2024 İSO 500 Listesi Açıklandı: Yüksek Sömürü, Düşük Teknoloji, Borç Döngüsü!



İSO 500’ün 2024 yılı sonuçlarına göre Türkiye’de kapitalizm düşük yoğunluklu teknoloji, yüksek sömürü ve borç döngüsüyle karakterize. Geçen yıla göre kârdan zarar ettikleri için ağlayan patronların harcamaları içinde ücret ve maaş giderleri reel olarak sadece yüzde 32,5 oranında artmış, ancak onlar yine de rekabetteki dezavantajlarından bahsedebiliyor yani daha daha vahşi bir sömürü rejimi hayalini çeşitli gizemli sözlerin arkasına gizleyebiliyor


İstanbul Sanayi Odası (İSO), 1968 yılından bu yana düzenli olarak açıkladığı “İSO-Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması”nın 2024 yılı sonuçlarını duyurdu. Açıklanan listede 2024 yılında üretimden satışlara göre en büyük kuruluş, 651,6 milyar lira ile uzun yıllardır olduğu gibi yine Koç’lara peşkeş çekilen TÜPRAŞ oldu. İkinci sırada 356 milyar lira ile aynı şekilde Koç’ların Ford’u, üçüncü sırada da 201,6 milyar lira ile Star Rafineri AŞ yer aldı.

Her 3 isim de işçilere sefalet ücreti, 3 yıllık sözleşme ya da işçi kıyımları ve tasarruf tedbirleri adı altında işçi sağlığı ve iş güvenliğini hiçe sayan uygulamalarla biliniyor. Artı değer sömürüsünün her yolla derinleştirilmesi anlamına gelen bu uygulamalarla TÜPRAŞ’ta 7 Mayıs’ta ücretlere yüzde 35’lik artış ve 3 yıllık sözleşme imzalanmış, işçiler bu dizginsiz sömürü hırsına karşı Kocaeli ve Aliağa rafinerilerinde eylemler gerçekleştirmişti.

İSO listesinde 2023 yılına göre İSO 500’ün ilk üç sırası değişmezken, 2024’te İSO 500’ün ilk 10’unda yer alan şirketlerde 2023 yılına göre iki değişiklik oldu. 2023 yılında ilk 10’da yer almayan İskenderun Demir Çelik ve Hyundai Motor Türkiye Otomotiv son araştırmada ilk 10’a yükseldi. Bunlardan Öz Çelik-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu İSDEMİR’de süren TİS görüşmelerinde yüzde 54 oranında zam talebine karşı patronun zam teklifi yüzde 25 oldu.

İSO 500 verileri sıralamada en üstte yer alanların otomotiv, metal, enerji, silah ve ardından gıda, lojistik şeklinde geldiğini gösteriyor.

Yükselenler sömürüyü derinleştirenler

Yine işçilerin son görüşmede taleplerini yüzde 137,5 oranında ücret artışına çekerken patronun yüzde 52,5 dayattığı TEKFEN’e ait Toros Tarım, 2024 yılında İSO 500 listesinde 8 sıra yükselerek 56’ıncı oldu. Toros Tarım’ın üretimden satışlarıyla elde ettiği gelir ise 28.23 milyar TL.

Sefalet dayatmasına karşı greve giden DYO Boya 228. sırada yer alırken 2024 yılında ise 8.9 milyar TL değerinde üretimden satış geliri elde etti.

Sömürü düzeyi ücretlerdeki reel artışla da ortada: Yüzde 32,5 

Patronlar bu yıl kârdan zarar ettikleri için ağlıyor. Krizin ve dünyadaki genel ekonomik-politik gelişmelerin etkisiyle talep daralması-ihracat sıkıntısı yaşadıklarını, rekabette geride kaldıkları, kazandıklarını borç faizine aktardıklarını belirtiyorlar.

Bunlardan özellikle rekabette sıkıntı yaşadıkları başlığı, asıl olarak üretim maliyetlerini, onun da içinden ücretlerin yüksekliğini kapsıyor. Yani sömürü oranının istedikleri düzeyde derinleşmediğini… Fakat göstergeler ücretlerin bu enflasyon koşullarında yüzde 92,1 oranında artmış gibi görünse de reel olarak aslında yüzde 32,5 oranında arttığını gösteriyor.

Sanayinin kendi faaliyetinden kazandığının önemli bir kısmını finansman giderlerine harcadığı yani borca dayalı bir döngünün devam ettiği anlaşılan verilere göre 500 büyüğün 152’si zarar açıklamış.

Mutlak artı değer sömürüsüne dayanan karlılık!

İSO’nun açıkladığı veriler birçok yönüyle incelenmeyi hak ederken aynı zamanda Türkiye kapitalizminin röntgenini de vermiş oluyor. Türkiye kapitalizmi sadece borçlanma-faiz giderleriyle değil, aynı zamanda düşük teknolojiye dayalı olanların kârlılığıyla da dikkat çekiyor. Bunun işgünü saatlerinin uzatılması ve az işçiyle çok iş anlamına geldiğini açıklanan son verilerden de biliyoruz.

İSO 500 firmalarının teknoloji yoğunluklarına göre yaratılan katma değer dağılımı Türkiye kapitalizminin teknolojik düzeyini de gösteriyor. Ekonomim gazetesi bunu sanayide büyük bir teknolojik dönüşüme ihtiyaç olduğu şeklinde yorumluyor.

Bu elbette işin bir yanı, ama diğer yanı da İSO 500’de 2024 yılında yaratılan katma değer içerisinde en yüksek payın yüzde 34,6 ile düşük teknoloji yoğunluklu sektörlere ait olduğu gerçeği. Bu grubun payının geçen yıla göre 5,9 puan arttığı belirtiliyor.

Aynı dönemde orta-düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerin payı 2,5 puan düşüşle yüzde 31,4’e, orta-yüksek teknolojili sanayiler grubunun payı 3,6 puan düşüşle yüzde 26,7’ye gerilediği kaydedilen haberde, yüksek teknoloji yoğunluklu sanayiler grubunun payının ise 0,3 puan artışla yüzde 7,4’e çıktığı belirtiliyor.

İSO 500 içinde orta-yüksek ve yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerde yer alan firmaların katma değerden aldıkları pay 2023’te yüzde 37,4 ile rekor seviyeye ulaştıktan sonra 2024’te yüzde 34,1’e düşerek ivme kaybetmiş. Yanı sıra 2024 itibarıyla 470 imalat sanayi firmasından 180’i düşük teknoloji yoğunluklu sanayilerde faaliyet gösteriyor.

Bu demektir ki Türkiye’de sanayi asıl olarak mutlak artı değer sömürüsü üzerinden yükseliyor ve bu döngüde kâr oranlarını yükseltmek için sömürünün en acımasız biçimleri süreklileşmiş biçimde geliştiriliyor.