SES: Kurtuluş yok tek başına!



Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, “Pandemi ile mücadelede iktidarın palyatif çözümlerine umut bağlamadan işçiler, emekçiler ve halk olarak sürece müdahil olmalıyız!” başlıklı bir açıklama yaptı.


Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı kısmi kapanma “önlemlerinin” hem geç kalmış hem palyatif ve dostlar alışverişte olsun kabilinden şovlar olduğunu belirterek vaka ve ölüm sayılarını açıkladı.

Toplam vaka sayısının 4 milyona, günlük vaka sayısının 60 bine dayandığını ifade eden SES, toplam can kaybının ise -dün itibariyle- 35 bin, hayatını kaybeden sağlık emekçi sayısının ise 392 kişiye yükseldiğini dile getirdi:

Worldmeters’a göre günlük aktif hasta sayısı Türkiye’de 500 bini geçerek rekor kırmaya devam ediyor. Dün aktif hasta sayısı 503 bin 572 kişiye yükseldi. Aktif hasta sayısındaki dizginlenemeyen bu yükseliş, bulaş tehdidinin daha da artacağını gösteriyor. Yüksek ölüm hızının yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili olduğunu, ölümlerin daha da artacağı uyarısını ısrarla vurguluyoruz.

Pandemi ile mücadelede palyatif çözümlerle yol alınamayacağı konusunda defalarca uyarıda bulunduklarını belirttikten sonra acil birkaç maddeyi tekrarladı:

“Zorunlu üretim ve hizmetler (gıda üretimi ve tedariki, belediye temizlik hizmetleri vb.) dışında tüm alanlarda hizmetler ve üretim durdurularak sosyal hareketliliğin asgari seviyeye indirilmesi sağlanmalıdır. Yani insanlar kalabalık işliklerde, fabrikalarda çalışmak zorunda kalmamalı, toplu taşıma araçları ile bir süre işe gitmemelidir. Bunun olabilmesi için de insanlara 1 aylık ihtiyaçlarını karşılayacak kadar bütçeden destek sunulmalıdır diyoruz.”

“Yaygın test ve filyasyon sağlanmalıdır. Herkese yetecek kadar aşı tedarik edilmesi için çalışma yürütülmelidir. Aşılama risk grupları başta olmak üzere sağlık emek ve meslek örgütlerinin önereceği normlara göre uygulanmalıdır.”

“2021/8 sayılı Cumhurbaşkanlığı COVID-19 kapsamında çalışanlara yönelik tedbirler ilgili yayınladığı genelgesinde sağlık çalışanlarını muaf tutması kabul edilemez bir durumdur. Pandeminin bütün yükü her zamanki gibi sağlık emekçilerine çıkarılmak istenmektedir. OECD ortalamasında kadrolu güvenceli istihdam ile personel açığını kapatın! KHK’lerle işten attığınız sağlık emekçilerini işlerine iade edin! O zaman angarya çalışmak zorunda kalmayız. İzinlerimiz iptal edilmez, emeklilik hakkımıza göz dikemezsiniz. Kronik hatalığı olan, 10 yaş altı çocuğu olan sağlık emekçileri de idari izinli sayılmış olur.”

Bunca kaybın sorumlusunun sermayenin çarkları dönsün diye ölüme gönderilen işçi ve emekçiler olmadığının altının çizildiği açıklamada, salgının bunca yayılmasından kaynaklı hesap vermesi gerekenlerin yasa yapıcı, yasa koyucu siyasiler olduğu vurgulandıktan sonra şu çağrı yapıldı:

Yasaklar değil, gerçek ve bilimsel önlemler alınmasını, sosyal devlet olmanın gereklerinin yerine getirilerek ödediğimiz vergilerin akıtıldığı muslukların kesilmesini ve tüm yurttaşların sosyal koruma şemsiyesi altına alınmasını istiyoruz! Pandemi ile mücadelede iktidarın çarkların dönmesi uğruna palyatif çözümlerine umut bağlamayarak işçiler, emekçiler ve halk olarak daha fazla ölmemek için sürecin yönetimine dahil olmalıyız!

Kurtuluş yok tek başına!