Deniz Gider
14 Haziran 2018 tarihinde Suruç’ta eşi ve iki oğlu eski AKP Urfa Milletvekili olan Halil İbrahim Yıldız’ın akrabaları tarafından vahşice katledilen Emine Ana’nın mücadelesi, direnişi ve ısrarı…
Anaların direnişi bu coğrafyada toplumsal hafızamızı daima diri tutmuştur ve tutmaya devam ediyor! Barış Anneleri, Cumartesi anneleri/insanları, cezaevlerinde tutsak edilen evlatları için mahkeme ve hapishane kapılarında dövülen anneler, Çorlu tren kazasında adliyede ve sokaklarda adaletin kırıntısını arayan anneler ve Emine Ana’nın direnişi…
Ağıtların, acının, öfkenin, gözyaşlarının dili, rengi ve ırkı yoktur. Yaşamını yitiren Cumartesi Anneleri’nden Berfo Ana’nın “30 senedir duvarı boyamadım, gelirse evi kolay bulsun evladım” cümlesindeki umut, 10 Ekim Ankara Gar Katliamında ölümsüzlüğe uğurladığımız Serdar Ben yoldaşın annesinin yürümekte zorluk çekmesine rağmen ısrarla mezarına gelip Gazi Mezarlığı’na yayılan ağıdı… Bu coğrafyada faili meçhul cinayetlerin üzerinin kapatılması, güpegündüz işlenen cinayetlerin failleri ortadayken delillerin yok edilmesi ne yazık ki hâlâ sıradan…
Emine ananın 2021’de Urfa’da başlattığı direniş bugün Ankara’da Adalet Bakanlığı önünde sürüyor. Bu süre zarfında defalarca kez darp edilerek gözaltına alındı. Hakkında davalar açıldı. Yılmadı! Bugün sağlık koşullarından dolayı Adalet Bakanlığı önünde tekerlekli sandalyesiyle adalet direnişini sürdürüyor. Şenyaşar ailesine yaşatılan bu zulüm karşısında “sözler” verilmesine rağmen dava dosyasına gizlilik kararı konuldu.
Ziyaretine gitmeden önce, ‘Ne söylenebilir ki…’ diye düşündüm. Hangi cümle hafifletir yaşadıkları bu adaletsizliği! Gezi İsyanının Ankara ayağında polis kurşunuyla katledilen Ethem Sarısülük’ün katili Ahmet Şahbaz perukla getirildiği mahkemede ödül gibi ceza almadı mı? Kollayanlar belli!
Sindirilmek istenen, ötekileştirilen, yaşamları gasp edilen milyonlar korku ikliminde açlıkla, işsizlikle yavaş yavaş tüketilirken Adalet Bakanlığı önünde direnen Emine ana, ‘herkes için adalet’ talebinin tutkulu taşıyıcısı olarak simgeleşmiştir artık.
Dayanışma için ziyarete giden insanların Kürtçe bilmemesine rağmen Emine ananın ne söylediğini anlaması, ziyaret esnasında yapılan Türkçe konuşmaların da anne tarafından anlaşılması yaşanan bu saldırılar karşısında ortak paydada buluşulduğunda nelerin gerçekleşebileceğinin fotoğrafı olarak karşımızda duruyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!