EnerjiSa Başkent Elektrik bünyesinde çalışırken Kod 04’le yani “uygun pozisyon yok” denilerek işten çıkarılan enerji işçilerinin direnişi Sabancı’lara ait işletmelerde yapılan boykot çağrılarıyla devam ediyor. 15 günü geride bırakan direnişte işçiler Başkent Elektrik önünden defalarca gözaltına alındı, kelepçelendi, darbedildi. İşçiler tüm saldırılara pratikte “ne yaparsanız yapın sahadayız” yanıtı vermeye devam ediyor.
DİSK Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin hem işçilerin sarı sendika Tes-İş’ten neden topluca istif ederek Enerji-Sen’e geçtiklerini hem Enerji-Sen’in örgütlenmeye başlamasının ardından Tes-İş ve Sabancı’ların neler yaptıklarını, hangi zorlukları çıkardıklarını anlattı. Geçen yıl işkolunda yasak denilen grevin uygulandığını, Tes-İş’in 4 dönem üstüste yaptığı satış sözleşmelerinin işçilerin patlamasının temel nedeni olduğunu kaydeden Keskin, işkolunun zorluklarını, sorunlarını ayrıntılarıyla aktardı.
Her yıl ortalama 50 enerji işçisinin iş cinayetlerinde katledildiğini kaydeden Keskin, direnişlerinin taleplerinin de hem “uygun pozisyon yoktur” denilerek gerçekleştirilen kıyımın nedenlerinin açıklanması hem de sendika seçme hakkına saygı duyulması başta olmak üzere atılan işçilerin geri dönüşü olduğunu ifade etti.
Kendilerinin “iş barışı” açısından da taleplerinin kabul edilmesiyle direnişin sonlanmasını arzu ettiğini kaydeden Keskin, fakat bunun gerçekleşmemesi durumunda İstanbul’a yürümek de dahil çeşitli eylem biçimleriyle süreci örgütlemeye devam edeceklerini belirtiyor.
Sadece Başkent Elektrik’te binlerce üyelerinin olduğunu, onların sürekli desteklerini belirttiklerini, bunun kendileri için büyük bir moral olduğunu kaydeden Keskin, boykot çağrılarının kendileri açısından nasıl bir anlam taşıdığını belirterek, büyütülmesi çağrısı yaptı.
1 Mayıs’ın büyük bedellerle kazanıldığını, o alanların işçi sınıfının taleplerinin yankılanması gereken alanlar olduğunu ifade eden Keskin; “geçinemiyoruz” talebinin, güvencesizlik sorununun öne çıktığını, demokrasi ve barış taleplerinin ülkenin yapısı nedeniyle önemli bir yerde durduğunu belirterek, 1 Mayıs alanlarının gençlerin, kadınların, ayrımcılığa uğrayan kesimlerin bir araya gelip hep birlikte haykırdığı alanlar olması gerektiğini belirtiyor. Bulundukları her yeri 1 Mayıs alanına dönüştürme kararlılığının altını çizdi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!