Kürdistan’da orman katliamının yağma ve talanla olduğu kadar siyasi saldırganlıkla da doğrudan ilişkili olduğunu biliyoruz. Bunun son örneği Şırnak’ta yaşanan devasa ağaç kıyımı. Şanlıurfa Orman Bölge Müdürlüğü’nün verilerine göre sadece 7 ayda kentteki ormanlık alanların yüzde 7’si yok oldu. Günlerdir TIR TIR kereste taşınıyor bu bölgeden. Bir yandan dünyada ciddi bir dar boğaza giren kereste patronları ihya ediliyor, diğer yandan Kürdistan’ın doğası siyasi bir düşmanlıkla yok ediliyor. Bu yaklaşım Kürdistan’ın diğer bölgelerinde de hüküm dürüyor. Dersim’de ormanlık alanların önemli bir kısmı kereste şirketlerine peşkeş çekilmiş durumda.
“Güvenlik” gerekçesiyle yapılan kıyıma karşı harekete geçen Şırnak Barosu Çevre ve Kent Komisyonu, söz konusu duruma karşı Kamu Denetçiliği Kurumu’na (ombudsman) şikâyet başvurusunda bulundu.
‘Büyük bir rant sağlanıyor’
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Şırnak Barosu Çevre ve Kent Komisyonu Eş Sözcüsü Avukat Fadıl Tay, konuya dair Şırnak Valiliği ve Orman Müdürlüğü ile görüştüklerini, kendilerine kıyımın “güvenlik” gerekçesiyle yapıldığının söylendiğini paylaştı. Kıyımın şu an Cudi, Besta ve diğer bölgelerde sürdüğünü aktaran Tay, sadece “güvenlik” gerekçesiyle bu durumun açıklanamayacağını ifade etti. Tay, “Bu bölgelerde bulanan bütün ağaçları keserek buraları çöle çevirmek istiyorlar. Bu ağaç kesiminin aynı zamanda ticarete dönüştüğünü ve büyük bir rantın sağlandığını görüyoruz” dedi.
‘Her gün 15 kamyon ağaç kesiliyor’
Ağaç kıyımının yapıldığı bölgelere, “güvenlik alanı” olmalarından kaynaklı giremediklerini aktaran Tay, “Edindiğimiz bilgiye göre ağaç kesimi özel ihaleye çıkarılıyor. Bu ihale Şırnak Valiliği ve Şırnak İl Orman Müdürlüğü tarafından yapılıyor. İhale, sadece daha önce bu ağaç kesimiyle tanınan kişilere veriliyor. Bölgemizdeki ağaç kesimi her geçen gün artarak devam ediyor. Eskiden günde 10 ton kesiliyorsa şimdi 100 ton kesiliyor. Her gün ortalama 15 kamyon ağaç kesiliyor” ifadelerini kullandı.
Cudi Dağı’nın bitki örtüsünün zenginliğine değinen Tay, zeytin, palamut ve onlarca endemik ağacın burada yeşerdiğini, yine buranın ceylan, yaban keçileri ve daha birçok canlının yaşam alanı olduğuna işaret etti. Tay, asırlık ağaçlarının kesilmesinin ekolojik sistemi tahrip ettiğine dikkati çekti.
Başvurular reddedildi
Ağaçların anayasada koruma altına alındığını ifade eden Tay, “Yasalarla koruma altına alınan ormanları korumamız gerekiyor. Bu yılın başında Şırnak Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduk. Bu yapılan ağaç kesimin kanun dışı olduğunu ve kabul edilmeyeceğini belirttik. Suç duyurumuz reddedildi. Suç duyurumuzun reddedilmesi üzerine Şırnak Sulh Ceza Mahkemesi’ne itirazda bulunduk. Fakat itirazımız da reddedildi. Bunun üzerine geniş bir rapor hazırlayıp kamuoyunu bilgilendirdik. Şimdi de yeni bir rapor hazırladık. Bu sefer Kamu Denetçiliği Kurumu’na şikâyet başvurusunda bulunduk. Kurum, bağlayıcı bir kararı olmamakla birlikte tavsiye niteliğinde kararlar veriyor” diye konuştu.
‘Büyük bir katliam yaşanıyor, tepki konulmalı’
Yasal yollara başvurmayı sürdüreceklerini aktaran Tay, doğanın talan edilmesine izin vermeyeceklerinin altını çizdi. Tay, “Bütün kamuoyunun bu durumu gelip sahada incelemesi ve yaratılan tahribatı bizzat görmesi gerekiyor. Bölgede büyük bir katliam yaşanıyor” ifadelerini kullandı.
Greenpeace’ten ibretlik yanıt!
Bölge illerinde yaşanan ağaç kıyımlarına dair sessizliği eleştiren Tay, “Doğa her yerde aynı doğadır. Nerede olursa olsun hepsine sahip çıkılması gerekiyor. Bir yerde ağaç kesimi olduğu zaman herkesin en üst perdeden ses çıkarması ve tepkisini ortaya koyması gerekiyor” dedi.
Öte yandan maden ocakları, barajlar, Hidroelektrik Santralleri (HES) ve kum ocakları nedeniyle ekolojinin büyük zarar gördüğü, son olarak devasa orman katliamıyla bölgenin adeta çöle çevrilmeye çalışıldığı gerçeğini Greenpeace, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) ve Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) gibi kuruluşlara taşıdı.
Greenpeace’in soruna yaklaşımı ibretlik oldu: Bölgedeki ağaç kesimleri uzmanlık alanımız dışında! Herhangi bir siyasi parti ya da şirketten destek almadan sadece bireysel desteklerle çalışmalarını sürdürdüğüne işaret ederek, teşekkür etmekle yetindi.
MA’dan Ömer Akın’ın konuya dair haberine buradan ulaşabilirsiniz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!