Ekmek parası için kilometrelerce uzaklardan gelerek, insanlık dışı koşullarda çalışmak zorunda kalan mevsimlik işçiler ya da yaşamını sürdürmek için kağıt toplamak dışında bir seçeneği olmayan kağıt toplayıcılarının barınmak zorunda kaldıkları viranelerde bir yangın ve ölüm daha gerçekleşti. Ankara’da ardı ardına gerçekleşen 2 yangında toplam 10 göçmen işçi hayatını kaybetmişti. İşçiler çalıştıkları yerde aynı zamanda barınıyordu ya da topladıkları atıklar için depo olarak kullandıkları metruk binalarda aynı zamanda uyuyorlardı!
Benzer bir facia da bugün sabah Kadıköy Fikirtepe’de gerçekleşti. Kentsel dönüşüm yağmasıyla viraneye dönüştürülen Fikirtepe’nin metruk binalarında kalan işçilerden biri yangın anında diğeri de yaralı kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Çevredeki 3 farklı binaya sıçrayan yangına çok sayıda itfaiye ve ambulans sevk edildi.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, 4 ve 5 katlı binaların üst katlarında mahsur kalan vatandaşları merdiven ile kurtarırken hızlı şekilde yayılan yangına müdahale etti.
Yangının başladığı boş binanın kağıt toplayıcılar tarafından depo olarak kullandığı bilgisi verildi.
“Biz nerede yatacağız”
Alt dairede oturan davulcu “Biz aşağıda yatıyorduk. Ondan sonra biri bağırmaya başladı. ‘Kaçın ev yanıyor’ diye. Pencereden aşağı baktım, yukarıdan atlamış, ölmüş. Adı Kemal’di. Ondan sonra dışarı çıktık, çoluğumuzu çocuğumuzu anca kaçırabildik. Ondan sonra alevlendi yangın. İtfaiyeler geldi. Ben ramazan davulcusuyum. Osmaniye’den geldim. 7 kişi kalıyorduk evde. Eşyalarımız yandı hepsi bu. Bakalım biz nerede yatacağız, nerede kalkacağız” diye konuştu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!