Doruk Madencilik işçilerinin direnişi zaferle sonuçlandı



Doruk Madencilik işçilerinin kazandığı bu zafer, Türkiye emek tarihine örgütlü mücadelenin ve toplumsal dayanışmanın anlamlı bir örneği olarak geçti


Ankara’da 9 gündür açlık grevi yapan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçileri tazminat, maaş ve özlük haklarının ödenmesi talebiyle başlattıkları direnişi zaferle taçlandırdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın garantörlüğünde varılan anlaşma sonucu işçilerin tüm talepleri kabul edildi.

Mücadele, patronun birikmiş ücretleri ve tazminatları ödememesi, zorunlu ücretsiz izin uygulamasını dayatması üzerine başladı. Kurtuluş Parkı’nda başlatılan açlık grevine işçilerin kararlılığı ve örgütlülüğü kısa sürede toplumsal bir destek dalgası yarattı. İçişleri Bakanlığı’nda Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, sendika avukatı Mert Batur ve maden işçilerinin katılımıyla gerçekleştirilen görüşme anlaşmayla sonuçlandı.

Sendika avukatı Mert Batur işçilerin taleplerinin eksiksiz kabul edildiğini duyurdu: “Bugüne kadar ödenmeyen ücretler ödenecek, tazminatlar kazanılmıştır, zorunlu ücretsiz izin uygulaması sona ermiştir.” Alacakların belirli bir takvim çerçevesinde ödeneceği ve sürecin ilgili bakanlıkların garantörlüğünde yürütüleceği belirtildi.

Anlaşmanın ardından Kurtuluş Parkı’nda binlerce kişinin katılımıyla bir kutlama yapıldı. Kutlamalar sırasında Başaran Aksu ve Erkan Baş madenciler tarafından omuzlara alınarak havaya atıldı.

Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır, duygusal anların yaşandığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 

Biz 150 işçiyiz ama 86 milyonun yanımızda olduğunu gördük. İşçisi de olabilir vekili de olabilir köydeki çoban da olabilir; herkesin yüreğinin burada olduğunu gördük. Biz alınterimizi istiyoruz, hakkımızı istiyoruz. Ama hiçbir zaman sadaka istemedik. Kimseden fazlasını istemedik, sadece emeğimizin karşılığını istedik.

Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu ise direnişin yalnızca ekonomik değil aynı zamanda toplumsal bir mesaj taşıdığını vurguladı: “Direnen işçiler genellikle yenilir ama bu kez kazandı. Bu kazanım, halkın dayanışmasıyla mümkün oldu.” Aksu, tüm emekçileri 1 Mayıs’ta meydanlara çağırarak, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” dedi.

Aksu konuşmasında ayrıca Antep’te tutuklanan sendikacı Mehmet Türkmen, Akbelen direnişçisi Esra Işık, tutsak gazeteciler ile Soma davası avukatları Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın derhal serbest bırakılmasını talep etti. “Türkiye halkına özgürlük lazım. Esir alınmış durumdayız. Yurttaşlıktan kovulmuş durumdayız” diyerek, mücadelenin sadece maden işçileriyle sınırlı olmadığının altını çizdi.

İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise “İşçiler, işverenle anlaşarak eylemi noktaladıklarını açıklamışlardır” ifadesine yer verildi.

Doruk Madencilik işçilerinin kazandığı bu zafer, Türkiye emek tarihine örgütlü mücadelenin ve toplumsal dayanışmanın anlamlı bir örneği olarak geçti. “Zafer direnen emekçinin olacak”, “Yaşasın sınıf dayanışması” sloganlarıyla kutlanan bu başarı, bir kez daha gösterdi ki haklı bir dava, kararlı işçiler ve yanlarında duran bir halk olduğunda hiçbir güç emeğin sesini susturamaz.