Bangladeş’te binlerce konfeksiyon işçisi 2 Kasım’dan beri sokakta. İşçiler, 2018’den beri 74 dolara denk düşen 8 bin 300 takaya çalışıyor, bu rakam ev kiralarına bile yetmiyor. Dayatılan sefalete karşı asgari ücretin temel ihtiyaçlarını karşılayacak 208 dolara yani 23 bin takaya çıkarılmasını talep ediyorlar. Bangladeş Giyim İmalatçıları ve İhracatçıları Derneğinin (BGMEA), aylık asgari ücretin işçilerin beklentisi olan 208 dolar yerine 90 dolara çıkarılmasını teklif edince uluslararası markalar için Çin’den sonraki en önemli sömürü üssü olarak görülen Bangladeş’te binlerce işçi “yeter atık” diyerek sokaklara döküldü.
Sendikalı tekstil işçilerinin öncülüğünde Dakka’da başlayan grev ve direniş, Gap, Walmart, H&M, Zara, Inditex, Bestseller, Levi’s, Marks and Spencer, Primark ve Aldi gibi uluslararası markalara üretim yapan 300’den fazla fabrikanın faaliyetlerinin geçici olarak durdurmasına yol açtı. İşçiler, birçok fabrikanın önünde, ulaşım depolarında ve bazı caddelerde protesto gösterileri düzenledi.
Öfkeli işçiler, Gazipur bölgesindeki dükkanları taşladı, bir elektrikli eşya mağazası ateşe verildi ve bazı dükkanları tahrip edildi. Polis bazı yerlerde gaz bombası ve plastik mermiler dışında ateşli silah da kullandı. Şu ana kadar en az iki işçi katledildi.
Tüm saldırılara rağmen işçiler, geri adım atmamaktaki kararlılıklarını her tutumlarıyla hissettiriyor.
“Dünyanın tekstil cehennemi” olarak tanımlanan Bangladeş’te çoğunluğu kadın 4 milyona yakın konfeksiyon işçisi karın tokluğuna ve hiçbir can güvenlikleri olmadan çalışıyor. Pandemi döneminde uluslararası firmalar siparişlerini iptal edince 1 milyona yakın işçi ücretlerini bile alamadan işsiz kaldı. Kredi, borç ve sefalet içinde yaşamaya çalışan işçilerin yeterli besine bile ulaşamadığı ülkede patronlar ise başta ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere hazır giyim ürünleri ihracatından yılda yaklaşık 55 milyar dolar kazanıyor. Levi’s, Zara ve H&M gibi uluslararası markalara üretim yapılan ülkenin ihracatının yüzde 85’i de konfeksiyondan oluşuyor.
Bugün Bangladeş’teki tablo ise tüm uluslararası sermayenin özelde de Türk tekelci burjuvazisi ve devletinin hayal ettiği tablodur. Son yıllarda emeğin alabildiğine ucuzlatılması ve bu saldırının açıklanan programlarda da stratejik bir hedef olarak belirlenmesi bunun ifadesidir. Uluslararası işbölümü içinde yer kapmak için hedeflenen Bangladeşleşmektir.
Bangladeş işçi sınıfı, tüm “gençliğine”, deneyimsizliğine rağmen kavgayı öğreniyor, örgütlenip mücadele ediyor. Türkiye’nin Bangladeşleşmemesinin biricik yolu da budur.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!