Dün İstanbul Gayrettepe’de bulunan Masquerade isimli gece kulübünde 29 işçinin hayatını kaybettiği katliamın ikinci yılıydı. Gayrettepe Katliamı Kayıp Yakınları’nın çağrısıyla aileler, sendikalar, meslek örgütleri, kitle örgütleri, siyasi parti ve kurumlar, gençlik örgütleri, milletvekilleri Ali Sami Yen Sokak’tan başlayarak katliamın yaşandığı gece kulübünün önüne yürüdü. Yürüyüş sırasında ve yapılan konuşmalarda işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınması ve bu katliamların gerçekleşmesinde sorumluluğu bulunan devlet görevlilerinin yargılanması talepleri öne çıktı. Anma, kulübün önüne karanfiller bırakılmasıyla son buldu.
“İhmal değil, olası kasıt!” ve “Çalışırken ölmek istemiyoruz!” sloganlarının öne çıktığı yürüyüşle gelinen binanın önünde aileler adına yapılan basın açıklamasında katliamın önlenebilir olduğu halde önlenmediği, gerekli tedbirler alınmadığı için meydana geldiği vurgulandı.
Aileler adına, katliamda can veren Şivan Dolu’nun ablası Zülfiye Dolu tarafından okunan basın açıklamasında ruhsatsız tadilatın sürdürüldüğü, iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı, çalışma koşullarının denetlenmediği ve açık tehlikelere rağmen işçilerin çalıştırılmaya devam edildiği hatırlatılarak, “Bu nedenle burada yaşananı tesadüf, dikkatsizlik ya da sıradan bir ihmal olarak adlandırmak gerçeği örtmek olur” denildi.

Bu kadar açık risk varken!
Olayın tekil bir eksiklikten değil, bir ihmaller zincirinden kaynaklandığına dikkat çekilen açıklamada, “Çıkışların insan tahliyesine uygun olmaması, çalışma alanında yangın riskine karşı gerekli düzenlemelerin bulunmaması, işçilerin güvenliğini sağlayacak temel önlemlerin alınmaması ve bütün bunlara rağmen faaliyetin sürdürülmesi, bu ölümün nasıl adım adım hazırlandığını gösteriyor. Ortada öngörülemeyen bir durum değil, göz göre göre büyüyen bir tehlike vardı. Asıl soru şudur: Bu kadar açık riskler varken neden çalışma durdurulmadı, neden gerekli önlemler alınmadı, neden işçilerin yaşamı korunmadı?” diye soruldu.
İşçilerin ölümüne yol açan koşulların kendiliğinden oluşmadığı, bu koşulların yaratıldığı, sürdürüldüğü ve uyarılması gereken yerde sessiz kalındığı belirtilen açıklamada Gayrettepe’de yaşananların yalnızca sonuçları üzerinden değil, o sonuca yol açan her bir karar, her bir ihmal üzerinden de değerlendirilmesi gerektiğini vurgulandı.
Gayrettepe İşçi Katliamı’nın 2’inci Yılı: İhmal Değil Olası Kast!
✅İstanbul Gayrettepe’de Masquerade Gece Kulübü’nde 2 yıl önce tadilat sırasında çıkan yangında yaşamını yitiren biri çocuk 29 işçi, gece kulübü önünde anıldı.https://t.co/7qOyNOXD4l pic.twitter.com/oNH3pB9wSC
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) April 3, 2026
Ölen işçiler sorumlu tutuldu!
Sorumluların tamamının tutuklu olmadığına dikkat çekilen açıklamada, 29 işçinin yaşamını yitirdiği bir olayda sınırlı ve eksik bir yargılamanın kabul edilemez olduğu söylenerek şöyle devam edildi:
Daha da ağır olan ise mahkeme sürecinde ölen işçilerin kusurlu gösterilmeye çalışılmasıdır. Yaşamını yitiren işçilerin sorumluymuş gibi gösterilmesi ne hukuken kabul edilebilir ne de vicdanen taşınabilir. Kendilerini koruyacak önlemlerin alınmadığı bir ortamda çalışan, güvenli çıkışlara erişemeyen, riskli koşullar altında çalıştırılan işçileri suçlamak gerçeği ters yüz etmektir. Burada sorulması gereken, işçilerin neyi neden yapamadığı değil, onları böylesi bir ölümün içine iten koşulların neden ortadan kaldırılmadığıdır.
İhmal değil!
Aileler bu gerekçelerle “ihmal” kavramının bu katliamda gerçeği yansıtmadığını ifade ederek “29 canımızın yaşamını yitirdiği böylesi bir olayın olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmamızın nedeni de budur. İnsan çıkışına uygun olmayan alanlar, yetersiz güvenlik önlemleri ve sürdürülen çalışma bir araya geldiğinde ortaya çıkan ölüm riski görmezden gelinmiş değil, fiilen göze alınmış olur” dedi.

Davaya çağrı
Sorumluların tamamı yargılanana kadar adalet mücadelesinin süreceğini belirten aileler davanın 18 Mayıs’ta görülecek duruşmasına da çağrı yaptı:
Adalet talebimizi birlikte büyütmek, 29 canımızın hesabını birlikte sormak ve bu davanın takipçisi olduğumuzu göstermek için dayanışmaya ihtiyacımız var. Gayrettepe İşçi Katliamı’nı unutmayacağız, unutturmayacağız. Adalet sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Açıklamanın ardından yapılan konuşmalarda cezasızlıkla ödüllendirilen işçi cinayetlerinin yeni katliamlara yol açtığı belirtildi.
“Bu garibanları hem öldürüyorlar hem de süründürüyorlar”
Açıklamanın ardından apartman girişine karanfil bırakan kayıp yakınlarından biri şu ifadeleri kullanarak adalet talebini yineledi:
Yorulmayacağız, bizler kayıplarımızın hesabını soracağız. Onlar kulaklarını tıkıyor, biz duyurmaktan yorulmayacağız. Duyuracağız, sesimiz çıktığı kadar duyuracağız. Yarın öbür gün haberlerde böyle bir katliam duymamak için duyuracağız, başka çocukların başına gelmemesi için duyuracağız. Ayakta duracağız, biz kendimizi acındırmak için değil, adaletin sağlanmadığı için ağlıyoruz! AKP’li bürokratlar cenazeme gelip söz verdi; ‘Davanın arkadasındayız’ dediler ama ne oldu iki senedir sürünüyoruz. 10 duruşma Silivri’ye gittik, bu garibanları hem öldürüyorlar hem de süründürüyorlar! Yeter artık, yeter bu annelerin çektiği… Bir ülkede savaş oluyor bir hafta içerisinde 18 canın gittiğini raporluyorlar, iki dakikada 29 can verdik biz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!