Almanya’da 1871’de kürtaj yasağı olan 218 paragrafının yürürlüğe girmesinin 150. yılı vesilesiyle kadınlar yine sokaklardaydı. Berlin, Köln, Stuttgart, Nürnberg, Mannheim, Villingen kürtaj yasağı karşıtlığının sokaklarda karşılığını bulduğu şehirlerden bazıları.
Köln’de Neumark’ta bir araya gelen kadın örgütleri yaptıkları konuşmalarda şunları dile getirdi:
“Paragraf 218’e karşı 150 yıldır mücadele ediyoruz. İstem dışı hamileliği sonlandırmak kadınlar için tam bir zulüm. Zira bunu her doktor yapmıyor. Bazan 100 km. uzakta bir doktora gitmek zorundayız. Yol parası da dahil her şeyi kendimiz karşılamak mecburiyeti ile karşı karşıya bırakılıyoruz.. Hele bir de yabancıysanız ve dil probleminiz varsa işler daha bir zorlaşmaktadır. Bu cinsiyet ayrımcılığıdır. Doğum kontrolü hizmetlerinin, istendiğinde kürtaj olmanın parasız hale getirilmesi gerekiyor” vurgularını öne çıkardılar.
Almanya’da her yıl 100 bin kadın kürtaj oluyor.
Kürtaj yasaklarına karşı 150 yıldır süren mücadelede; kürtaja ücretsiz, güvenli, yasal erişim hakkı istiyoruz. Kürtaja yasak getirilemez, kürtaj olmak kadınların hakkıdır”, “Kürtaj yasakları kaldırılsın!”,“Benim bedenim; benim kararım!”
Köln’deki eyleme pandemi yasaklarına rağmen 500’ü aşkın kadın katıldı.
Bedenimiz üzerindeki kararlarımız Avrupa kapitalist devletleri tarafından da ortadan kaldırılıyor.
Gerekçe gösteremeden illegal olarak kürtaj olan kadınlar suç kapsamında cezaya çarptırılıyor.
Avusturya, Belçika, Almanya, Fransa, Yunanistan, İtalya’da kürtaja 12 haftaya kadar izin veriliyor. Hollanda’da 13 Haftaya kadar, 16 Hafta-4 ay olan Portekiz. 22 hafta-6 ay İspanya. 24 hafta-6,5 ayla İngiltere’dir. İspanya’da 6 aylık, İngiltere’de 6,5 aylık hamileliğe kadar kürtaj hakkı tanınıyor.
Fakat en ileri yasalar bile erkek egemen kapitalist devletlerin kadın için kürtaj yasağı anlamına geliyor. Kürtaj yasaklarına karşı mücadele kapitalist sisteme karşı mücadelenin de bir parçasıdır. Anti kapitalist bir içeriğe de sahiptir.

Emperyalist, faşist, gerici devletler daha fazla kar ve kadın emeğinin sömürüsü için genç kadın işçilere ve genç iş gücüne ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyacı kadın bedenine hükmederek karşılamaya çalışıyorlar.
Tam da bu yüzden kürtaj yasaklarına karşı mücadele, anti kapitalist bir içeriğe de sahiptir. Kapitalizme karşı da mücadeledir. Kadının bedeni üzerindeki söz hakkını elinden alan tüm kürtaj yasalarının iptali için Avrupa’da da kadın örgütlerinin birleşik mücadelesiyle eylemleri büyütmeliyiz.
İsviçre ve Avusturya’da kadınlar mücadeleyi daha bir görünür kılacak “Kadın Grevleri”ne hazırlanıyor. Bu grevlere dünyanın neresinde olursak olalım her türlü destek ve dayanışmayı göstermeliyiz.
Kürtaja yasak getirilemez!
Kürtaj olmak kadınların hakkıdır!
Kürtaj yasakları kaldırılsın!
Benim bedenim, benim kararım!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!