‘Bin Kez Budasalar da Yine Çiçekteyiz’



Alınteri Gazetesi Yazarı H. Selim Açan konuk olduğu Özgür TV’ye ESP’ye yönelik kapsamlı gözaltı operasyonlarını ve bu saldırılara karşı yürütülmesi gereken mücadele hattını değerlendirdi


Özgür TV’ye konuk olan Alınteri Gazetesi Yazarı H. Selim Açan, Ezilenlerin Sosyalist Partisi’ne (ESP) yönelik kapsamlı gözaltı operasyonlarını ve bu saldırılara karşı yürütülmesi gereken mücadele hattını değerlendirdi. Açan, bu tür geniş çaplı saldırıları polis literatüründeki karşılığıyla “kazıma operasyonu” olarak nitelendirerek rejimin temel hedeflerini ve devrimcilerin alması gereken tutumu detaylandırdı.

İşte Açan’ın değerlendirmelerinden öne çıkan başlıklar:

“Kazıma Operasyonu”nun Amaçları

Selim Açan, Türkiye devrimci hareketi tarihinde bu çapta operasyonların “tekneyi kazımaya” benzetildiğini ifade etti. Açan’a göre bu saldırıların üç ana hedefi bulunuyor:

• Korku ve yılgınlık yaratmak,

• Mevcut örgütlü yapıyı ve ilişki sistematiğini dağıtmak,

• Bu yapıların yeniden kurulabilmesi için devrimcileri zaman, enerji ve olanak kaybına uğratmak.

Operasyonun Zamanlaması: NATO ve Gelecek Korkusu

Açan, bu operasyonun sadece geçmişe dönük değil, asıl olarak gelecek korkusuyla ilgili olduğunu vurguladı. Rejimin ekonomik, siyasi ve kültürel bir sıkışma içinde olduğunu belirten Açan, özellikle yaklaşan NATO toplantısına dikkat çekti.

Bu toplantının dünya dengelerinin yeniden kurulduğu kritik bir dönemde yapılacağını ve devletin, devrimcilerin şimdiden başladığı NATO karşıtı hazırlıkların farkında olduğunu söyledi. ESP’ye yönelik bu operasyonu, farklı kesimlere de yönelecek genel bir saldırı dalgasının “başlangıç adımı” olarak değerlendirdi.

“Terörsüz Türkiye” Stratejisi

Açan, yürürlükteki politikanın “Terörsüz Türkiye” olarak tanımlanan bir strateji olduğunu belirtti. Bu stratejinin sadece Kürt özgürlük hareketini sınırlandırmakla kalmadığını, rejimi rahatsız edebilecek her türlü muhalefet dinamiğini bastırmayı hedeflediğini ifade etti. Açan, MHP ve devlet içindeki bazı odaklardan gelen mesajların, önümüzdeki sürecin ne denli sertleşeceğine dair ipuçları verdiğini savundu.

Mücadele ve Dayanışma Önerileri: “Hepimiz ESP’liyiz”

Saldırılara karşı pasif bir dayanışmanın ötesine geçilmesi gerektiğini belirten Açan, şu somut önerilerde bulundu:

Boşluğu Doldurmak: ESP’li yoldaşların yokluğunu hissettirmemek için herkesin yaptığı işi iki-üç katına çıkarması gerektiğini belirtti.

Birleşik Duruş ve “Jest Siyaseti”: Gruplar arası rekabetin bir kenara bırakılmasını öneren Açan, önümüzdeki bir ay boyunca tüm miting ve gösterilerde kurumların kendi bayrakları yerine ESP flama ve önlüklerini kullanarak “Hepimiz ESP’liyiz” mesajını toplumun gözüne sokması gerektiğini ifade etti.

Bütün Bürolar ETHA Bürosu Olmalı: Basın alanında bir boşluk doğmaması için tüm kurum bürolarının birer haber merkezi gibi çalışması ve devrimci bir seferberlik ruhuyla hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.

“Bin Kez Budasalar da Yine Çiçekteyiz

H. Selim Açan, konuşmasını devrimci geleneğin direngenliğine vurgu yaparak tamamladı. Bu coğrafyada devrim ve sosyalizm idealinin kökünün kazınamayacağını belirten Açan, Adnan Yücel’in dizelerine ve Figen Yüksekdağ’ın mesajına atıfta bulunarak: “Bin kez budadılar körpe dallarımızı, bin kez kırdılar ama yine çiçekteyiz. Sürüyor ve sürecek o kavga, yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek” dedi. Açan, bu zor zamanların el birliğiyle ve omuz omuza verilerek aşılacağını ifade ederek dayanışma çağrısını yineledi.