Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından Şenyaşar ailesine yönelik gerçekleştirilen katliama dair, “işyeri” ve “hastane” dosyalarının birleştirildiği davanın 3’üncü duruşması Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde sürdü.
Mahkeme delillere rağmen tutuklu Fadıl Şenyaşar’ı yine tahliye etmedi.
Katliamdan yaralı kurtulan Mehmet Şenyaşar, Mehmet Şah Yıldız’ın kim tarafından öldürüldüğünün belli olmadığını, ağabeyi Fadıl Şenyaşar’ın silahının Yıldız ailesinin elinde olduğunu, incelenme sonucu Yıldız’ı öldüren kurşunun bu silahtan çıkıp çıkmadığının tespit edilebileceğini belirtti.
‘Katliam bütün devlet erkinin önünde yapıldı’
MA’daki habere göre duruşmada Şenyaşar ailesi avukatı Hidayet Enmek, iş yerinde yaşananlara dair detaylı anlatımlarda bulundu. Fadıl Şenyaşar’ın meşru müdafaa kapsamında kendini ve ailesini savunduğunu, koşulların sağladığını belirten Enmek, “Fadıl’ın 5 yılı aşkındır tutuklu bulunması hukuki bir garabettir. Olaydan sonra aile linç edildi. Aile terörize edildi. Fadıl savcının odasında yaralı halde babasının ölüm haberini aldı ve tutuklandı. Katliam bütün devlet erkinin gözleri önünde yapıldı. Ailenin adalet mücadelesi ile dava açıldı. İş yeri davası Fadıl serbest kalmasın diye alelacele açıldı” diye konuştu. Enmek, Fadıl Şenyaşar’ın tahliyesini talep etti.
Vatan millet savunması!
Ardından söz alan tutuklu sanıklar Celal, Enver Yıldız ve Mekail Şimşek’in avukatları, tanık beyanlarında yer alan aleyhe beyanları ret ederek tahliye talebinde bulundu. Avukatlar sanıkları “Vatana millete bağlı. Bedeli terör ile mücadele ederek ödemiştir” diyerek savundu.
‘Katliama göz yuman kolluk güçleri neden yargılanmıyor?’
Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili ve katliamda ağır yaralanan Ferit Şenyaşar, yargılamanın tarihe geçeceğini belirterek “Katliama dair 4 yıl sonra ifadeler alındı. Bunun hukuki bir açıklaması yok. Bir anne 5 yıldır adalet mücadelesi veriyor. Anne sadece adalet istiyorum diyor. Katliama dair iş yeri görüntüleri mevcut. İş yerinde yaşamını yitiren Mehmet Şah Yıldız’ı kimin vurduğu belli değildir deniliyor. Tanık olarak dinlenen ilçe emniyet müdürü Yıldız ailesi ile nasıl haşır neşir içinde olduğunu anlattı. Katliama göz yuman kolluk güçleri neden yargılanmıyor” diye konuştu.
‘Kardeşim serbest kalmazsa nöbet devam edecek’
Tutuklu sanık Enver Yıldız’ın 18 ay sonra adliyeye giderek teslim olduğunu, tape kayıtlarında “Savcı değişecek sonra teslim olacağım” ifadelerinin yer aldığını kaydeden Şenyaşar, “Hastane katliamının tanığı dönemin Urfa Valisi Abdullah Erin. Hastane kayıtları olduğunu bir gün ortaya çıkacağını söyledi. Annem hasta, oğlu 5 yılı aşkın süredir tutuklu. Oğlu serbest bırakılmaz ise Adalet Bakanlığı önünde adalet nöbetini sürdürecek. Kardeşimin biran önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.
Katliamda ağır yaralı kurtulan Mehmet Şenyaşar, Pirsûs’ta 30 yıllık esnaf olduklarını belirterek, katliam günü yaşananları anlattı. Katliam sonrası Pirsûs’tan ayrılmak zorunda kaldıklarını belirten Şenyaşar, “Hastanede polisin gözü önünde ‘vatan haini’ denilerek beni linç ettiler. Polisin yanında sedye üzerindeyken bize ateş açıldı. Abimin (Fadıl) silahı Yıldız ailesinin elinde. Silahı ortaya çıkarsınlar kardeşim suçlu ise cezası ne ise çeker” dedi.
ERTELENDİ
Yapılan beyanlarına ardından müzakkere için duruşmaya ara verildi. Verilen aranın ardından ara kararı açıklayan mahkeme heyeti, beyanları alınmayan sanık ve tanıkların bir sonraki duruşmada hazır bulunmasına, Şenyaşar ailesi avukatlarının taleplerinin reddine, dönemin Gıda ve Tarım Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, vali Abdullah Erin ve dönemin il emniyet müdürü Erdem Bildirici dinlenmesinin ileriki duruşmalarda değerlendirilmesine, hakkında yakalama kararı varken yaşamını yitirdiği iddia edilen İbrahim Yıldız’ın ölümünün araştırılmasına, tutuklu sanıkların tutukluluklarının devamına diyerek bir sonraki duruşmanın tarihini 12 Ocak 2024 olarak belirledi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!