Petrol-İş sömürü cehennemi Kale Kayış’ı raporlaştırdı



Petrol-İş, 6 Mart’tan beri direnişte olan Kale KAyış işçilerinin nasıl bir cehennemde çalıştıklarını raporla anlattı


Direnen Kale Kayış işçileri Meclis’teydi: ‘Çalışırken ölmek istemiyoruz!’

İşçi sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmaması ve kötü çalışma koşullarına karşı 6 Mart’tan bu yana fabrika önünde direnişte olan Kale Kayış işçileri dün İyi Parti ve CHP’nin Meclis grup toplantılarına katılıp, milletvekilleriyle görüşerek, çalışma koşullarını anlattılar. Petrol-İş Sendikası da yayınladığı raporla Kale Kayış’taki ölümcül çalışma koşullarını resmetti.

İstanbul Silivri’de bulunan Kale Kayış Fabrikası işçilerinin “Çalışırken ölmek istemiyoruz” diyerek başlattıkları direniş ve yetkililere yaptıkları çağrıların yakıcılığı Petrol-İş Sendikası’nın hazırladığı raporda da çarpıcı bir şekilde ortaya konuldu.

Aşırı-yoğun-fazla çalışma, alınmayan önlemler, yapılmayan denetimeler!

100’ü aşkın işçinin direnişte olduğuna dikkat çekilen Petrol-İş raporunda, halen fabrikada çalışmayı sürdüren 70 kadar işçinin ise çoğunlukla Kırgız, Özbek ve Suriyeli göçmen işçilerden oluştuğu ve bu işçilerin ciddi risklerle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Raporda, Kale Kayış’ta ‘iş kazaları’ ve meslek hastalıklarına yol açan temel işçi sağlığı ve iş güvenliği risk ve sorunları şöyle sıralandı:

– İşyerinde aşırı-yoğun-fazla çalışma mevcut. İşçiler birden fazla makineden sorumlu olabiliyor, patron tarafından iş yetiştirmek için zorlanıyorlar, 12 saatlik çift vardiya halinde çalışıyorlar.

– İşyerinde İSİG Kurulu yok ya da kâğıt üstünde. İşçiler bu kurulun görev alanına giren ve patronun yükümlülüğünde olan risk değerlendirmesini, çalışan temsilcisini, acil durum planını, ilk yardım belgesini duymamış bile.

– İşyerinde yangın eğitimi verilmediği gibi ekipman eksikliği de bulunuyor ve ekipmanın rutin kontrolleri yapılmıyor. Patlamadan korunma dökümanı hakkında işçiler bilgi sahibi değil.

Tam bir cehennem!

– Son derece tehlikeli ve riskli kimyasallarla çalışılan işyerinde havalandırma tertibatı yetersiz. İşçiler toz ortamında çalışıyor. İşçiler hangi kimyasallarla çalıştıklarını ve hangi risklerle karşı karşıya olduklarını bilmiyor.

– İşyerinde kişisel koruyucu donanımlar da yetersiz ve sınırlı sayıda. İSİG eğitimi yasada uygun görüldüğü biçimde verilmiyor.

– Ağır taşıma ve uygun olmayan çalışma biçimlerinden dolayı kas iskelet sistemi hastalıkları, nesne düşmesi sonucu ezilme ve kırılma, havalandırma yetersizliği ve tozlu ortamda çalışmadan dolayı solunum yolu ve göz hastalıkları, kesici alet kullanımı sırasında el kesilmesi ve parmak kopması, pres temizliği sırasında yanma gibi kazalar ve meslek hastalıkları riski mevcut.

İSG uzmanı patron!

– Kale Kayışları’nda araç ve yaya yolları ayrı değil. Bu durum yük taşımalarda ezilmelere yol açıyor. Ayrıca forkliftler yük taşıma dışında işçilerin yüksekte çalışması için de kullanılıyor.

– İşçilerin dinlenme alanları yeterli hijyen koşullarına sahip değil. Dinlenme alanları kirli, çöpler ortada. İşçilerin insanca dinlenebileceği mekanlara ihtiyaç var.

– Fabrikanın iş güvenliği uzmanı, aynı zamanda fabrikada hisse sahibi, yani işveren pozisyonunda. Bu durum iş güvenliği koşullarının sağlanmasını imkânsız hale getiriyor.

Patron Bakanlığa yaptığı itirazı geri çekmeli

Raporda, tüm bu İSİG riskleri nedeniyle ciddi iş kazalarının yaşandığına ve 3 işçinin iş cinayeti sonucu hayatını kaybettiğine dikkat çekilerek, “Kale Kayış işçilerinin 6 Mart’ta başlayan direnişlerinin temel talebi bu sorunların çözülmesidir. Bunun için işçilerin sendikalaşma hakkı işveren tarafından tanınmalıdır. İşveren, Bakanlık tarafından Petrol-İş’e verilen yetkiye itirazından vazgeçmeli ve sendikamızla görüşmelere başlamalıdır” dendi.