200 bin kamu işçisini ilgilendiren 2019-2020 toplu sözleşme görüşmelerinde hükümet 6 aydır herhangi bir teklif vermeyerek, süreci tıkadı. Ocak ayında başlayan toplu sözleşme görüşmelerinde şimdiye kadar herhangi bir teklif verilmemesi nedeniyle bazı işkollarında arabulucu sürecine gelindi. Maden işkolu bunlardan biri. Hükümetin 6 ay boyunca teklif vermemesi nedeniyle süreç 12 Mayıs’ta arabulucuya gitti, bazı işkollarındaysa görüşmeler devam ediyor.
160 bini Türk-İş’te 40 bini de başka sendikalarda örgütlü olan kamu işçilerinin toplu sözleşmelerinde hükümetin takındığı bu tutum kriz döneminde işçilere sıfır zam dayatılacağını gösteriyor. Basına yansıyan haberlerde hükümet tarafının eğiliminin teklifi temmuz ayında vermek yönünde olduğu, bunun da doğrudan krizle ve sıfır zam dayatmalarıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.
Kamu işveren sendikalarından ücret artışına yönelik hiçbir karşı teklif gelmemesi üzerine, Türk-İş de yaptığı açıklamalarda “bu durumda greve gidilir” dedi.
Bir grup gazetecinin sorularını yanıtlayan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, görüşmelerin bazı işyerlerinde ocakta, bazılarında mart ayında başladığına dikkat çekerek, 60 günlük uyuşmazlık süresinin bazı iş kollarında başladığını, yasal prosedürler gereği uyuşmazlık ve grev kararı alınması gerektiğini söyledi. Atalay, aileleriyle birlikte 1 milyon kişiyi ilgilendiren toplu iş sözleşmeleriyle ilgili olarak çerçeve sözleşme hazırlanması için Kamu Koordinasyon Kurulu’nu muhatap alıp masaya oturan olmadığını belirterek, süresi dolan sendikaların daha fazla uzatmadan grev kararı almasını isteyeceğini kaydetti.
TÜRK-İi’in Samsun’da yapılan Başkanlar Kurulu toplantısının ardından yayımlanan bildiride de birçok işyerinde uyuşmazlık zaptı tutulduğu, arabulucu safhasının bittiği, grev aşamasına gelindiği vurgulanarak, “Bundan sonra izlenecek politika, gelişmelere göre kararlaştırılacaktır” denildi.
Atalay kıdem tazminatının gaspı planına yuvarlak söylemlerle değindi
Kamu sözleşmeleriyle ilgili böyle konuşan Türk-İş Genel Başkanı kıdem tazminatının fona devriyle ilgili ise adeta geveledi. Daha önce “kırmızı çizgimizdir, greve gideriz” diye konuşurken, bu sefer “model gelsin bakalım” dedikten sonra “içimize sinmeyen bir şey olursa İzmit’te yaptığımızı tüm Türkiye’de yaparız” gibi beylik miting “tehdidi” ile konuştu.
Atalay kıdem tazminatıyla ilgili şu yuvarlak ifadeleri kullandı:
Kore modeli diyorlar, Kuzey mi Güney mi bilmiyoruz. Bir getirsinler bakalım. Biz bu sistemden memnunuz. Almayanlarla ilgili bir çalışma yapılmalı. Yüzlerce örneği var. 30 günü bozmadan devam edelim. İşçiler olarak, fon deyince tedirgin oluyoruz, fona iyi bakmıyoruz. Bakalım neyle gelecekler. Gerekirse 410 şube başkanımın hepsini Ankara’da toplarız. İçimize sinmeyen bir şey olursa, İzmit’te yaptığımızı tüm Türkiye’de yaparız.
“EYT’liler sağlık yardımı alabilsin”
Emeklilikte yaşa takılanlarla ilgili de konuşan Atalay “bunlar” diye bahsettiği EYT’lilerin hepsine maaş başlanamayacağına baştan hükmederek, lütuf istermiş gibi “bari sağlık hizmetlerinden yararlansınlar” ifadelerini kullandığı şu açıklamayı yaptı:
Bunlar öyle mağdurlar ki, bunlarla ilgili bir çare bulunmalı. EYT’lerin hepsine bir kerede maaş bağlayamazsınız. Ama işte sağlıktan başlayabiliriz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!