Halkı kutuplaştırmayı, sürekli düşman yaratarak kendisini mağdur konumuna oturtmayı esas alan AKP propagandası gemi azıya aldı. Yalancılık, riyakarlık, tehdit, şantaj, dalkavukluk üzerinden şekillenen bu propagandada çukurun dibi yok. Şimdi de siyasi hasımlarını zayıflatmak için IŞİD katliamını savunur, katliamda hayatını kaybedenleri terörist ilan eder ve onların cenazesine katılanları da “terörist cenazesine katlan” olarak damgalar hale geldiler.
31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerini kazanan; fakat mazbatası YSK eliyle gasbedilerek yerine kayyım atanan Ekrem İmamoğlu’nu zayıflatmak için her şeyi yapabileceklerini kanıtlarcasına çukurlaşmış bir dil kullanıyorlar. O kadar ki; İmamoğlu’nun IŞİD’in gerçekleştirdiği 10 Ekim Katliamı’nda ölümsüzleşen 103 kişiden biri olan Dicle Deli’nin cenaze törenine katılmasını, “teröristin cenazesine katıldı” diyerek propaganda malzemesi haline getirecek kadar…
AKP İstanbul Milletvekili Avukat Serkan Bayram bunu yapabildi! “İmamoğlu’nun siyaseten yıpratmak için her türlü çirkefliği yaparız” dercesine…
Katliamda hayatını keybedenleri, ailelerini, ailelere taziyede bulunanları ya da cenazelere katılanları “terörist” olarak yaftalamanın; bu IŞİD katliamını onaylamak anlamına geldiğini ve en önemlisi gerçek katilin kim olduğunun da deşifrasyonu olduğunu umursamadan…
Bayram’ın fotoğraflarıyla birlikte yaptığı bu paylaşım konusunda dava açan İmamoğlu’nu bir kez daha hedefe çakarak, “Bugün bir tebligat geldi. Sn. @ekrem_imamoglu şahsıma karşı 50 bin liralık tazminat davası açmış. Sorabilir miyim? Paylaşımımın neresinde kişilik hakkı ihlali var! Hani herkesi kucaklıyordun! Hani o barış dili! Daha başkan olmadan vatandaşı ile münazara…” demesi ve çamur medyanın da aynı koraya en pespaye biçimde katılması “bunu olsa olsa AKP’liler yapar” dedirtecek cinsten. Bayram hızını alamayarak savcıları da göreve çağırdı!
10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği de yaptığı yazılı açıklamayla Bayram’ın bu tutumunu teşhir ederek, “10 Ekim 2015’de yaşamını yitiren 103 insanın isimleri ile siyaset devşirmeye çalışmak ve seçim gündemlerini insanların acıları üzerinden yönetme çabası açıkça suçtur ve her seçim döneminde yinelenen bu suçun son bulmasını istiyoruz. Mevcut konu kapsamında dernek tüzel kişiliği üzerinden ve bireysel hukuki müracaatlar yapılmıştır. Türkiye tarihindeki en büyük katliamda yaşamını kaybedenlerin anılarına yönelik her türlü saldırıya karşı kamuoyunu sessiz kalmamaya davet ediyoruz” diye belirtildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!