Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi, SGK verilerinin Sağlık Bakanlığı’na verilmesini düzenleyen ve ilgili Meclis komisyonundan geçerek Meclis Genel Kurulu’na getirilen tasarıyla ilgili açıklama yaparak, “SGK Yasasında yapılacak değişiklikle dün satılan bugün ortalığa saçılan kişisel sağlık verilerinin yarın çok daha pervasız bir şekilde kullanılmasına ilişkin risk artmış olacaktır” dedi. TTB, hazırlanan yasanın kişisel sağlık verilerinin seçim döneminde tanık olduğumuz gibi siyasal amaçlarla kullanımı da dahil pekçok risk barındırdığını vurguladı.
Avrupa’da yakın geçmişte yaşanan faşizm deneyimlerini hatırlatan TTB, o devletlerin kişisel sağlık verilerini kullanarak yaptıkları insan hakkı ihlallerini hatırlatarak, bu deneyimlerle birlikte veri koruma hukukunun oluştuğu, bunun Türkiye’yi de kısmen etkilemekle birlikte halen bu alanda bir kültür oluşmadığını, yapılanların şekilsel kaldığını vurguladı.
SGK 2012’de insanların sağlık verilerini sattıktan sonra yasak getirildi!
2012 yılında, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) insanların sağlık verilerini sattığının ortaya çıkmasıyla kopan küçük fırtınadan sonra ilgili Yasa’ya hüküm konularak sağlık verilerinin Kurum tarafından kimseyle paylaşılamayacağı hususunda bütün tarafların anlaştığı belirtilen açıklamada, 2015 yılında yapılan bu yasal düzenlemeyle SGK’nın sigortalıların sağlık, hastalık ve tedavi verilerine ilişkin kişisel verilerini paylaşmasının yasaklandığı hatırlatıldı.
Sağlık Bakanlığı verileri merkezileştirecek projeler geliştirdi
Açıklamada 2012’deki bu gelişmeden sonra verilerin saklanmasının önemi açığa çıkıp, 2015’te sözkonusu yasaklama düzenlemesi yapıldıktan sonra bu sefer de Sağlık Bakanlığı’nın bütün vatandaşların sağlık verilerini tek bir merkezde toplamaya ilişkin Sağlık Net ve e-Nabız adlarıyla anılan projeler başlattığı belirtildi.
Sağlık Net ve e-Nabız projeleri aslında yasakken…
Sağlık Bakanlığı’nın Sağlık Net ve e-Nabız adlarıyla yürüttüğü projelerin hukuka aykırı olduğu belirtilen açıklamada, buna rağmen Sağlık Bakanlığı’nın kimi tehditleriyle hayata geçirildikleri ifade edildi. “Anayasa Mahkemesi ve Danıştay tarafından iptal edilen yasa, yönetmelik ve genelgelerin her seferinde yeniden çıkarılmasını sağlayan Bakanlık, pek az durumda gösterdiği kararlılığın bir örneğini kişisel sağlık verilerinin merkezi bir programda toplanması için ortaya koymuştur” denildi.
2016’da adıyla karşıtlık oluşturan kişisel verilen korunması yasası çıktı!
2016 yılında ise Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun yürürlüğe girdiği, adı ve amacıyla karşıtlık oluşturan düzenlemeler içeren bu yasanın Sağlık Bakanlığı’na da kişisel sağlık verilerini hastaya sorma gereği bile duymadan işleme olanağı tanıdığı ifade edilen açıklamada, “Her ne kadar Yasa’da belli amaçlar ve sınırlar dahilinde bu veri işlemesinin yapılabileceği belirtilmiş ise de pratikte hastanın bildiği veya bilmediği bütün sağlık verileri Bakanlıkta kurulan merkezi bilgisayarda depolanıp işlenmektedir” denildi.
Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:
Geçtiğimiz İBB seçimlerinde “Kısıtlı seçmen” bilgisinde bu veriler mi kullanıldı?
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal ettirilmesi sürecinde yaşanan ve etkileri halen devam eden kişisel sağlık verilerinin ortalığa saçılması suretiyle insanların kısıtlanması girişimleri sağlık verilerinin mahremiyetinin korunmamasının yaratacağı en hafif sonuçlardan biri olarak görülebilecektir.
Son düzenlemeyle verilerin saklanması mutlak olmaktan çıkarılarak Bakanlık’la paylaşılmasının önü açılıyor
SGK tarafından toplanan sağlık verilerinin paylaşılması yasağı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinde önerilen değişiklikle mutlak olmaktan çıkartılarak bütün bu verilerin Sağlık Bakanlığı’yla paylaşılmasına izin verilmektedir. Bakanlık, kendi olanaklarıyla toplamakta zorlandığı sağlık verilerini SGK’dan da alarak veri havuzunu genişletmek istemektedir.
Sağlık Bakanlığı bambaşka amaçlarla kullanabilecek!
Bu değişiklikle SGK, bedelini ödediği sağlık hizmetinin denetimi amacıyla topladığı verileri bambaşka amaçlarla kullanılması için Sağlık Bakanlığı’na aktaracaktır. Türkiye nüfusunun hemen tamamının son derece hassas sağlık verilerinin tek merkezde toplanmasının yarattığı güvenlik riskinin yanı sıra söz konusu verilerin Sağlık Bakanlığı’nda nasıl kullanıldığının denetlenmesine ilişkin etkili herhangi bir mekanizma olmadığının bilinmesi de ayrıca kaygı yaratmaktadır.
Dün satılan, bugün ortalığa saçılan veriler yarın nasıl kullanılacak?
SGK Yasasında yapılacak değişiklikle dün satılan bugün ortalığa saçılan kişisel sağlık verilerinin yarın çok daha pervasız bir şekilde kullanılmasına ilişkin risk artmış olacaktır.
TBMM Genel Kurulu’nda kişisel sağlık verilerinin ederini değil de kıymetini bilen bir başka yaklaşımın hakim olmasıyla verilerin paylaşılması değil korunmasına yönelik düzenleme yapılmasını bekliyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!