Akcanlar ve Fernas İşçileri Çalışma Bakanlığı Önünde



7’li çalışma sistemiyle pazar tatillerinin gasbedilmesine, adaletsiz vergilendirme sistemine, sefalet ücretine karşı direndikleri için toplu çıkışları verilen BİRTEK-SEN üyesi Akcanlar işçileri ile Bağımsız Maden-İş’e üye oldukları için uğradıkları kıyıma karşı direnen Fernas Madencilik işçileri Çalışma Bakanlığı önünde açıklama yapıp oturma eylemine başladılar


7’li çalışma sistemiyle pazar tatillerinin gasbedilmesine, adaletsiz vergi sistemine ve sefalet ücretleri dayatmasına karşı toplu çıkışları verilen ve 31 gündür gerek fabrika önünde gerek patrona ait oteller ve kent merkezinde çeşitli eylemlerle direnen Akcanlar işçileri dün akşam Antep’ten yola çıkarak Ankara’ya, Çalışma Bakanlığı’nın önüne geldi.

AKP Batman Milletvekili Ferhat Nasıroğlu’na ait Fernas Madencilik’te çalışıp Bağımsız Maden-İş’e üye olan yedi arkadaşlarının işten çıkarılmasıyla direnişe geçen ve direnişi maden önünde, Soma kent merkezinde ailelerinin de katılımıyla sürdüren, son olarak Nasıroğlu’nun Bodrum’daki Cape Bodrum otelinin önünde de nöbet eylemi başlatan Fernas işçileri de sirenişlerinin 22’inci gününde Ankara’ya, Çalışma Baknalığı’nın önüne geldiler.

Gerek Fernas gerekse Akcanlar işçileri defalarca polis saldırısına uğradı, gözaltına alınıp haklarında adli kontrol kararları verildi.

Fernas işçileri son olarak Bodrum’daki otelin önünden 3 defa üst üste gözaltına alındı.

Fernas ve Akcanlar işçileri Bakanlığın önüne yaklaştırılmayınca durduruldukları noktada basın açıklamaları yapıp oturma eylemine başladılar.

Fernas işçileri: Böyle kamu düzeni bozulsun zaten!

Fernas işçileri adına Bağımsız Maden-İş’e üye olduğu için işine son verilen ve çıkarılma nedeni de kendisine müdür tarafından “işçileri niye galeyana getirip sendikaya üye yapıyorsunuz” diye sözlü olarak tebliğ edildiği halde çıkışı Kod 46’dan verilen Fernas işçisi Erdinç Demirtaş bir konuşma yaptı. Demirtaş süreci başından bu yana anlatarak Bakanlığa “Sendikaya üye olduğum için atıldım, üyelik dökümüm patron tarafından kamuoyu ile paylaşıldı, gözaltına alındım. Ne TCK ne KVKK kaldı ama görmediniz” diye seslendi.

Bağımsız Maden-İş adına yapılan konuşmadaysa işçilerin Bağımsız Maden-iş’te örgütlendikleri için çeşitli kodlarla işten çıkarıldığı, defalarca gözaltına alındıkları, telefonlarına el konulup haklarında adli kontrol kararları verildiği, e-devlet bilgilerinin patronlara teslim edilği, SGK dökümlerinin deşifre edildiği hatırlatılarak Çalışma Bakanlığı’na “Siz Anayasa’yı, TCK’yı, İş Kanunu’nu, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu, KVKK’yı ihlal ettiniz ama kamu düzenini işçiler bozuyor öyle mi? Böyle kamu düzeni bozulsun zaten.” diye selenildi.

Yapılan açıklamalarda işçilerin sadece işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmasını istedikleri, ödenen ücretin Soma’daki ortalama ücrete çıkarılması, sendikal nedenlerle işten atılan işçilerin geri alınmasını talep ettikleri ve bu yasal hakları olan bu talepler için bunların yaşatıldığı vurgulandı.

‘Bu sorun artık bu ülkedeki sendikal örgütlenmeye, işçi ve emekçilerin hak arama özgürlüğüne sahip çıkma meselesidir’

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ise Bakanlık önünde yaptığı konuşmada şunları vurguladı:

Anayasa’da kağıt üstünde olduğu kadar bile sendikal örgütlenme özgürlüğünün, sendika seçme hakkının olmadığı anlamına geliyor. Bu ülkede bu ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan, bütün değerlerini üreten işçi ve emekçilerinin örgütlenme ve hak arama özgürlüğü yoksa kimse haktan, hukuktan, demokrasiden bahsedemez. Eğer bu ülkenin ana muhalefeti bunun için kıyameti koparmıyorsa, ‘işçilerin hak arayan herkesin yanında olacağız’ diye söz verenler bugün bunun için memleketi ayağa kaldırmıyorsa onların da yarın bu ülkeyi hakla hukukla demokrasiyle yönetmek diye bir iddiası olamaz.

Bu sorun artık sadece Fernas işçilerinin sadece As Plastikişçilerinin sadece Polonez işçilerinin, Akcanlar işçilerinin sorunu değildir. Eğer bir ülkede bu işçiler için hak arama özgürlüğü yoksa kimse için özgürlükten bahsedilemez!

O yüzden biz bunu kabul etmeyeceğiz! İşçiler haklarını almadan bu ülkenin hiçbir yerinde patronlara ve onların çıkarları doğrultusunda bu ülkeyi yönetenlere huzur vermeyeceğiz!

Bir çağrımız da bugün yanımızda olmayan sendikalara. Bütün bu haksızlıklar yapılırken, işçilerin sendikalaşma ve sendika seçme özgürlükleri ortadan kaldırılırken patronlar ve iktidarlarla işbirliği içinde koltuklarında oturmaya devam eden sendika yönetmleri ve tabanlarındaki işçi ve emekçilere sesleniyoruz: Bu sorun artık tek tek bu işyerlerinde saldırılara uğrayan işçilerin ve onların sendikalarının sorunu değildir. Bu sorun artık bu ülkedeki sendikal örgütlenmeye, işçi ve emekçilerin hak arama özgürlüğüne sahip çıkma meselesidir. O yüzden bugün Ankara’dan, Çalışma Bakanlığı önünden artık bir suça azmettirme bakanlığına dönüşmüş olan bu hukuksuzluğa karşı işçilerin sesini duymaya ve bu sesi büyütmeye çağırıyoruz.”

Oturma eylemi ve görüşme

Açıklamalardan sonra Çalışma Bakanlığı’nın önüne alınmayan işçiler, bulundukları yerde oturma eylemi başlattı. Bir süre sonra Akcanlar ve Fernas işçilerini temsil eden bir heyetle Çalışma Bakanlığı Daire Başkanlığı arasında bir görüşme gerçekleştirildi. Görüşmeye dair yapılan aktarımlarda Bakanlık yetkililerinin aslında birçok şeyden haberdar olduklarını, anlatılanların bir kısmına “haklısınız” dediklerini, ancak somut bir çözüm yaklaşımı gerçekleştirmekten kaçındıkları belirtildi.