrılarıyla “eylemcileri tahrik ederek şiddet olaylarının tırmanmasına neden olduğu” iddia edildi. Atalay ve Kahraman’ın, Taksim Dayanışması’nı yönlendirdikleri öne sürülen kararda, şu gerekçeye yer verildi:

“Gezi Parkı eylemlerinin gerçekleştirilmesindeki organizasyonda baş aktör olan ve bu eylemleri finanse eden diğer sanık Mehmet Osman Kavala ile de irtibatlı olarak birlikte hareket ettikleri anlaşılmakla, bu şekilde vuku bulan eylemleri, TCK’nın 312/1. ve 37/1. maddeleri kapsamında hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunu oluşturduğu halde, delillerin takdir ve değerlendirilmesinde düşülen yanılgı sonucu hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs etmeye yardım suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.”

Bozma kararları: Mücella Yapıcı hakkında tahliye kararı

Ali Hakan Altınay, Yiğit Ali Ekmekçi ve Ayşe Mücella Yapıcı hakkında verilen 18’er yıl hapis cezaları ise Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozuldu.

Dairenin kararında, bu sanıkların eylemlerinin, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” kapsamında olmadığı; sanıkların eylemlerinin “toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Daire, mahkumiyet hükümlerini bozduğu sanıklar Yapıcı ile Altınay’ın adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini kararlaştırdı.

Mücella Yapıcı: Bu nasıl adalet, anlamış değilim

Kararın ardından Mücella Yapıcı, tutuklu bulunduğu Bakırköy Kadın Cezaevi’nden tahliye edildi.

Cezaevinden çıkarken gazetecilere açıklama yapan Yapıcı, “Hiçbirimizin tek bir suçu yoktu. Bu nasıl bir adalet, anlamış değilim. Ben burada canlarımı bıraktım çıkıyorum. İçeride kalan canlarımızı bir an önce çıkarmamız lazım. Böyle bir adaletsizliği hak etmiyor bu ülke” dedi.