Tutsak yakınları: Kürtler de insandır, insan gibi yaşasın! (Güncelleniyor)



12:20 Adalet Bakanlığı’na giden Barış Anneleri bugün de muhatap bulamayınca oturma eylemine başladı, polis “Burada oturamazsınız” diyor, analar oturmayı sürdüreceklerini belirtiyorlar


12:20

Adalet Bakanlığı önüne giden Barış Anneleri’ne bugün de görüşebilecekleri kimsenin olmadığı söylendi. Anneler Bakanlık önünde oturma eylemi başlattı. Polis “Burada oturamazsınız” diye uyarıyor. Analar polisin uyarısına karşı oturmaya devam edeceklerini belirtiyorlar.

***

Abdullah Öcalan üzerindeki özelleştirilmiş tecride karşı açlık grevi yapan tutsakların yakınları İstanbul’dan Ankara’ya gelerek Adalet Bakanlığı’ndan görüşme talep ettiler. Dün talepleri kabul edilmeyen Barış Anneleri 4 saat boyunca Bakanlık önünde oturmuş, daha sonra ayrılmışlardı. Anneler bugün İHD binasında basın toplantısı gerçekleştirerek neden Ankara’ya geldiklerini ve ne istediklerini yürek çığlıklarıyla birlikte anlattılar.

‘Bu nasıl adalettir, kimin adaletidir?’

Fransa’da 101 gündür açlık grevi direnişinde olan Yüksel Koç’un ablası Cahide Yıldırım aldı ilk sözü. Yıldırım Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasını istediklerini belirterek, “Eğer tecrit kalkarsa yakınlarımız da son verir” dedi.

Dün Adalet Bakanı’yla görüşmek istediklerini, bu taleplerinin karşılanmadığını, ailelerden iki kişinin içeri alındığını, fakat oradaki yetkililerin “yapabileceğimiz bir şey yok, yetkimiz yok” diyerek ve bakanın Ankara’da olmadığını söyleyerek kendilerini muhatapsız bıraktıklarını anlatan Yıldırım, “Bu nasıl bir adalettir, kimin adaletidir. Biz istemiyoruz ki bu çocuklardan her gün biri orda ölsün. Anaların yüreği yanmasın, analar günahtır. Bu neyin savaşıdır devlet bize yapıyor, devlet neden sessiz kalıyor” sözleriyle isyanını dile getirdi.

‘Biz her zaman onların yanında, sokaklarda olacağız’

Ailelerin her zaman seslerinin çıktığını; ama devletin bu seslere sağır kaldığını belirten Yıldırım, “Talebimizi bugün yine yineleyeceğiz. Eğer kabul edilmezse orda oturacağız, kalkmayacağız. Bu açlık grevinin artık sonlanması gerekiyor. Canımız yanıyor, artık yeter, dur diyoruz” diye vurguladı.

Kaygılarını, sessizlik karşısındaki isyanını, “Devlet neden bu zulmü yapıyor bize, neden canımızı yakıyor. Yapmasın, evlatlarımız ölüyor. Benim kardeşim 101 gündür açlık grevinde. Biz her zaman çocuklarımızın, kardeşlerimizin yanında, sokaklarda olacağız. Seçim derdine düşmüş! Onun seçimi bizim umurumuzda olmaz. Bu açlık grevi bitsin, ne zamana kadar. Öcalan üzerindeki tecrit kalkarsa bu açlık grevi biter” sözleriyle ifade eden Yıldırım, “Verdiğimiz şehitler o sessizlikten oldu. Ama anaların babaların değil, devletin sessizliğinden. Yapmasınlar’ Bu ne biçim devlettir, bu ne biçim kanundur, adalettir!” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

‘Annelerin dini-mezhebi-ırkı yoktur!’

Açlık grevi yapan tutsaklardan Newroz Bozkurt’un annesi Sultan Bozkurt da kendi dilinde yaptığı konuşmada, “Annelerin dini-mezhebi-ırkı yoktur. Anne annedir. Öcalan üzerindeki tecrit kalksın çocuklarımız ölmesin!” vurgusuyla kaygılarını, isyanını, beklentilerini ifade etti.

Çocuğu açlık grevinde olan Sakine Göregen de kendi dilinden yaptığı konuşmada, “Tecrit kalksın, çocuklarımız yaşasın” diye belirtti!

‘Dün bizi de tecrit ettiler!’

Kardeşi Patnos Cezaevi’nde 1 Mart’tan itibaren açlık grevinde olan bir Barış Annesi de Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle binlerce PKK tutsağının açlık grevinde olduğunu hatırlatarak, “Çocuklarımız fedai eylem yapıyor, yapmasınlar” diye vurguladı. “Biz ölüm istemiyoruz, barış istiyoruz, Anneler savaşı istemiyor. Çocuklarımızın elinde bir şey yok bedenlerini açlık grevine yatırıyorlar” diyen Barış Annesi, “Öcalan’ın tecridine karşı yapıyorlar açlık grevini, dün bize tecrit yaptılar, o da bir tecrit! Bu tecrit kalksın üstümüzden, Kürtler de insandır, insan gibi yaşasın!” vurgusuyla sözlerini tamamladı.

Kardeşi Silivri Cezaevi’nde açlık grevinde olan Emine de açlık grevinin nedenlerini anlatarak, bitirilmesi için adım atılması çağrısını yineledi.

Basın toplantısından sonra iki İHD yetkilisiyle birlikte bir kez daha Adalet Bakanlığı’na doğru yola çıktılar.